Aşk Peşinde Masallar – 4

Pembe Tavşan’ın Keşfinden Sonraki Aylar:

Mine sonraki günlerde, haftalarda ve aylarda Volkan’ın ev kedisine dönüştü.

Sevgilisinden ayrılmıştı. Okuluna gidip derslerine giriyor, okuldan sonra arkadaşlarını zorla peşinden sürükleyerek şehirdeki bütün sergileri geziyor ve hafta sonları arkadaşları ile buluşup dans etmeye gidiyordu. Bunların dışında kalan bütün zamanlarda soluğu Volkan’ın stüdyosunda alıyordu.

Volkan’ın yakın arkadaşları ve hatta birlikte çalıştığı kişiler bile Mine’nin oradaki varlığını benimsemişlerdi. Mine ortalıkta olmadığında Volkan’a “Senin ufaklık nerede?” diye soruyorlardı.

Mine, en çok Volkan’ın stüdyoda yalnız olduğu ve ikisinin baş başa kaldığı zamanları seviyordu. Çünkü böyle zamanlarda Volkan kendisiyle ilgileniyordu. Birlikte filmler izliyorlar, Volkan’ın çektiği fotoğraflara bakıyorlar, bazen içki içip koltukta uzanarak kadın-erkek ilişkileri hakkında hikayeler uyduruyorlar, bazen de müzik dinleyerek dans ediyorlardı.

Arada sırada da, Mine ona modellik yapıyordu.

Volkan’ın beklenmedik bir anda “Aklıma bir şey geldi.” diyerek, elinde kıyafetlerle karşısına dikilmesini, hatta bazen sabahın ilk saatlerinde onu elinden tutup sokağa sürüklemesini, aklındaki bir kareyi anlatıp, Mine’den onu canlandırmasını istemesini çok seviyordu.

2ec86b968a19fa94722d820b71d6ef7f

Birlikte oldukça çok zaman geçirmelerine, hatta bazı geceler aynı yatakta uyumalarına rağmen, Volkan, Mine’ye hiç sarılmıyor, öpmeye kalkmıyor ve hatta hiç temas bile etmiyordu.

Sadece beklenmeyen bazı anlarda onun ayak bileklerinden kavrayıp kendisine doğru çekiyor, ayaklarına masaj yapıyor veya onları okşuyordu.

e8ea0fc93f94c50c9e241b04a21610e5

Bazen de Volkan, Mine hiç orada değilmiş gibi davranıyordu. Çekimler yapıyor, arkadaşlarıyla sohbet ediyor veya bilgisayarının başında hiç konuşmadan, ardı ardına sigaralar yakarak çalışıyordu.

Mine, böyle zamanlarda sessizce bir kenarda oturup ders kitaplarını okuyor, Volkan’ın işlerinin bitmesini bekliyordu.

O günlerde okuldaki dersleri Mine’nin umurunda olmasa da, Volkan’ın işlerinin bitmesini beklediği zamanların uzunluğu nedeniyle okuldaki başarısı da gözle görülür biçimde artmış ve hatta dönemi okul ikincisi olarak çok iyi bir not ortalamasıyla bitirmişti.

Dönem bitip sömestr tatiline girince, Mine’nin çalışması gereken bir ders kalmamıştı. Volkan’ın stüdyosunda geçirdiği zamanlarda resimler çizmeye, kolajlar yapmaya, ahşap boyamaya, koltuğa kıvrılıp Volkan’ın kitaplığındaki kitapları okumaya ve hikayeler yazmaya başlamıştı.

Volkan’ın arkadaşları onun yazdıklarını okumayı, bazen yorumlar yapmayı, bazı kısımları düzeltmeyi seviyorlardı. Mine, boyadığı ahşap tepsi ve kutuları, bunları beğenenlere hediye ediyordu.

Volkan ise kesinlikle Mine’nin yazdıklarını okumuyor ve yaptığı kolajlar ile boyamalar hakkında hiç bir yorumda bulunmuyordu.

a8ad5d2c6e8919cede995139dc698ce1.jpg

Yalnızca bir gün Mine koltukta uzanmış, dünyayı unutmuş ve kendini kaptırmış bir halde bir şeyler yazarken, Volkan gelip yanına uzanmıştı.

Mine, kafasını kaldırdığında, Volkan’ın kendisine daha önce hiç bakmadığı gibi baktığını görmüştü. Gülümsüyordu, ama bu muzip veya ukala gülümsemesinden farklı, sevgi dolu ve onaylayan bir gülümsemeydi.

Mine’nin yüzüne düşen saçları elleriyle toplamış, “Bilmiyorum seninki bu mu olur; ama hayatta bir tutkun olsun Mine. Gezip tozmak, içmek, dans etmek gibi şeylerin dışında gerçek bir tutkun. Her şey kötü gittiğinde, yapayalnız veya beş kuruşsuz kaldığında sığınabileceğin ve seni mutlu edecek bir şey!”

Biraz durduktan sonra eklemişti, “Ayrıca tutkusu olan kadınlar seksidir. Bir tutkusu olan insanların, tutkulu aşklar yaşama ihtimali her zaman daha yüksektir.”

Mine o kadar mutlu olmuştu ki, o gün eve dönerken merdivenlerden aşağı dans ederek inmişti.

Mine, her akşam yatağa yattığında, Volkan ile geçirdikleri her saniyeyi, onun söylediği her bir cümleyi tekrar tekrar aklından geçiriyordu. Arkadaşlarıyla her buluştuğunda, bahsettiği tek şey Volkan’dı.

Mine gelecekte bir gün, her şeyi doğru yaptığında, Volkan’ın ona aşık olacağına içtenlikle inanıyordu. Mine ve -Volkan ile geçirdiği her anı bütün detayları ile milyonlarca kere dinleyen- kız arkadaşları sabırsızlıkla o günün gelmesini bekliyorlardı.

d2f6d0060d8732193a0458c3094d495d

Böylece, Mine’nin dolabındaki kıyafetler, dinlediği müzikler, izlediği filmler ve okuduğu kitaplar büyük bir hızla değişmeye başladı.

Bununla eş zamanlı olarak, Mine’nin hayatında değişen bir şey daha olmuştu: Evde oturup hayatına bir adamın girip onu mutlu etmesini hayal eden kız çocuğundan, erkekler tarafından şımartılan bir kadına dönüşmeye başlamıştı.

Daha önce platonik aşık olarak ilgilendiği erkekler Mine’ye mesajlar atmaya, onu bir yerlere çağırmaya başlamışlardı. Geride kalan bir yıl boyunca aşık olduğunu sandığı bir çocukla geceleri birlikte dans etmeye gitmeye gidiyorlardı; bayılarak dinlediği cover grubundan bir çocuk kendisine mesajlar atıp çaldığı mekanlara çağırıyordu, okulda kendisinden hoşlandığını itiraf edenler olmuştu.

Mine bunların hepsini büyük bir gururla Volkan’a anlatıyordu.

“Anlamıyorum, sonuçta görüntümde değişen bir şey olmadı. Vücudum aynı, saçım aynı, yüzüm aynı.” diyip duruyordu.

Volkan gülüyordu, “Hayata karşı duruşun değişti ve dişiliğini keşfetmeye başladın. Saç rengini veya modelini değiştirmekten daha radikal ve etkili bir şey bu.”

Mine’ye ilgi gösteren adamların sayısı gittikçe artarken ve Mine her birini Volkan’a anlatmaya devam ederken, bir gün Volkan “Yeter Mine!” diye terslemişti onu.

Mine önce “Kıskandı mı acaba?” diye heyecanlanmıştı. Yüzüne kocaman bir gülümseme yayılmıştı.

Ancak Volkan hiç beklemediği bir açıklama yapmıştı:

“Sıradan ilgi göstermeleri büyütme. Yalnızca bir adamın kendisinden hoşlanma ihtimaline, kendisi inanmayan kadınlar, bunları anlatma ihtiyacı duyar. İtici ve özgüvensiz bir tavır bu.

Çekici bir kadın olduğunu kabul et, etrafında çeşitli amaçlarla sana ilgi gösterecek adamların varlığını hayatının doğal bir parçası olarak benimse. Zaten sıradan şekilde sana ilgi gösteren adamlar yoksa etrafında bir şeyler ters gidiyor demektir. Kimseye bir şey anlatmasan da, herkes senin etrafında sana ilgi gösteren adamların olduğunu duruşundan, tavrından hissetsin.

Ancak bir adam sana olağan üstü bir jest yaparsa, bir adamla gerçekten anlatmaya değer bir şey yaşarsan veya üzerine şakalaşabilecek rezil bir şey söylerse, yani bir hikayesi varsa anlat bunları.”

Bir süre sonra zaten Mine de bu erkeklerin hiç birini çekici bulmamaya başlamıştı.

Yıllar sonra bu dönemde ilgilenmediği adamlarla karşılaşacak, arkadaşları “Ne kadar yakışıklı bir adam yarabbim!” dediklerinde, Mine muzipçe gülümsemekle yetinecekti. Bu adamların çoğu oldukça yakışıklı, birlikte çok eğlendiği adamlardı. Ama o kadar! Mine’ye hiçbir hayal vaad etmemişler veya Mine’nin bilmediği bir kapıyı aralamamışlardı.

Volkan önünde ardı ardına yepyeni kapılar açarken, “ortak boş zamanlarda buluşup eğlenmek”ten başka bir şey sunmayan bu adamlara ilgisi çok uzun sürmemişti. Geleceğe ilişkin ortak bir hayal sunmayan adamların yerinin bir şekilde doldurulabilir olduğunu o yıllarda henüz bilmiyordu.

2977384a4976e1a488542480b80dd110.jpg

 

Zaten bunları düşünmeye fırsatı da yoktu. Çünkü o günlerde Volkan ile birlikte hayatına o kadar çok yeni şey girmişti ki: Elektronik müzik, dişilik, topuklu ayakkabılar, fetişler, bağımsız filmler, yer altı edebiyatı, daha önce hiç içmediği içkiler…

Büyük bir merakla bunları keşfetmeye çalışıyor, Volkan’a sürekli sorular soruyor ve karşısına çıkan bütün kitapları, filmleri, bilgileri büyük bir hızla yalayıp yutuyordu.

Volkan onu zaman zaman uyarıyordu: “Mine hayatta her şey birden olamazsın. Biraz sakinleş. Daha bunların hepsini yaşamak, öğrenmek, deneyimlemek için çok uzun yıllar var önünde. Yaşından biraz ilerisini yaşamaya başladın. Sonra boşluğa düşebilirsin. Bir noktada yaşıtlarınla çok farklı yolları yürüdüğünü fark edip, yalnız kalabilirsin. Pişman olabilirsin.”

Mine’nin Volkan’ı dinlemediği tek konu buydu: Büyük bir açlıkla her şeye birden saldırmaya devam ediyordu, hayatındaki değişimden sarhoştu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s