AŞK PEŞİNDE MASALLAR – 12

Alara ile buluştuktan sonraki saatler:

Mine ikişer kahve ve üçer çay içtikleri saatler boyunca Alara’ya Volkan ile yaşadıklarını hatırladığı bütün detayları ile anlattı.

Volkan ile yaşadıklarını birkaç cümle ile özetleyemiyordu. O kadar çok iniş çıkış yaşamışlardı ki; Volkan’ın söylediği veya yaptığı her şeyin altında kendisinin göremediği gizli bir anlam varmış gibi hissediyordu. Ve bunu bütün detayları ile anlattığı bir arkadaşının bu gizli anlamları tercüme edebileceğini umuyordu. Çaresizce…

e686ad523ec00ca1e334d1332672b512.jpg

 

“Sonuç olarak anlamıyorum, adam benimle ilgileniyor da bir şey mi onu frenliyor; yoksa aslında benden hiç hoşlanmıyor da bu durumla eğleniyor mu? Ya da psikopat bir ruh hastası mı? Bunu bir türlü çözemiyorum.” diye isyan ederek hikayesini bitirdi.

Mine, yakın kız arkadaşlarının her biriyle,  saatler boyunca olasılıkları değerlendirip, çeşitli varsayımlar yapmıştı. Sonunda işin içinden çıkamayıp, “Erkekler böyle işte. Bir de biz kadınların anlaşılmaz olduğunu söylerler.” diye söylenmekten başka bir yere varamamışlardı.

Mine, Alara’nın yorumunu merakla bekliyordu. Çünkü o yakın kız arkadaşları içinde erkekler konusunda en az zorlanan kişiydi. Erkeklerle ilişkileri hep yolunda gidiyordu, pek yalnız kalmıyordu. Bu yüzden Mine, Alara’nın sorunun ne olduğunu şıp diye tespit edeceğini umuyordu.

Alara ise Mine’nin hiç beklemediği şekilde konuya yaklaştı: “Mine şekerim, bu hikayede net olan bir şey var ki, sen bu adama abayı yakmışsın. Volkan da senin aksine, oldukça çelişkili davranışlar sergilemiş bu güne kadar. Bu senden mi kaynaklı, onun bambaşka sebepleri mi var bunu anlamaya çalışıyorsun. Biz kadınların vazgeçilmez bir alışkanlığı ve günlük aktivitesi varsayımlar yapmak, arkadaki sebepleri çözmeye çalışmak. Şimdi bu konuda saatlerce varsayımlar yapabiliriz, milyonlarca senaryo kurabiliriz. Hepsinin doğruluk payı da olabilir; hiç aklımıza gelmeyecek bambaşka ihtimaller de olabilir. Asla doğru sebebi bilemeyeceksin. Hatta muhtemelen Volkan oturup bu konuyu hiç düşünmemiştir, sadece o anda içinden nasıl geliyorsa öyle davranıyordur. Bu yüzden ne fark eder ki sebebin ne olduğu?”

Mine bugüne kadar hep sebebin ve sorunun ne olduğunu anlamaya çalışmıştı. Şimdi Alara ise bunun hiç önemli olmadığını söylüyordu. Kafası karıştı. “Nasıl yani?” diye sordu.

Alara ise oldukça sakince açıklamaya devam etti: “Biz kadınlar sürekli bir sebep peşinde koşuyoruz. Bir olay oluyor neden böyle olduğuna ilişkin bin tane senaryo yazıyoruz. Fikir yürütüyoruz, buna saatler harcıyoruz. Sonunda ya gerçek sebep bizim düşündüklerimizin dışında bambaşka bir şey oluyor; ya da gerçek sebebin ne olduğunu asla öğrenemiyoruz. O yüzden biz bu ihtimallerin üzerine saatlerce konuşsak da, içlerinden birinin gerçek sebep olduğuna karar versek de bunun sana bir faydası yok.”

Mine hayal kırıklığına uğramıştı. Alara’dan bir çözüm yolu öğrenmeyi, faydalı bir strateji kapmayı umuyordu; Alara ise bunların hepsinin gereksiz bir zaman kaybı olduğunu söylüyordu!

db57ae8107af893f7c1da94fdd00b9e9

“İyi de o zaman ben ne yapacağım?” diye isyan etti, bardağındaki soğumuş çayın son yudumunu kafasına dikerken.

Alara gülümseyerek cevap verdi: “Volkan’ı tavlamak için strateji geliştirmekten vazgeçip, kendi hayatına odaklanmaya ne dersin?”

Mine gözlerini kocaman açarak şaşkınlıkla sordu: “Volkan’dan vazgeç mi diyorsun yani?”

Alara küçük bir kahkaha attı. “Hayır Volkan’dan vazgeç demiyorum, bütün hayatını Volkan’a göre kurgulamaktan vazgeç diyorum. Senin anlattıklarını dinlerken dehşete kapıldım; çünkü oldukça uzun bir süredir hayatını Volkan odaklı yaşamışsın. Planlarını ona göre yapmışsın, onun ilgilendiği şeylerle ilgilenmişsin, kendini onun beğeneceği bir kadın olmaya adamışsın. Azarlar gibi veya çok bilmiş konuşmak istemiyorum; ama kadınların bunu yapması beni dehşete düşürüyor. Bu senin hayatın!”

Biraz duraksadıktan sonra devam etti: “Bunun bir enerji boyutu var. Kapsamlı bir öğreti bu, bir kaç cümleyle nasıl özetleyebiliyorum bilmiyorum; ama çekim yasasına göre, senin yaptığın gibi hayatını bir adam etrafında kurguladığında, kendi isteklerini geri plana attığında, bütün enerji ve ışıltını kaybetmeye başlıyorsun. Saçın başın vücudun harika olsa da, enerji olarak çekici olmuyorsun bu durumda. Hani çok güzel bazı kadınlar vardır, bütün erkekler onlarla birlikte olmak ister diye düşünürüz; ama hiç de öyle olmaz ya; tam olarak bu yüzden. Herkes inanmıyor bu konulara, spiritüel saçmalıklar olarak nitelendiriyorlar. Ben içtenlikle inanıyorum, benim hep sorup durduğunuz sırrım da bu sanırım.

Enerji kısmını rafa kaldırırsak, bir de Volkan üzerinde oluşturduğun bir baskı var. Bu adam sana cinsel bir çekim veya romantik anlamda duygusal bir şey hissediyor mu bilmiyoruz. Ancak seni seviyor, senin hayatına güzel şeyler katmak için uğraşıyor ve seni üzmek istemez. Sen ise ona o kadar odaklısın ki, çok fazla beklentiye girmen, her hareketi çok fazla anlamlandırman mümkün. Ben de onun yerinde olsam seninle bir şeyler yaşamaya korkardım. Her şeyi aşırı anlamlandırıp, üzülme ihtimalin çok yüksek.”

Masada bir süre sessizlik oldu. Alara anlayışla Mine’yi izlerken, Mine kendisine anlatılanları doğru anlayıp anlamadığından emin olamıyordu. Uygulanmaya hazır bir strateji, “Şöyle yap, bunu yapma.” gibi somut tavsiyeler isterken ve beklerken, bambaşka bir şeyle karşılaşmıştı. Alara’nın anlattıkları ilgi çekiciydi, yepyeni bir bakış açısıydı; ama bunların Volkan konusunda nasıl işe yarayacağını tam olarak anlayamıyordu.

“Yani kendi hayatıma odaklandığımda, Volkan pat diye benimle ilgilenmeye mi başlayacak?” diye sordu.

Alara kahkahalar atarak, oturduğu yerden kalktı, Mine’ye sarıldı: “Tam olarak öyle değil. Şu an kendine odaklan dediğimde bile Volkan’ı düşündüğünün farkında mısın?”

 

 

AŞK PEŞİNDE MASALLAR – 12” üzerine 2 yorum

    • Sezen dedi ki:

      Merhabalar, bu yoruma cevap yazmamışım; ama bu yorum 2018’in best of’ları yazısının girişine ilham oldu.

      “Yaş almak, yılları devirmek insana tabii ki deneyim kazandırıyor; ama ironik bir tarafı da var. Keşke yaş alan herkes, daha olgun, daha kendinden emin, daha mutlu olabilse…” diye başlamıştım. En çok bu tip düşündüren sorgulatan yorumları seviyorum, çok teşekkürler, kocaman sevgiler!

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s