Aşk Peşinde Masallar – 13

(Biliyorum arayı çok açtım, keşke buraya “previously on Mine & Volkan” diye bir video koyup hatırlatma yapabiliyor olsaydım! Ama mevcut koşullar altında, siz eski yazılara kısaca bir göz atabilirsiniz, ben bir daha arayı bu kadar uzun süre açmamaya söz verebilirim. 🙂 ) 

Alara ile kahve sohbetinin devamı:

Alara “Çay ve kahve içmekten gerçekten çok sıkıldım.” diyerek, cilveli bir ses tonuyla garsona seslendi. Yanına neredeyse koşarak gelen yakışıklı garson ile apaçık flört ederek, ondan kendisine şarap seçimi konusunda yardımcı olmasını rica etti.

Mine, şaşkınlıkla onu izlerken, az önce duyduklarını hazmetmeye çalışıyordu. Her şeyi Volkan’ın onaylayacağı ve beğeneceği şekilde yapmaya çalışırken asıl yanlışı yapmış olabilir miydi gerçekten?

Volkan da “Neden sürekli yanlış bir şey yapma korkusuna sahipsin anlamıyorum. Keşke bazen biraz yanlış yapsan Mine. Sürekli doğru olduğunu düşündüğün şeyleri yapma çabasına gerçekten gerek yok.” dememiş miydi ona?

Alara’nın söyledikleri ile aynı kapıya çıkıyordu.

36134a925316a9545547b0c95eb71ee1

Alara’dan ayrıldıktan sonra, eve yürürken duyduğu her motor sesiyle kalbinin atışı hızlanıyordu. Volkan ile karşılaşsalar, onun motoru ile birlikte apartmana dönseler, akşamın geri kalanını stüdyodaki kanepenin üzerinde sarmaş dolaş geçirseler ne kadar güzel olurdu!

Fakat ne yazık ki yanından geçip giden motorların hiç biri Volkan’ın Vespası değildi!

O sırada Alara’nın tam ayrılırken ona söylediği cümleler kulaklarında yankılandı: “Diyorsun ya, kendi hayatıma odaklandığımda Volkan ile her şey harika mı olacak? Olabilir de olmayabilir de! Ama sen daha mutlu olacaksın orası kesin.

İyi ki Volkan ile kesişmiş yolun, bak seni ne kadar güzelleştirdi, hayatına sanat kattı, giyim tarzını sıradanlıktan kurtardı. Sonrasını bilemeyiz. Ama kendini ona adayıp üzüleceğine, bütün bunların tadını çıkart! Belki de Volkan seni çok daha harika bir adama hazırladı?”

ad507f4c0173445dd680e592f1e8f951.jpg

Yokuştan aşağı doğru inerken, bir anda fikrini değiştirip, arkasını döndü ve indiği yokuşu tekrar çıkmaya başladı. Taksim meydanından kendisine adını bilmediği bir buket çiçek aldı, Gezi Pastanesi’nden de bir dilim pasta…

Eve gelince, eli Volkan’ın verdiği CD’lere gittiyse de kendisini durdurdu. Volkan ile tanıştığından beri dinlemediği CD’lerinden birini seçti. Radiohead’den Karma Police bütün evi doldururken, pastasını bir tabağa koydu, bir de mum yaktı.

Gözlerine dolan yaşları yok saymaya çalışarak, “Kendim için ne yapabilirim?” diye düşündü.

Bu soruya hızla bir cevap veremiyor olmasından ürktü.

Alara haklıydı belki de, gerçekten de bütün hayatını Volkan odaklı yaşamaya başlamıştı ve şimdi içinde Volkan olmayan hayal kurmakta bile zorlanıyordu.

Bir yandan gözünden yaşlar süzülürken, bir yandan da avaz avaz çalan şarkıya eşlik etmeye başladı: “I’ve given all I can. It’s not enough.”

Sonra oturduğu yerden kalktı, Creep’i açtı. “I wish I was special.” eşliğinde biraz daha göz yaşı döktükten sonra, bir kere daha kendisine sordu: “Bu günden itibaren Volkan’ı bir daha hiç göremeyecek olsam yaz tatilimi nerede nasıl geçirmek isterdim?”

Deniz kıyısında? Yazlıkta? Leyla…. Beyninin içinden hızla geçen bu düşünceler ona, Leyla ile haftalar önce konuştukları work&travel planını hatırlattı.  Amerika’da bir yaz tatili geçirmek bir sürü üniversite öğrencisinin rüyasıydı; ama Mine’nin bütün derdi Volkan olduğu için, bunu gerçekleştirme şansı olmasına rağmen, bu konuyla hiç ilgilenmemişti.

“Off tam bir umutsuz vakayım. Tam bir çaresiz aşık.” diye söylenerek,  çantasından telefonunu çıkardı, müziği kapatıp, Leyla’yı aradı.

“Leylaa!”
“Kızım endişelenmeye başlamıştım. Gazetede fotoğraflar, garip oyunlar, ortadan kaybolmaların, arayacağım diyip kesinlikle aramamaların. Neler oluyor?”
“Klasik Volkan maceraları işte. Onu boşver de şu work&travel olayı ne oldu? Başvurmak için çok mu geç?”
“İnanamıyorum sana! Yaşasın!!” diye bağırdı Leyla. “O kadar çok istiyordum ki bunu, ama gidersek birlikte gitmeye; staj yaparsak birlikte yapmaya söz verdiğimiz için tek başıma hareket de edemedim. Sen de şu ana kadar o kadar ilgisizdin ki, istemediğini düşünmeye başlamıştım.”

“Fikrimi değiştirebiliyor muyum?”
“Bence olur, ben bizimkilere çıtlatmıştım konuyu, Mine’yle böyle bir planımız olabilir diye. Annem de kesin senin annene söylemiştir zaten. Bence olur. Kızım inanamıyorum, Kaliforniya rüyasına hazır mıyız?”
“Pembe Mustang kiralayıp, sahillerde yakışıklı adamların kollarında sabahlayacak mıyız?”
“Ayıpsın! Oh be! Sonunda senden duymak istediğim şeyler duyuyorum. Kararlıysan, ben yarın detayları öğrenip sana haber vereyim. Acilen bilet almamız, vize başvurusu filan yapmamız gerekecek.”
“Yaparız!”
“Seni seviyorumm. Yarın arayacağım seni. Organizasyonu yapan çocuk da çok yakışıklıydı. Aramak için bahanem olur.”

Mine kahkaha attı. “Amerika’ya gidişimizin arkasında da bir adam var galiba! Bütün hayatımızı beğendiğimiz adamlar yönetiyor olabilir mi?” diye düşündü. Ama bu düşünceyi kendisine saklamayı tercih etti. “Harika, senden haber bekliyorum.” diyerek telefonu kapattı.

Aylardır ilk defa geleceğine dair, kontrolünün tamamen kendi elinde -aslında dürüst olmak gerekirse Leyla’nın beğendiği çocuğun elinde – olduğu bir planı vardı.

Volkan’ı aylarca hiç görmeyecek olma fikri canını acıttıysa da;  bütün bir taz tatilini California’da geçirme fikri de kesinlikle heyecan vericiydi.

Salonun ortasında kendi kendine mutlulukla gülümserken, kapıda bir tıkırtı duydu. Olduğu yerde donup kaldı. Mumu söndürüp bir yere mi saklanmalıydı? Yoksa avazı çıktığı kadar bağırmalı mıydı? Tıkırtı durduktan sonra da bir süre korkusundan kımıldayamadı.

Sonra merakı, korkusundan daha baskın çıktı. Parmak ucunda kapıya yaklaşıp, delikten dışarı baktı. Işık yanmadığına göre koridorda kimse yoktu. Biraz daha bekledikten sonra, kapıyı açtı. Kapı koluna asılmış poşeti gördü.

Çekinerek eline aldı, oldukça ağır bir paketti. Kapıyı kapatıp, elinde paketle koşarak içeri gitti. “Komşulardan biri yiyecek bir şey bırakmış olmasın lütfen. Bu heyecanı bir kutu sarma veya aşure için yaşıyor olmayayım.” diye düşünerek paketi açtı.

Bir kameraydı!!!

“Ah, Volkannn!” diye mırıldandı mutlu mutlu. Nasıl kullanılacağı hakkında hiç bir fikri olmayan kamerayı kutusundan çıkardı, aynanın karşısına geçip, Volkan’ı taklit ederek tuttu.

3de4af09a4b0d8705b231458ee18d069.jpg

Volkan onu her seferinde şaşırtmaya devam ederken, ondan nasıl vazgeçebilirdi ki?

Oldukça pahalı bir hediye olmalıydı bu Leica! İade etmesi, ben bunu kabul edemem mi demesi gerekiyordu?

Yırtıp attığı paketi toplarken, paketin içindeki notu buldu. Volkan’ın el yazısını nerede görse tanırdı.

“Minik, dünkü sergideki bütün fotoğraflar satılmış. Sana da teşekkür etmek istedim. Hayatına yepyeni bir uğraşı kazandırırız, belki de çırak ustasını geçer kim bilir?
Yetişkinlerin hayatındaki oyunların eğlenceli olduğunu ve eğlenceli kalabilmeleri için gereğinden fazla ciddiye alınmadan, dozunda bırakılması gerektiğini hayatın boyunca hiç unutma, olur mu?
Ben bir proje için Berlin’e gidiyorum. Birkaç hafta buralarda olmayacağım. Sana yepyeni bir oyuncak bırakıyorum.
Yeni oyunumuz şöyle: Sen her gün bana İstanbul’da burnumuzun dibinde olan; ama gözden kaçırılan bir şeyin fotoğrafını çekeceksin. Geldiğimde harika kokteyller eşliğinde neler yaptığına bakacağız.
Şimdilik otomatik moodda kullanabilirsin, geri döndüğümde ilgini çekerse sana temel prensipleri de öğretirim.”
volkan

2977384a4976e1a488542480b80dd110.jpg

Mine defalarca defalarca defalarca notu okuduktan sonra, o gece başucunda kamerası ile hayaller kurarak uykuya daldı.

Aşk Peşinde Masallar – 13” üzerine 12 yorum

    • Sezen dedi ki:

      Özge çok tatlısın ❤ ve ben bu hikayeyi biraz ihmal ettim biliyorum, kışın rehavetini üzerimden atar atmaz şahane hikayeler ile burada olacağım. Kocaman sevgiler,

      Beğen

özge için bir cevap yazın Cevabı iptal et

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s