Mutluluk Dersleri – 1

Mutluluk…

Gündelik konuşmalarımızda çok sık kullandığımız; ama altını dolduramadığımız bir kelime. Hakkında uzun uzun konuşulup, yazılabilecek konulardan biri.

Hayatta yapmak ve sahip olmak istediklerini listeleyip, bunlara ulaştığında mutlu olacağını düşünen kişilere o kadar sık rastlıyorum ki!

Yapmak ve sahip olmak istediklerimizin hiç bir zaman sonu gelmeyeceğinden bu çok büyük bir yanılgı. Sahip olduklarımızın ve yaptıklarımızın hep daha iyisi olacak.

Ne kadar çok çabalarsak çabalayalım; sonuçta hep yaşanabilecek daha güzel evler, kazanabilecek daha çok sıfırlı paralar, çıkılabilecek çok daha havalı seyahatler olacak. Her zaman daha iyi de görünebiliriz; çok daha da eğlenceli bir hayat sürebiliriz.

Bir de daha fenası; eğer hayatınıza dair kayıt tutuyorsanız mutlaka net biçimde yüzleşmişsinizdir ki; önem verdiğiniz ve hayatınızda arzuladığınız şeyler de sürekli değişiyor ve değişecek.

O yüzden bir şeylere sahip olmanın veya bir yere ulaşmanın mutluluğa giden yol olmadığını öğrendik.

Peki o zaman ne yapacağız?

Nasıl ulaşacağımız hakkında hiç bir fikrimiz olmayan mutluluğu kovalamaya devam mı edeceğiz; yoksa mutluluğun erişilmez bir şey olduğuna karar vererek, sorgulamaktan tamamen vazgeçip önümüze ne gelirse onu mu yaşayacağız?

IMG_0639.JPG

Ben hayata ters yönden başlayanlardan biri oldum. Yokluk içinde doğup, sonradan başarıya ve varlığa kavuşan hikayeler her zaman daha çok prim yapar biliyorum; ama bende hikaye tam aksi biçimde aktı.

İkisi de üniversite mezunu, gayet güzel işleri olan bir anne ve babanın kızı olarak dünyaya geldim. Bütün çocukluğumu havuzlu, çok güzel manzaralı bir evde yaşayarak; şu andaki maaşımla on yılda kazandığımdan çok daha fazla fiyatlı arabaların içinde, Adana – Toros Dağları- Bodrum – İstanbul hattında, şahane güzel evlerde geçirdim. Annemle babamın, bu yıllarda, zaman zaman ekonomik buhranlar yaşadığını, çok çok sonradan öğrendiğimde de oldukça şaşırdım. Bize hiç yansıtmamışlardı. Avrupa’da seyahatlere çıkıyorlardı, tatil köylerine gidiyorduk, tenis oynuyor, tekne ile seyahatlere çıkıyor, güzel kıyafetler giyiyorduk.

Şu anda kendi maaşımla -ve hatta çalıştığım şirkette olabilecek en üst seviyeye gelsem dahi kendi kazanacağım maaşla- kurabileceğimden çok daha üst standartta bir hayat yaşayarak büyüyen şanslı çocuklardan biriydim. Bu gün de iyi bir hayat standardını korumam, yine onların sayesinde zaten. Kira ödemeden oturduğum şahane ev, babamın bana avukatlık ruhsatı hediyesiydi. Hala bütün bakım ritüellerim ve kıyafet alışverişlerim annemin sponsorluğunda ve babam da bana her ay şımarıklık yapabilmem için maddi bir katkı sağlıyor. Ben kendimi pek çok alanda çok geliştirdim, dönüştürdüm; ama ekonomik konuda hala harikalar yaratabildiğimi; içinde büyüdüğüm standartlara kendi başıma erişebildiğimi söyleyemem.

Böyle geçen çocukluğun doğal bir sonucu olarak, ailemde ayrı bir hayat kurup, üniversite başladığımda, hayattan bütün beklentim de, güzel paralar kazanacağım bir işte çalışmak ve hayatımın aşkı ile zaman kaybetmeden tanışmaktan ibaretti.

akyaka_nisan2018IMG_8253.JPG

Bu gün, o senaryodan çok uzaktayım. O zamanlar yazdığım günlükleri okuduğumda da kahkahalarla gülüyorum, çünkü hayatımda olmasını arzuladığım şeyler bugün o kadar farklı ki!

Bir yıl önce Mutsuzluk Salgını isimli bir yazı yazmıştım. “Hayatım mükemmel ve her şey tam hayalini kurduğum gibi.” diyemem; ama gerçekten mutluyum. Bunu içimden gelerek ve içtenlikle defalarca söyleyebilirim. Her güne keyifle başlıyorum ve her günümü keyifle yaşıyorum.” demiştim. Aynı şey bu gün hala geçerli.

FEFC0960.jpg

“Hep bu kadar mutlu ve keyifli bir kadın mıydın, böyle mi doğdun?” diye soranlar oluyor. Dürüst olmak gerekirse, kesinlikle hayır. Sıkça dibe vuran bir tiptim.

Durup, hayatımın ailemden ayrı yaşamaya başladıktan sonraki dönemine baktığımda, yükseliş ve çöküş dönemlerim olduğunu görüyorum: Üretken, keyifli, başarılı olup ışıldadığım dönemler ve kendimi saldığım, umutsuz, umarsız, ne yapacağımı bilmeyip, hayatımda tarifsiz bir boşluk hissettiğim dönemler.

Üstelik de bu geçişlerimin hiç birinde gerekçe gösterebileceğim ve suçlayabileceğim bir (işimi, evimi kaybetmek, sevgilimden ayrılmak, parasız kalmak benzeri dış faktörler bakımından) “korkunç değişim” yaşamıyordum hayatımda. Yalnızca ruh halimde, hayata bakışımda bir değişiklik oluyordu.

Derken bir gün, gerçekten “bütün hayat koşullarımın değiştiği, her şeyi kaybettiğimi” düşündüğüm bir an yaşadım.

doğum günü_2017IMG_6817.JPG

Gazetelerde haberleri çıkan M&A projelerinde çalışıp, güzel paralar kazanan; ayaklarımı yerden kesen bir adamla San Francisco’da muhteşem masalsı anlar geçiren bir kadınken, bir anda bunların ikisini de kaybettim.

Hayatımın geri kalanını onsuz geçiremeyeceğimi düşündüğüm adamla birbirimizi gerçekten hırpalayan kavgalar etmeye başladık. Hayatın cilvesi bu ya; tam da o dönemde, patronum da çalıştığım ofisi kapatmaya karar verdi.

Dünyanın en mutlu kadınlarından biriyken, kendimi bir anda İstanbul’da işsiz ve aşksız bir kadın olarak buldum.

Şoktaydım. Hayatımda “her şeyin tam olduğunu hissettiren” her şeyi kaybediyordum!

Çok yakın bir kız arkadaşımla, Teşvikiye’de bir barda oturmuş dertleşirken, ben ona çaresizce “Ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yok!” diye isyan ederken, barın arkasında içeceklerimizi hazırlayan kadın, “Ben senin neye ihtiyacın olduğunu biliyorum.” dedi.

O anda bunu hayatımı değiştirecek bir işaret olarak algılayabilecek umutlu bir ruh halinde değildim. Ama yine de, bir günümün bütün saatlerini alan “işimi ve aşkımı” kaybettiğim düşünülürse, bir şeylerle oyalanmaya gerçekten ihtiyacım vardı.

Bu yüzden bir sonraki hafta o kadının peşinden, mistik kokulu, her tarafında spiritüel heykeller olan loş ışıklı apartman dairesine -“Aşkhane’ye”- hiç sorgulamadan gittim.

(Devamı gelecek. 🙂 ) 

Mutluluk Dersleri – 1” üzerine bir yorum

  1. Elif dedi ki:

    İşte sen bu olduğun için seni 10 yıldır severek takip ediyorum, durma be Sezen daha çok yaz daha çok kişi okusun,faydalansın ve güç bulsun 💪🏻😎

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s