Burning Man’e katılıp taze bir “burner” olarak, bu yazıyı henüz hiç Burning Man’e gitmemiş ancak gitme fikri aklının bir kenarında gezinen “burgin”ler için yazıyorum. Evet, Burning Man’in kendine özgü bir lügatı ve terimleri de var.
Nasıl planlanır, bütçesi nedir, neleri mutlaka bilmek lazım hepsi bu yazıda.

Öncelikle gerçekten Burning Man bir müzik festivali değil. Gitmeden önce bunu benimsemek lazım. Evet harika performanslar dinleyeceksiniz, evet dünyanın en iyi DJ’lerinin hepsi orada olacak; ama çoğu zaman nerede kimin çaldığını -kulaktan kulağa dolanan bilgiler dışında- bilmeyeceksiniz ve bazen bilseniz bile aradığınız sahneyi çölün derinliklerinde bulamayacaksınız. Yayınlanan bir line up’ı yukarıda paylaşıyorum örneğin. Diğer yandan her yerde sürekli olarak o kadar iyi performanslar olacak ki, tesadüfen kendinizi en sevdiklerinizi dinlerken bulacaksınız ve hiçbir müzik festivalinde olmayan bambaşka bir sürü şey deneyimleyeceksiniz.
Bilet & Vize
Genellikle Burning Man macerasının en zorlu kısmı bilet bulmakla başlıyormuş, çünkü biletler satışa çıktığı anda tükeniyormuş. Geçen sene (2023), yağmur ve sel felaketi yaşandıktan sonra, bu sene son dakikaya kadar biletler tükenmedi ve satışta kaldı.
Benim Burning Man biletim, erkek kardeşimin hediyesiydi. O nedenle benim hazırlık maceram Amerika vizesi ile başladı. Amerika vizem bitmişti ve yakın vadede yeniden Amerika’ya gitmek gibi bir niyetim olmadığı için uzatmamıştım. Vize randevularının 400 gün kadar ileriye verildiğini fark edince paniğe kapıldım. Ancak son yıllar içinde biten bir turist vizeniz varsa, hiç randevuya gitmeden online olarak vize başvuru formunu doldurup, size verilen kod ile pasaportunuzu PTT’den postalayıp hızlıca vizenizi alabiliyorsunuz. Turist vizeniz yoksa, Burning Man planı yapmaya bile başlamadan önce Amerika vizesini halletmenizi öneririm, Burning Man bileti alıp da vize yetiştirememek çok acıklı bir durum olur.

Uçak bileti alırken de Burning Man tarihlerinden geriye ve ileriye doğru esnek bir zaman diliminde organize etmeyi unutmayın. Hava durumuna bağlı Black Rock City’e giriş ve çıkışlar kapanıyor. Planladığınız gün alandan çıkamayabilirsiniz, bu nedenle etkinlikten önce ve sonra en az ikişer gün bırakın bilet tarihinizle derim.
Zaten Amerika vizesi ve THY direkt uçuş uçak biletinizi aldığınız anda 2.000 dolar civarında bir harcama tutarına ulaşmış oluyorsunuz – daha Burning Man için herhangi bir hazırlığa başlamadan önce.
Kamp Seçimi
Sonraki en önemli konu kamp. Burning Man’e herhangi bir kampa katılmadan da gitmeniz mümkün elbette, ancak özellikle ilk gidişiniz ise ben bunu kesinlikle tavsiye etmem. Kamp arkadaşlarıyla sosyalleşmek, defalarca orada bulunmuş insanlarla etkileşim içinde olmak gibi avantajlarının yanı sıra, kampların Black Rock City’deki konumları çok daha iyi yerlerde. Bir kampa dahil olmayıp, tek başınıza çadır kurmaya kalkacaksanız kampların bütün avantajlarından mahrum kaldığınız gibi, etrafında hiç bir şey olmayan, bence Black Rock City’nin gecekondusu olarak nitelendirebileceğimiz alanlarda kalmanız gerekiyor.
Kamplara gelince bu konuda fiyat, çalışma saati, konsept açısından birbirinden çok farklı bir sürü seçeneğiniz var. Örneğin bir sürü harika müzik etkinliğini yapan Robot Heart’ın kampı her öğün yemek ve bir çok etkinlik sunan bir kamp ancak hem yaklaşık 3.000 dolarlık bir ücreti var, hem de hafta içinde oldukça çok saat gönüllü çalışmanız bekleniyor kampta.
Çok uygun fiyatlı bilinmeyen bir çok kamp da var. Ancak bu iyi araştırılması gereken bir konu. Burning Man’de tanıştığım kampından şikayet eden çok fazla kişi vardı.

Ben erkek kardeşimin daha önce defalarca Burning Man’e giden çevresinin tavsiyesiyle ve onlarla birlikte Dusty Delight kampındaydım. Bu kamp olmasaydı Burning Man deneyimim bu kadar güzel olmazdı. Bir kere mülakatla kabul gerçekleştiği için, gerçekten mükemmel bir kitle bir araya gelmişti.

Neredeyse kamp arkadaşlarımızın tamamı gerçekten çok yakın arkadaşlarımız oldu. Harika DJ’ler bizimle kalıyordu, bu yüzden kampımızdaki partiler her zaman çok eğlenceliydi.

Gün içinde çıkıp da playa’da bir şey kovalamaya halimiz yokken, bizim kampımızda hep güzel müzik ve dondurma (evet çölde dondurma yapanlardan biri erkek kardeşim olduğu için gururluyum) vardı. Dışarıdan da pek çok kişinin katıldığı popüler etkinlikler bizim kamp alanımızda yapılıyordu. Akşam yemeği, duş ve güneşi azaltıcı genel bir kapalı çadır alanının içine çadır kurmak diğer avantajlarımızdı. Ne yapacağımı bilmediğim her an, “Şuraya gidiyoruz, bize katılmak ister misin?” diye soran kamp arkadaşları zaten işin en güzel tarafıydı.
Hep birlikte ayılmaya çalıştığımız anları paylaşmak da çok eğlenceliydi.

Kamplarda kalırken ne kadar gönüllü çalışacağınıza bağlı bir ücretlendirme söz konusu. Ben ilk deneyimimde olabilecek en min saatte çalışmayı tercih ettiğim için (haftada 3 saat) 650 dolar ödedim. Herhangi bir lead pozisyonunda çalışanlar ve daha önceden katılanlar için bu tutar yarısından bile daha az olabiliyor.
Kamplarda karavan ve çadır için ayrı yerler var. Dolayısıyla kampınızı seçtikten sonra karavanla mı çadırla mı gideceğinize de karar verebilirsiniz.
Burning Man Kıyafetleri
İşin kıyafet ve aksesuar kısmı tamamen keyfinize göre bir yelpazede olabilir. Burning Man boyunca, birkaç gün çeşitli konseptler var. Bu sene bir gün beyaz günüydü, bir gün tütü, bir gün de tavşan. Bunlara uymadığınız zaman da herhangi bir sorun olmuyor, ama ben konseptleri seven biri olarak konseptlere uygun kıyafet götürmenizi tavsiye ederim.
Benim bayılarak alıp da giyecek hiçbir yer bulamadığım dolabımda zamanını bekleyen her şey tam Burning Man’e göre olduğu için gitmeden çok kıyafet alışverişi yapmam gerekmedi. Seyahatlerimden topladığım iddialı aksesuarlar da buraya çok yakıştı. Valizimi oluştururken kıyafet ve aksesuar olarak yalnızca birkaç parçalık bir alışveriş yaptım ben.
Dolayısıyla kıyafet konusu tamamen kişisine göre değişir; gitmeden çılgın bir kıyafet ve aksesuar alışverişine de girişebilirsiniz, dolabınızdan da valizinizi oluşturabilirsiniz. Ancak yalnızca kostümlerle gezmeyeceğinizi, gün içinde rahat ve pratik kıyafetlere de ihtiyaç duyacağınızı unutmayın.

Bir de aklınızda bulunması gereken şu: Hava hem çok soğuk, hem de çok sıcak oluyor. Buna göre bir valiz hazırladığınızdan ve içinde mutlaka kürkler, botlar, file veya uzun çoraplar, kum fırtınasında yüzünüzü kapatacak şallar, hem normal güneş gözlükleri hem de yanları kapalı kayak gözlükleri, hava sıcakken giyeceğiniz mini elbise ve şortlar, soğukken giyeceğiniz tayt ve kalın sweatshirtlar bulunduğundan emin olun. Giydiğiniz her şeyin – yalnızca bir saat bile giyseniz kuma bulanacağını ve bir daha giyilmeyecek hale geleceğini düşünerek buna uygun şekilde çok sayıda kıyafet ve çorap götürmeniz gerektiğini de unutmayın derim.

Kamp Eşyaları
Türkiye’den giden herkes için bence en büyük maliyet kalemi bu kamp eşyaları. Çünkü Türkiye’den limitli bagaj hakkıyla giderken, o bagaj hakkının tamamını kıyafetler dolduruyor. (Hem soğuk, hem sıcak hava için kıyafetler, hepsinin tek giyişte kumlanacak olması sebebiyle çok sayıda olması gereği, botların, çizmelerin ve kürklerin çok yer kaplaması…)

Dolayısıyla ben çadırdan uyku tulumuna, bisikletten şişme yatağa bütün kamp malzemelerimi orada aldım ve orada bıraktım. Amerika’da yaşayan biri için bunlar kamp malzemesi yatırımı olabilecekken, buradan giden biri için bir haftalık kullanım için satın alıma dönüşüyor. Üstelik de kalitesiz bir şey almamanız veya götürmemeniz lazım, örneğin çadırınız kum fırtınası çıkarsa buna dayanabilecek sağlamlıkta, gündüz çöl güneşinde sizi öldürmeyecek black-out özellikte ve çöpleriniz dahil bütün eşyalarınızı alabilecek büyüklükte olması gerekiyor.
Benim açımdan uçak biletinden bile pahalı olan 2.500 dolar civarında harcama yaptığım kalem bunlardı. Bu nedenle bunların bir kısmını (çadır, uyku tulumu, bisiklet vs. kiralamayı da araştırabilirsiniz.

Burning Man’e tam hazırlıklı olmak diye bir şey söz konusu değil. Senelerdir gidenler bile hala hazırlıksız yakalanabiliyor çünkü oradaki koşullar her sene değişiyor. Bir sene böcek istilası olmuş, başka sene sel gibi…
Biz bu sene hava açısından şimdiye kadar olmuş en şanslı Burning Man deneyimlerinden birini yaşadık. Yağmur yalnızca cumartesi günü yağdı, alana girişler kapandı. Kum fırtınasını da yalnızca son gün deneyimledik, her gün öyle olsaydı Burning Man’de bu kadar çok şey yapmamız mümkün olmazdı kesinlikle.
O yüzden yapabileceğiniz her türlü hazırlığı yapın ve yine de hazırlıksız yakalanabileceğiniz bir şeyler olabileceğine kendinizi psikolojik olarak hazırlayın.
Burning Man İçin Olmazsa Olmazlar
İnternette pek çok upuzun Burning Man alışveriş listesi var. Bunlar farklı dönem deneyimlerine dayalı olarak oluşturulmuş listeler. Herkesin hassasiyetleri ve ihtiyaçları da farklı olabileceğinden, bu listeleri gitmeden mutlaka incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Ben en önemli ve olmazsa olmaz birkaç şeyi listeleyeceksem:
1) İyi Bir Bisiklet: Burning Man’de her yere ulaşım aracınız bisiklet. Bazı alanlarda kum tepecikleri aşmanız gerekiyor. Kaliteli ve dayanıklı olduğundan, sizi yarı yolda bırakmayacağından emin olun. Tercihen bir sepeti olması da çok pratik oluyor. Ben içkimi, kürkümü, diğer eşyalarımı bunun içine yerleştiriyordum.


2) Bardak ve Tabak: Barlardan içki alabilmek için kendi bardağınızı götürmeniz gerekiyor. Deep playa’daki DJ performanslarının yakınlarında da bar olmadığı için bardağınızı doldurup bisikletinizin selesine koyup gidebileceğiniz termos bardaklar en iyisi. (Ben çok şanslıyım ki, erkek kardeşim benim yerime en iyi seçimi yapmış, aşağıdaki fotoğrafta elimdeki.)

Aynı şekilde tabak mutlaka götürmeniz gerekiyor, kase şeklinde olanlar çok daha kullanışlı oluyor. Her seferinde yıkamakla uğraşmamak için bir de aluminyum folyo götürmek çok iyi bir çözüm. Çatal, bıçak ve kaşık da lazım elbette.
Size yemek ve içki sunan hiç bir yerde, bardak ve tabaksızsanız bunlardan faydalanamayacağınızı unutmayın.
3) Islak mendillerin her türlüsü, çok fazlası ve özellikle witchhazel olanlar: Sürekli bütün vücudunuz, bütün eşyalarınız kuma bulanacak. Islak mendiller bu nedenle her zaman elinizin altında olması gereken, gündelik rutininizde sürekli olarak kullanacağınız şeyler. Özellikle witchhazel versiyonları kumu en güzel temizleyenleri.
4) Suluklu Çanta: Bisiklet sırt çantası olarak geçiyor, içinde su doldurmak için haznesi olan ve bir hortumla içebildiğiniz çantalar. Alanda her zaman alkol bulabiliyorsunuz, ancak su bulamıyorsunuz. Ne kadar uzağa gidebileceğinizi ve kamptan uzakta ne kadar vakit geçirebileceğinizi yanınızda taşıdığınız su miktarı belirliyor. Çantanın gövdesine 2,5 litre su doldurup taşımak, aynı miktarda şu şişesi taşımaktan çok daha pratik. (Yukarıda bisikletin üzerinde olduğum fotoğrafta sırtımdaki çanta.)
5) Neon Işıklar: Sadece süs değil, güvenlik için gerekli. Yürüyorken, bisiklete biniyorken kimsenin size çarpmaması için mutlaka bolca neon ışıkla donatıldığınızdan emin olmanız gerekiyor.Ayrıca gösterişli ve farklı neon ışıklar, bisikletinizi park ettikten sonra tekrar bulmanız için çok kolaylık sağlıyor.

6) Bisiklet Kilitleri: Mutlaka birden çok götürün derim. Çünkü ben iki tane bisiklet kilidini patlattım. Ve bisikletinizi başka birinin alması bence Burning Man’de başınıza gelebilecek en kötü şeylerden biri olduğu için mutlaka kilidiniz olduğundan ve kullandığınızdan emin olun.
7) Diğer hayat kurtaran detaylar: (Gözlükler, şallar, kürkler gibi kıyafetlerden yukarıda bahsettiğim için bunu pas geçiyorum.) Buz çantaları mutlaka lazım, Burning Man’de satın alabileceğiniz tek şey buz, içeceklerinizi soğuk tutmak için buz çantanız olmalı. Gündüzleri sıcakken el fanları çok işe yarıyor. Geceleri paketi açılınca altı saat sıcak kalan tek kullanımlık el ısıtıcıları benim için hayat kurtarıcı oldu. Solar şarj aletleri telefonunuzun şarjsız kalmaması için önemli.
Vücut nemlendiricisi, dudak nemlendiricisi, burun spreyi, göz damlası ve bence kuru şampuan olmazsa olmazlar.
Market Alışverişi
Daha önce defalarca Burning Man’e gitmiş bir arkadaşım bana bu konuda harika bir tavsiye vermişti: “Günlerce aç kalacakmışsın gibi alışveriş yapma sakın, orada en beklemediğin anlarda en güzel yemekler karşına çıkacak.”

Bu tavsiyeye rağmen, gereğinden fazla alışveriş yapmışız biz. Alıp götürdüklerimizin yarısını bile tüketmedik. Yine de turşu (akşamdan kalmalığa süper geliyor), konserve balık, muz, fıstık ezmesi, ekmek, kuruyemiş, protein barlar, kutu kokteyller ve mümkün olduğunca çok su (duş için de kullanacağınızı unutmayarak), hindistan cevizi suyu, kutu kahveler ve kutlama anları için proseccolar yanınızda bulunsun diye tavsiye edeceğim şeyler.
Yanınızda götürdüğünüz her şeyin paketini ve tüketmediğiniz her şeyi yanınızda geri götüreceğinizi unutmayın, Burning Man’de çöp yok. O yüzden kokacak her şeyden uzak durun.

Ben çoğu zaman muz ve fıstık ezmesi ile kahvaltımı yapıp, acıktığım anlarda yemek bulana kadar beni oyalaması için protein barları tükettim. Hindistancevizi suyu, kutu kahveler ve kutu kokteyller de her zaman harika gitti. Bunlar başkalarıyla paylaşmak için de harika oluyor.
Tabii duş alacağınız su da içeceğiniz su da dahil olmak üzere galonlarca da su götürmeniz gerekiyor. Bütün bu market alışverişinin de bir maliyeti var – alacaklarınıza bağlı.

Araba ve Otel
Bütün kamp eşyalarınızın, galonlarca suyunuzun ve bisikletlerinizin sığabileceği bir araba kiralamanız gerekiyor. İyi seçilmiş bir arabanın en güzel avantajlarından biri de, sonsuz bekleme sıralarında konforlu bir alanınız olması ve çadırınız konusunda her şey ters gittiğinde bile bu hava koşullarından etkilenmeyeceğiniz bir sığnağınız olması. Ben dışarısı çok soğuk olduğunda, tamamen yatan koltuğu olan dev Wagoneer’in içinde oldukça rahat geceler geçirdim.
İyi bir arabanın kirası, benzini ve temizleme ücretlerinin (kiraladığınız arabanın motoru dahil kumla kaplanacağı için iade etmeden önce temizletmeniz gerekiyor) yaklaşık 2.000 dolarlık bir maliyeti oluyor. Burning Man döneminde karavanlar karaborsaya düşüyor ve çılgın fiyatlara ulaşıyor. Ancak tek sefer kullanacağınız kamp malzemeleri almak ve ayrıca araba kiralamak yerine, Türkiye’den gidiyorsanız hala karavan daha uygun bir seçenek olabilir. Diğer yandan çadırda kalanlar arasındaki diyalog ve paylaşım çok daha fazla olurken, karavanlarda kalanlar daha izole kalıyor kampta. Bu sonradan aramızda tartıştığımız bir konu oldu: Çadır mı karavan mı? Bir kısmımız bir daha giderse mutlaka karavan kiralayacağını söylerken, ben sosyal avantajları sebebiyle çadır seçiminden yanaydım.
Ayrıca da çeşitli senaryolarda otelde kalmanız gerekeceğini bilin. Örneğin biz Reno’da bir gece fazla konaklamak zorunda kaldık, çünkü alana gitmeyi planladığımız gün yağmur sebebiyle girişler kapandı.
Yani gittisiyle geldisiyle, uçak biletiyle, öncesi sonrası oteliyle, market, kamp, gerekli eşyalar alışverişiyle, o sıralardaki yemekleriyle Türkiye’den kişi başı ortalama 10.000 dolarlık bir bütçe söz konusu. Amerika’da yaşıyorsanız ve kamp malzemelerine sahipseniz asla bu kadar yüksek bir maliyet ortaya çıkmaz. Ayrıca gönüllü çalışma saatlerinizi arttırarak veya bazı konforları azaltarak (aktarmalı uçuşlar, araba yerine servis ile Black Rock Cİty’e gitmek gibi) bu tutarı düşürebileceğiniz gibi, her şeyim tastamam olsun derseniz artmasının da ucu çok açık.

Sonuç ve Özet
Burning Man diğer festivallere gitmeye benzemiyor. Gerçekten çok fazla detay, planlama ve hazırlık gerektiriyor. Diğer yandan ne kadar hazırlanırsanız hazırlanın, Burning Man hep sürprizler yaparak hazırlıksız yakalanacağınız bir şey daha çıkartabiliyor. Hatta bence her şeye tedbirli olmaya kalkarsanız her şeyden ikişer tane götürmeniz gerekir, çünkü bir sürü şeyi kaybediyorsunuz, bozuluyorlar veya kırılıyorlar. Diğer yandan bunun sonu yok. On yıldır Burning Man’e gidenler hala her sene yeniden yeni hazırlıklar yapıyorlar. Ve tuhaf bir şekilde gerçekten playa bir şeye ihtiyacınız olduğu anda, onun çözümünü size sunacak birini karşınıza çıkartıyor. ❤
Bu nedenle bu yazıda yazdıklarımı bilin, en önemli olan şeyleri yanınızda götürmeyi unutmayın, sonra psikolojik olarak kendinizi hazırlıksız yakalanacağınız koşullara hazırlayın. Bu koşullarda sizi ne keyiflendirecekse – güzel kıyafetler de olabilir bu, leziz kokteyller de, flörtöz bir tavır da- onları yanınıza alın. Saçma sapan bir durumda kaldığınızda en azından keyif almaya devam edersiniz. ❤
Ve şunu unutmayın ki, her halükarda benzersiz bir deneyim ve macera yaşayacaksınız.
