Belirsizlik ve Değişimle Birlikte Güzel Bir Hayat

Yaşamınızın dayanıksızlığını kabullenme yolculuğuna hazır mısınız? Durumunuzun sürekli değişen ve asla kesinliği olmayan gerçekliğine aşık olmaya hazır mısınız? Buraya yolu düşenler, benimle hayat hakkında sohbet edenler pekala bilir; ben yaklaşık bir senedir “belirsizlik” konusuna kafayı takmış durumdayım. Bütün hayatımı planlayabileceğimi düşündüğüm, “Şöyle bir ilişki istiyorum.”, “Böyle bir iş istiyorum.” gibi yargılara varıp durduğum bir senenin … Okumaya devam et Belirsizlik ve Değişimle Birlikte Güzel Bir Hayat

Reklamlar

Alfabetik Not Defterim (2. kısım)

Ghosttrack - Jan Blomqvist Bu hafta boyunca en çok dinlediğim şarkı oldu. Gerçekten seksi ritminin yanı sıra, son zamanlarda çok kafa yorduğum “beklentiler” konusundaki sözleri de çok güzel. “Like killing your lover and feeding all the illusions instead.” Gin Tonic: Her zaman her yerde en sevdiğim. Kötü olma, hayal kırıklığına uğratma ihtimali yok. Geceye dair … Okumaya devam et Alfabetik Not Defterim (2. kısım)

Not Defterim: İstanbul’a Dönüş, Müşkülpesent, Craft, Kış Günlüğü

“Bunun hiç başına gelmeyeceğini, gelemeyeceğini, dünyada bunlardan hiç birinin başına gelmeyeceği tek kişi olduğunu sanırsın; sonra herkese olduğu gibi hepsi teker teker senin de başına gelmeye başlar.” 2004 senesi, benim hayatımdaki önemli dönüm noktalarından biriydi: İstanbul’a taşındığım sene, reşit olduğum sene, ailemden ayrı yaşamaya başladığım sene… Şimdi dönüp geriye baktığımda daha bir sürü dönüm noktası … Okumaya devam et Not Defterim: İstanbul’a Dönüş, Müşkülpesent, Craft, Kış Günlüğü

Çünkü kimi zaman yola çıkmak, kaçmak işe yaramaz.*

Yola çık, güneye git. Mümkün olduğunca güneye, denizin seni okşayan bir renge sahip olduğu, sana iyi geleceği bir yere. Tek bir lokantanın, yeni tutulmuş bir balığın pişirildiği tek bir lokantanın olduğu, etiketsiz, belki biraz reçine kokan beyaz şarabın içildiği yere git. Oturup gün batımını seyredebileceğin bir yer olsun... Güneşe karşı gözlerini yumacağın, bedeninin konuşmasına izin … Okumaya devam et Çünkü kimi zaman yola çıkmak, kaçmak işe yaramaz.*

Not Defterim: Gizli Anların Yolcusu, Set Up, Denmas, Gastra, Minimalleşme Çabaları, Kahve Festivali…

Bir gün şirket asansöründe yüzümü aynanın dibine yaklaştırıp, garip mimikler yaparak gözümün kenarındaki kaz ayaklarını kontrol ediyorum endişeyle. Ertesi gün o endişelerimin inadına karnıma ağrılar girip gözlerim çizgilere dönüşene kadar gülüyorum kahkahalarla... Bir gün kolumu kaldırmaya halim olmuyor, beni arayanlarla telefonda konuşmaya bile üşeniyorum. Yabanileşiyorum. Ertesi gün sabahlara kadar dans edip, durmaksızın konuşuyorum içim içime … Okumaya devam et Not Defterim: Gizli Anların Yolcusu, Set Up, Denmas, Gastra, Minimalleşme Çabaları, Kahve Festivali…

İkinci hayatın, tek bir hayatın olduğunu anladığında başlar.

Herkesin sürekli yapmaya niyet ettiği, kendisine sözler verdiği ve asla yapamadığı bir şeyler vardır ya hani… Kendimizden emin bir biçimde “Bu sefer kesin.” deriz. Bizi tanıyanlar, alaycı ve sevecen bir gülümsemeyle “Küllahıma anlat.” manasında bir “hı hı, tabii” der. Benim artık inandırıcılığını tamamen kaybetmiş klişe cümlem: “Bu aralar biraz dinlenmem lazım.” Her seferinde kendimden emin … Okumaya devam et İkinci hayatın, tek bir hayatın olduğunu anladığında başlar.

Miskin bir haftasonundan notlar: Alper Canıgüz romanları, Jash Kınalıada, Last Offline Lovers

Şu an adım adım Türkiye sahillerini arşınlıyor, bol keşif yapıyor, bol havadis topluyor ve bol fotoğraf biriktiriyorum. Bayram tatilinde şehirde kalanlar için, önceki bir miskin haftasonundan notlar yazısı karşınızda. Hepinize -birazcık gecikmeli de olsa- sevdikleri ile birlikte keyifli bir bayram dilerim. Şirket asansörünü beklerken, en son hangi haftasonunu İstanbul’da geçirdiğimi anımsamaya çalışıyorum. “Geçen haftasonu Adana’daydım, … Okumaya devam et Miskin bir haftasonundan notlar: Alper Canıgüz romanları, Jash Kınalıada, Last Offline Lovers

Kalkıp bir kağıda kocaman harflerle “erteleme” yazmalı çünkü hava her gün böyle güzel olmuyor.*

Hayatınızda hiç görmediğiniz bir insanı, bütün kalbinizle sevdiğiniz oldu mu? Sizi hiç arayıp sormasa da, hep sevildiğinizi hissettiren biri? Hiç karşılıklı bir rakı masasında oturup, mezeleri bölüşüp, rakı kadehlerinizden aldığınız yudumlar arasında dertlerinizi paylaşmadığınız halde, ne zaman gerçekten kendinizi hayata karşı küskün veya yaralı hissetseniz, bir kaç kelimeyle yüzünüzü güldürmeyi başaran biri? Benim oldu. Tek … Okumaya devam et Kalkıp bir kağıda kocaman harflerle “erteleme” yazmalı çünkü hava her gün böyle güzel olmuyor.*

Yolda: Doğu Ekpresi’nde bir rakı sofrası

Kars'tan Ankara'ya giden Doğu Ekspresi'ndeyiz. Güneş yavaş yavaş batarken, tren camından görünen manzara muazzam. Yeşil ve turuncu ağaç dalları birbirine karışıyor, hepsinin gölgesi akan suya vuruyor. Yol dönemeçli hal aldıkça, trenin kıvrılan ön kısmı da manzaraya dahil oluyor. (tık tık!) Arka fonda Tuna Kiremitçi ile Yıldız Tilbe var: "Ah yine sevebilirim hayatı, ah yine bulabilirim … Okumaya devam et Yolda: Doğu Ekpresi’nde bir rakı sofrası

Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe