Adana- Tarsus Hattında Bir Hafta Sonu

İstanbul'a taşındığım ilk yıllarda "Adanalıyım" dediğimde, herkesten "Hiç Adanalı'ya benzemiyorsun." cevabı alıyordum. İnsanların aklında Adanalı olmak, çikolata bir tene ve kara kaşlara kara gözlere sahip olup, K harfleri vurgulu konuşmak anlamına geliyordu. Hayatında daha önce hiç Adana'ya gelmemiş arkadaşlarım, orada biraz zaman geçirdikten sonra, hafif bir mahçubiyetle "Ee, burası oldukça modern bir şehirmiş. Ben daha … Okumaya devam et Adana- Tarsus Hattında Bir Hafta Sonu

Adana: kebap, muzlu süt, palmiyeler, parklar

“Adana’da nerede kebap yiyelim?” bana en çok sorulan sorularda biri. Sanıldığının aksine cevaplaması da oldukça zor bir soru. Çünkü biz Adanalılar kendi aramızda bile bunun çok kavgasını yaparız. Birimizin favorisine diğerimiz burun kıvırırız, “eh işte fena değil.” diyip dururuz. Gerçek olan bir şey varsa, İstanbul’da yedikleriniz aslında kebap değil, bir nevi 'uzun köfte' ve Adana’da … Okumaya devam et Adana: kebap, muzlu süt, palmiyeler, parklar

Alfabetik Not Defterim (A-F)

Bazen cümlelerim hayatımın hızına yetişemiyor. Çok fazla şey oluyor, ama onlar üzerinde düşünüp, toparlayıp, belli bir konuda bütünleştirip, bir yazı haline getirecek zaman bulamıyorum. Sadece keyfini çıkarıyorum. Uykusuz şiş gözlerle, kocaman gülümsemelerle oradan oraya koşuyorum. Yine öyle bir dönemdeyim ve bu sıralar keşiflerim alfabetik not defteri şeklinde karşınızda. Adana:  Raporlu geçen yirmi gün, ardından doktor … Okumaya devam et Alfabetik Not Defterim (A-F)