Amman’dan iki muhteşem cafe: Wild Jordan, Books@Cafe ve en iyi falafelci Hashem

Ölü Deniz'den Amman'a doğru yola çıktığımızda biraz buruğuz. Bir hafta önce başladığımız bu seyahatte sırasıyla Akabe, Wadi Rum, Petra ve Ölü Deniz'i gezerek ülkeyi bir ucundan diğer ucuna ederken, her durağımızda bambaşka doğa harikalarının tadını çıkarttık. Amman, İstanbul'a dönüş uçuşumuzu yapacağımız şehir; bu yüzden Amman'a gitmek aynı zamanda seyahatin sonuna çok yaklaştık demek. Diğer yandan, … Okumaya devam et Amman’dan iki muhteşem cafe: Wild Jordan, Books@Cafe ve en iyi falafelci Hashem

Başka gezegende bir gün: Wadi Rum

Petra'da sabah kahvaltımızı ederken, "Ürdün'e sırf Petra için bile gelinirmiş." diyoruz. Seyahatimizin daha üçüncü günündeyiz, önümüzdeki günlerde daha Wadi Rum, Ölü Deniz ve Amman'ı gezeceğiz; ama Petra bizi o kadar mutlu etti ki, daha o anda bu seyahate yaptığımız yatırımın karşılığını almış hissediyoruz. Kahvaltımızı ettikten sonra, bir gün önceden ayarladığımız özel araç ile Wadi Rum'a … Okumaya devam et Başka gezegende bir gün: Wadi Rum

Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri Petra!

Ürdün'deki ikinci günümüzde sabah erkenden kahvaltımızı yapıp, check-out saatinden oldukça erken Akabe'de kaldığımız otelden çıkıyor, otelin bize ayarladığı araca binerek Petra'ya doğru yola çıkıyoruz. O kadar heyecanlıyım ki! Çünkü Petra yıllardır listemde ve aklımda olan bir adres. Ürdün'e gidelim, diye tutturmamın esas sebebi. Petra'ya gitmek, hayallerimden birinin gerçek olması demek.   Yol boyunca Berberi olan … Okumaya devam et Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri Petra!

Akabe: Kızıldeniz, humus, falafel, tabule, bembeyaz kumlar, Kempinski Red Sea

Yıllarca her fırsatta çantamı sırtıma takıp iki üç günlüğüne Avrupa'nın çeşitli şehirlerinin yollarına düştükten ve büyük bir kısmını arşınladıktan sonra, kararımı vermiştim: Artık daha seyrek daha uzun seyahatlere çıkacaktım. Bilmediğim kültürleri görmek, olağan hayat alışkanlıklarımdan uzaklaşmak, şaşırmak, farklı coğrafyaları keşfetmek istiyordum. Her cuma şirkete minik bir valizle gidip iş çıkışında doğrudan havalimanına gitmemi ve pazartesi … Okumaya devam et Akabe: Kızıldeniz, humus, falafel, tabule, bembeyaz kumlar, Kempinski Red Sea

Adana: kebap, muzlu süt, palmiyeler, parklar

“Adana’da nerede kebap yiyelim?” bana en çok sorulan sorularda biri. Sanıldığının aksine cevaplaması da oldukça zor bir soru. Çünkü biz Adanalılar kendi aramızda bile bunun çok kavgasını yaparız. Birimizin favorisine diğerimiz burun kıvırırız, “eh işte fena değil.” diyip dururuz. Gerçek olan bir şey varsa, İstanbul’da yedikleriniz aslında kebap değil, bir nevi 'uzun köfte' ve Adana’da … Okumaya devam et Adana: kebap, muzlu süt, palmiyeler, parklar

Akyaka: Yatıştırıcı rüzgarlar dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını…

Mutfak masasının etrafında üç kız oturmuş laflıyoruz. Saat ve tüketmiş olduğumuz alkol gereği konu her zamanki gibi erkekler ve onlarla ilişkilerimiz. Bardağımdaki son yudumu aldıktan sonra aklıma geliyor, "Ben kafam daha güzel olmadan çantamı toplasam iyi olur." diyip masadan kalkıyorum.  Mantıklı ama geç bir karar. Güneş kremimi, akşam hava serinlediğinde giymek için sweatshirtumu filan unuttuğumun … Okumaya devam et Akyaka: Yatıştırıcı rüzgarlar dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını…

Berlin: Mauerpark Bit Pazarı, Zeit für Brot, Father Carpenter

Seyahate çıkmadan önce araştırma yapmayı ne kadar seviyorsam, benim gittiğim bir şehirler hakkında tavsiye vermeye de bayılırım. Avrupa şehirlerinin çoğunda bu çok kolay bir iştir. Zaten şehirde mutlaka görülmesi gereken bir kaç etkileyici tarihi bina vardır, birkaç tane kesinlikle pas geçilmemesi gereken restoran, önünde fotoğraf çekilmezse olmaz birkaç nokta, ziyaret edilmezse ayıp olacak bir kaç … Okumaya devam et Berlin: Mauerpark Bit Pazarı, Zeit für Brot, Father Carpenter

Berlin’den yüksek doz Noel ruhu

Yeni yıl… Kış mevsimi daha başlamadan, yaz için geriye sayanlardan olsam da, Noel ve yeni yıl süreçlerini çok seviyorum. Işıklarla süslenen binalarla şehirler güzelleşiyor, herkes kendisine dair yeni kararlar alıyor, biraz daha umut ve yaşam dolu oluyor. Çam ağaçları, süsler, tarçınlı kurabiyeler, mumlar, çanlar ruhumuzu şenlendiriyor. Hediyeler paketleniyor, ağaçlar süsleniyor. Piyango biletleri alınıp hayaller kurulmaya … Okumaya devam et Berlin’den yüksek doz Noel ruhu

Yeniden Berlin-1: Casa Camper Otel

Yollarda olmaya ve keşfetmeye bayılan biri olarak, istikamet neresi olursa olsun “gitmeyi” severim. Gittiğim çoğu yer, bana kendimle ilgili bir şey öğretir, harika hikayeler, değişik lezzetler, bakmaya doyamadığım fotoğraflar bırakır. Ama ikinci kere gitme arzusu uyandırmaz. “Gördüm, deneyimledim, çok güzeldi; ama dünyada daha gezilecek o kadar çok yer varken, neden aynı yere tekrar gideyim ki?” … Okumaya devam et Yeniden Berlin-1: Casa Camper Otel

Gaziantep – 1: Katmerci Zekeriya Usta, Orkide Pastanesi, Küşlemeci Halil Usta, Tahmis Kahvesi ve Elmacı Pazarı

Bütün hafta çılgıncasına yoğun bir tempoda çalışıp, akşamları da mba dersine girip yorgunluktan perişan olmuş mantıklı bir insan ne yapar? Cumartesi günü şöyle öğlene kadar güzel bir uyku çekip kendine gelir. Alarmsız uyanır, yatakta döne döne kahvaltıda ne yesem diye düşünür, dinlenir, enerji toplar, özlediği arkadaşlarıyla görüşür filan. Tabii ki ben, hala plan yaparken “mantık” … Okumaya devam et Gaziantep – 1: Katmerci Zekeriya Usta, Orkide Pastanesi, Küşlemeci Halil Usta, Tahmis Kahvesi ve Elmacı Pazarı