Alternatif Tiflis Rehberi: Entree, Fabrika, Moulin Électrique, Khinkali House, Cafe Stamba

Tiflis'te son günümüzün sabahında valizlerimizi toplayıp kaldığımız otelden check-out yapıyoruz. Şehrin en meşhur fırın zinciri olan Entree'nin otelimize en yakın şubesine oturup,  sandviçlerimizi seçiyor ve kahvelerimizi söylüyoruz. Kahve gerçekten leziz; Tiflis'te iyi kahve içmek isterseniz Entree şubeleri aklınızın bir kenarında bulunsun. Sokağı izleyip, mis kokulu kahvelerimizi yudumlarken, o andan sonrası için hiç bir planımız yok. … Okumaya devam et Alternatif Tiflis Rehberi: Entree, Fabrika, Moulin Électrique, Khinkali House, Cafe Stamba

Tiflis Old Town’dan Tarz Cafeler: PurPur ve Cafe Linville

Narikala'dan indikten sonra Old Town'u karış karış yürüyoruz. Binların her birinin mimarisi çok özgün ve güzelken, boyalarının hiç yenilenmemesine, binaların dışındaki oyma ve süslemelerin tamamen yok olmaya bırakılmasına şaşırıyoruz. Bizi daha çok şaşırtan bir diğer şey de, bu binaların önünde gayet lüks arabaların durması, arabalardan inenlerin bu evlere girmesi oluyor. Şaşkınlıkla anlamaya çalışıyoruz: "Bu insanlar gerçekten … Okumaya devam et Tiflis Old Town’dan Tarz Cafeler: PurPur ve Cafe Linville

Tiflis’te Turistik İlk Gün: Dzveli Tbilisi ve Narikala

Sabah telefon sesiyle uykumdan uyanıyorum. Benim kolay kolay telefon sesi ve alarmı duymayan biri olduğumu düşünürsek, oldukça ısrarlı ve uzun uzun çalmış olmalı. Daha nerede olduğumu anlayacak kadar ayılmadan, otel telefonunu kulağıma götürüyorum. Çok heyecanlı ve mutlu bir ses, "Kahvaltıda ne yemek istersiniz? Odanıza bir şeyler yollayalım mı?" diye soruyor. "Uyuyakaldık ve Gürcistan'daki ilk günümüzü … Okumaya devam et Tiflis’te Turistik İlk Gün: Dzveli Tbilisi ve Narikala

Macera ve Şarap Dolu Gürcistan’a Giriş

Gürcistan uzun zamandır aklımda olan bir istikametti. Büyük bir beklentim olduğundan değil de, daha çok burnumuzun dibinde birkaç gün kaçılabilecek bir yer olduğundan… Ve daha önce hiç gitmediğimden… Çok gelişmemiş, kasabaya benzer şehirlerle karşılaşacağımı düşünüyordum. “Amaaan çok ucuzmuş, gidelim bir hafta sonu kafa değişikliği olur.” diyordum. Her niyetlendiğimde, Hopa ve Tiflis uçak biletlerinin fiyatına bakıp, … Okumaya devam et Macera ve Şarap Dolu Gürcistan’a Giriş

Alternatif Dedeağaç: Dadia Ormanı, Casino Thraki ve Kavala açılımı

Yunanistan'a gidildiğinde planlar ve beklentiler neredeyse hep aynıdır: Bolca uzo ve şarap tüketmek, güzel ahtapot ızgaraları mideye indirmek, keyifli taverna gecelerinde çakırkeyif halde kadehleri tokuşturmak ve  mevsim uygunsa bir de deniz kıyısında güneşlenip billur gibi denizlere girmek. Tabii gidilen yer Yunan adalarından biriyse plan ufak değişiklikler gösterebilir; yine temel hatları ile her Yunanistan ziyareti yukarıda … Okumaya devam et Alternatif Dedeağaç: Dadia Ormanı, Casino Thraki ve Kavala açılımı

Hellas Komşu: Alexandroupoli (Dedeağaç)

Akşam mahallemizde sushilerimizi yiyor, şaraplarımızı içiyoruz. Mr. Papyon’un “Çok geçe kalmayalım, sabah erken kalkacağız.” uyarısını pek ciddiye almıyorum. Evet, sabah erkenden yola çıkmaya karar verdik, ama yakalanacak bir uçak yokken ve arabayla çıkılacak bir seyahat söz konusuyken, kimsenin gerçekten 5:00’te evden çıkacağına kesinlikle inanmıyorum. Hep “Aman gün ölmesin.” denir, “Erkenden yola çıkalım.”, sonra bir kaç … Okumaya devam et Hellas Komşu: Alexandroupoli (Dedeağaç)

Humus ile kuş gözü lahmacun mu ilginizi çeker, Kleopatra’dan Aziz Paul’e tarih mi? Tarsus.

Adana ile ilgili nasıl meşhur olduğunu kesinlikle anlamadığım şeylerden biri su böreği. Bir Adanalı olarak, Adana'da yaşadığım yıllarda kahvaltı için kalkıp Antakya'ya bile giderdik; ama börek yemek için Yüreğir'e gitmek? Kesinlikle böyle bir şey yoktu hayatımızda. Ben mi bir şey kaçırdım, diye Adanalı arkadaşlarıma da sorduğumda herkes "Ne böreği ya, Kazım'da muzlu süt yengen yenir." … Okumaya devam et Humus ile kuş gözü lahmacun mu ilginizi çeker, Kleopatra’dan Aziz Paul’e tarih mi? Tarsus.

Şehir portakal çiçeği kokarken gel, ama en belalı mahalleleri gez: ADANA

Adana son bir kaç yılda çok popüler bir hafta sonu istikameti oluverdi. Ben üniversitede okurken, "Adanalıyım" dediğimde genelde burun kıvırılırdı; şimdi "Adanalıyım." dediğim anda "Beni de götürür müsün?" sorusu geliyor. Bunda, Adana hakkında çıkan haberlerin, çekilen dizilerin ve belgesellerin, bir de Portakal Çiçeği Festivali'nin büyük etkisi var sanıyorum. Bir de influencer'ların paylaştığı çok iştah açıcı … Okumaya devam et Şehir portakal çiçeği kokarken gel, ama en belalı mahalleleri gez: ADANA

Adana- Tarsus Hattında Bir Hafta Sonu

İstanbul'a taşındığım ilk yıllarda "Adanalıyım" dediğimde, herkesten "Hiç Adanalı'ya benzemiyorsun." cevabı alıyordum. İnsanların aklında Adanalı olmak, çikolata bir tene ve kara kaşlara kara gözlere sahip olup, K harfleri vurgulu konuşmak anlamına geliyordu. Hayatında daha önce hiç Adana'ya gelmemiş arkadaşlarım, orada biraz zaman geçirdikten sonra, hafif bir mahçubiyetle "Ee, burası oldukça modern bir şehirmiş. Ben daha … Okumaya devam et Adana- Tarsus Hattında Bir Hafta Sonu

Ege’den Havadisler: Duvarları resimli Ulamış Köyü, sokakları korkuluklu Barbaros Köyü

Hep birden fazla evde yaşayanlardan oldum ben. Üniversiteye başlayana kadarki süreçte hafta içlerini Adana'daki evimizde, haftasonlarını Toroslar'daki dağ evimizde geçirirdik. Haftanın en az birkaç günü de dedemle babaannemde kalırdım. Bu evlerin hepsinde bana ait bir odam, kıyafet ve kitaplarla dolu dolaplarım vardı. İstanbul'da yaşamaya başladıktan sonra da, annemle babamın farklı şehirlerde olması sebebiyle çok 'evli' … Okumaya devam et Ege’den Havadisler: Duvarları resimli Ulamış Köyü, sokakları korkuluklu Barbaros Köyü