Brüksel’den Notlar: Oscar and the Wolf, Peck47, Mary, Aksim, Belga

Antwerpen sokaklarında gezerken, akşam kaçta konsere gitmemiz gerektiği konusunda tereddüt yaşıyoruz. Oscar and the Wolf, Türkiye’deki konserlerinde asla 23:00’ten önce sahneye çıkmadı, ama biletin üzerinde tek bir saat bilgisi var: 20:00. “20:00 çok erken değil mi?”, “Ay, Avrupalılar da biraz garip, hakikaten 20:00’de başlıyor olabilir de konser.” gibi çelişkiler yaşadıktan sonra, konseri kaçırmaktansa erken gitmenin … Okumaya devam et Brüksel’den Notlar: Oscar and the Wolf, Peck47, Mary, Aksim, Belga

Reklamlar

Not Defterim: Gizli Anların Yolcusu, Set Up, Denmas, Gastra, Minimalleşme Çabaları, Kahve Festivali…

Bir gün şirket asansöründe yüzümü aynanın dibine yaklaştırıp, garip mimikler yaparak gözümün kenarındaki kaz ayaklarını kontrol ediyorum endişeyle. Ertesi gün o endişelerimin inadına karnıma ağrılar girip gözlerim çizgilere dönüşene kadar gülüyorum kahkahalarla... Bir gün kolumu kaldırmaya halim olmuyor, beni arayanlarla telefonda konuşmaya bile üşeniyorum. Yabanileşiyorum. Ertesi gün sabahlara kadar dans edip, durmaksızın konuşuyorum içim içime … Okumaya devam et Not Defterim: Gizli Anların Yolcusu, Set Up, Denmas, Gastra, Minimalleşme Çabaları, Kahve Festivali…

Not Defterim: Zamanda Yolculuk, Careem, Girl Boss, Coconut Mambo, Sankofa ve devamı.

Günlerden cuma... Cuma günlerini severim, kendine has bir enerjisi, tatlı bir pervasızlığı vardır. Seyahate çıkmadan önceki son saatleri anımsatır bana. O cuma ise benim için apayrı keyifli. Çünkü MBA yüksek lisansımın bir dönemini daha kapatmışım. Hayatımda son bir senedir, işteki sorumluluklarımın yanı sıra, sürekli bir ödev teslimi, proje sunumu, vize veya final sınavı vardı. Özellikle … Okumaya devam et Not Defterim: Zamanda Yolculuk, Careem, Girl Boss, Coconut Mambo, Sankofa ve devamı.

Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Eminönü: Mim Kahve, Közde Künefe, Köfteci Özkan, Cağaloğlu Hamamı

Ne zaman yurtdışından bir misafirim gelse, birkaç güne mümkün olduğunca çok şey sığdırılmış programlar hazırlarım. Onlara İstanbul'a neden aşık olduğumu deneyimletmeye çalışırım. Her şeyin bir arada olmasının büyüsünü anlamalarını isterim. Yıllar yıllar önce üniversite sınavı için çalışırken, en büyük motivasyonumun İstanbul'a taşınmak olduğunu anlatırım. 2004 yılında pılımı pırtımı toplayıp geldiğim bu şehrin, benim için özgürlüğün … Okumaya devam et Eminönü: Mim Kahve, Közde Künefe, Köfteci Özkan, Cağaloğlu Hamamı

Bir İstanbul aşığı rehberliğinde turistik (!) haftasonu

Şirkette her şeyiyle sıradan bir pazartesi. Herkes bir yerlere koşuşturuyor, mailler yağıyor, kahve almaya veya tuvalete giderken ayak üstü sohbetler ediliyor. O sırada telefonuma bir ekran görüntüsü geliyor. Londra - İstanbul bileti karşımda duruyor. "Ajandana kaydet" notuyla... İnanamıyorum! Şirketteki masamın üstüne çıkıp dans etmek istiyorum. Yüzümde şapsal ve kocaman bir gülümsemeyle kendi kendime mırıldanıyorum: "Geliyor … Okumaya devam et Bir İstanbul aşığı rehberliğinde turistik (!) haftasonu