Bir 29. yaş daha!

Son bir kaç senedir doğum günüm yaklaşmaya başladığı anda durup geride kalan yaşımı gözden geçiriyor, neleri iyi, neleri eksik yaptığımı tartıyor, büyük kararlar alıyor, dilekler diliyor, havalı cümleler içeren yazılar yazıyordum. Ardından yıllar geçtikten sonra bile kahkahalarla andığımız olaylı doğum günü partilerim de geleneksel bir hal almıştı. Bu seneki "geleneksel 29. yaş doğum günüm" için … Okumaya devam et Bir 29. yaş daha!

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 8

Beni Alaçatı’ya götürecek olan transferi beklerken heyecanlıyım. Defalarca telefonumu çıkartıp saçımı ve rujumu kontrol ediyorum, güneş lekelerimi pudrayla yeteri kadar saklayabildim mi acaba diye endişeleniyorum. Aslında o sırada asıl endişem dış görünüşüme ilişkin değil. Alaçatı’ya bu sefer kız arkadaşlarımla eğlenmeye gitmiyorum, doğrudan onun yanına gidiyorum. “Ya geçen seferki kadar güzel zaman geçiremezsek birlikte?” asıl endişem. … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 8

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 7

Bütün bu curcunada vata X pitta projemizden de bahsetmeye hiç fırsat bulamadım. İşten ayrıldığım ilk haftalarda, bir anda büyük farkındalıklar yaşamaya başlamıştım. "Kendi hayatıma ben ne yapmışım?" diyip duruyordum şaşkınlıkla. Yıllardır gece gündüz çalışırken, bütün emeğimi, uykusuz gecelerimi, sabah erkenden kalkıp işe gitmelerimi gardrobuma gömdüğümle ve aşırı çok kıyafetim olduğuyla yüzleşmiştim. Büyük bir hızla bu parçaları Mushaboom … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 7

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 6

Keyfim yerinde günler geçirirken, üzerimden tır gibi geçen eski sevgilimle de birlikte bir akşam yemeği yemeye karar veriyoruz. Bütün kız arkadaşlarım “Ya Sezen ne yaptığını sanıyorsun? Lütfen yapma! Aklın karışacak filan, saçma sapan bir hikayeye dönecek.” diye endişeleniyorlar benim için. Oysa ben duygularımdan, ne isteyip, ne istemediğimden o kadar eminim ki! Hiç böyle bir kaygım … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 6

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 5

Alaçatı’daki son günümüz. Kız arkadaşımla transferimizi ayarlayıp, son bir bira içmek için Hacı Memiş’te bir mekana oturuyoruz. “Ay çok iyi geldi soğuk soğuk hadi bir bira daha”, “Bir de nachos mu yesek, çok lezzetliymiş yalnız.” derken biraları ardı ardına deviriyoruz. Kendimizi harika hissediyoruz. Hayatımızda bugüne kadar yaşadığımız ve yaptığımız her şeyin bizi şimdiki biz yaptığının … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 5

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 3

Kaş’ta ilk gecemizde No.11’de barda oturuyoruz. Muhteşem tesadüfler sonucunda şenlikli kalabalık bir kız grubuyuz. Leziz kokteyller, birbirimize anlatılacak dedikodular, Türkçe pop’un dibine vurmalar… Ortam zaten çok samimi, herkes herkesle dans ediyor, şakalaşıyor. Bir adam bana sarıyor; ben avaz avaz şarkı söyleyip dans ederken, sürekli sohbet etmeye çalışıp sorular soruyor. Kestirme cevaplar verip, dans etmeye devam … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 3

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 2

“Sürekli partilediğim için duygularımla mı yüzleşemedim henüz?” diye kendimi sorguluyorum. Sonuçta bana kötü şeyler yaşatmış olsa da, benim için "öylesine" bir adam değildi. Onun yanındayken ve kollarının arasındayken mutlu bir kadındım. Yine karmakarışık oluyorum. Başa dönüyoruz. Biraz eve ve içime kapanıyorum, kağıt arşivlerimi temizliyorum, eski günlüklerimi okuyorum. Fark ediyorum ki, biz olup bitenlerden sonra bütün rakı … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 2

Cin tonik kokulu aşklar – 1

Kalbim kırılmış ve yıkılmış halde Patmos’tan dönmüşüm. Birkaç gün evde cin ve çikolatayla beslenerek, kimseyle görüşmeden yabani günler devirdikten sonra, arkadaşlarım “Bu böyle olmaz!” demiş, beni sokağa çıkartmaya başlamışlar. Bir de bana zorla yemek yedirmeye… Çünkü 45 kiloya düşmüşüm, göz altlarım da içine doğru girmiş. Bir sürü günümüzü yaşadıklarımı rakı masalarına yatırarak geçirmiş, adamın neden böyle davrandığını … Okumaya devam et Cin tonik kokulu aşklar – 1

Gelsin hayat bildiği gibi gelsin, işimiz bu; yaşamak

İnsanın hayatında üç ay çok kısa bir süreymiş gibi görünüyor. Göz açıp kapatıncaya kadar geçen bir süre... Ben ise geride kalan üç ayda, bu sürenin bir kişinin hayatını baştan aşağı değiştirmeye yetebileceğini deneyimledim. İlk önce yıllardır çalıştığım iş yeri ile bağlantım kesildi. Orada daha uzun yıllar çalışmayacağımı biliyordum; çünkü benim verdiklerim aldıklarımın çok üzerine geçmeye … Okumaya devam et Gelsin hayat bildiği gibi gelsin, işimiz bu; yaşamak

Kişisel Aşk Tarihim

Evde dans edip ağlarken, gözümün önüne nice sahne geliyor. Çeşme’den, Napa’dan, Oslo’dan, Londra’dan, İstanbul’dan, Tel Aviv’den; havalimanlarından, restoranlardan, partilerden… Dans ederken, kahkahalar atarken, kadehler tokuşurken, el ele yürürken, kendimi tamamlanmış hissederken, mutluyken, ışıldarken… Karşımda bambaşka adamlar bana ışıldayan gözlerle bakarken… Gülümsüyorum. Daha çok dans ediyorum. “Teşekkür ederim hayat!” diyorum. Kendime bir bardağa biraz buz, üzerine … Okumaya devam et Kişisel Aşk Tarihim