Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Kars’a Gitmeyi Düşünenlere Faydalı Bilgiler

O pazar sabahı aslında organize etmemiz gereken esaslı bir konu var: Sarıkamış'a gitmemiz gerekiyor. Otobüsle mi, trenle mi gideceğimizi bilmiyoruz; ne kadar sıklıkta sefer olduğunu da... Ama o an kafamızı bambaşka bir şeye takmış durumdayız. "Bu kırmızı kekin içinde ne var?" Kaldığımız otelin açık büfesindeki leziz peynirlerle enfes bir kahvaltı yaptıktan sonra, Türk Kahvelerimizi içerken, … Okumaya devam et Kars’a Gitmeyi Düşünenlere Faydalı Bilgiler

Lale Devri’nin son eseri İshakpaşa Sarayı ve Kars’ın olmazsa olmazı kaz eti

Birbirimize bakıp şaşkınlıkla tekrar ediyoruz: "Biz İstanbul'dan ayrılalı daha 24 saat bile olmadı." Kars'a uçtuk, Kars Kalesi'ne tırmanıp şehre tepeden baktık, leziz peynirleri tadarak peynir alışverişimizi yaptık, türbede kilitler açarak dileklerimizi diledik, Kars lezzetlerini tattık, Selçuklular'ın Anadolu'ya girdiği nokta olan Ani Harabeleri'nde mistik ortamın tadını çıkardık, donmuş Çıldır Gölü'nün masalsılığına kendimizi teslim edip süslü atların … Okumaya devam et Lale Devri’nin son eseri İshakpaşa Sarayı ve Kars’ın olmazsa olmazı kaz eti

Ani ve Çıldır Gölü: Denize yakın evimiz yok ama gökyüzüne sıfır hayallerimiz var.

Bir taksinin arka koltuğundayız. Saat daha 8:00 bile değil. Arka koltuğun camları buz tutmuş olduğu için ancak biraz kaykılıp ön camı görüş alanıma aldığımda dışarıyı görebiliyorum. Uçsuz bucaksız beyazlığın ortasında, farklı renk olan tek şey üzerinde gittiğimiz asfalt yol. Üzerimde her şeyden iki tane var: İki tane kazak, iki tane çorap, iki tane tayt... Ayağımdaki … Okumaya devam et Ani ve Çıldır Gölü: Denize yakın evimiz yok ama gökyüzüne sıfır hayallerimiz var.

Kars 1. gün: Kars Kalesi, Peynir Alışverişi, Türbe Dilekleri, Lokal Lezzetler

Perşembe sabahı uyandığımda düpedüz heyecanlıyım. Kars, Türkiye'de sıradan bir haftasonu kaçamağının ötesinde kalbimin atışını hızlandırıyor. Hem organizasyonunun güçlüğü ve tren bileti almak konusundaki büyük çabamızın etkisi var bunda, hem uzun zamandır aklımda ve kalbimde olan bir istikamete sonunda yolumu düşürüyor olmamın... Haftasonu planlarımı soranlara "Kars'a gidiyorum." diyorum yüzümde kocaman bir gülücükle. İki uçta tepkiler alıyorum: … Okumaya devam et Kars 1. gün: Kars Kalesi, Peynir Alışverişi, Türbe Dilekleri, Lokal Lezzetler

Kars ve Doğu Ekspresi-1: Hazırlık, Merak Edilenler, Rota

Orhan Pamuk'un Kar romanı ile aklıma düşmüştü Kars, bundan yıllar önce. Sonra 2015 yılında, birlikte harika seyahat anılarım olan bir adamla gidiş-dönüş Kars uçak biletleri alıp planlama yapmaya başladık. Gelgelelim Kars seyahatinin tarihi geldiğinde, adam artık hayatımda yoktu; Avrupa uçuşları ise inanılmaz promosyonluydu. Kars biletlerimi Selanik biletine çevirip, görmek için öldüğüm Meteora'nın yolunu tuttum. Aradan … Okumaya devam et Kars ve Doğu Ekspresi-1: Hazırlık, Merak Edilenler, Rota

Eminönü: Mim Kahve, Közde Künefe, Köfteci Özkan, Cağaloğlu Hamamı

Ne zaman yurtdışından bir misafirim gelse, birkaç güne mümkün olduğunca çok şey sığdırılmış programlar hazırlarım. Onlara İstanbul'a neden aşık olduğumu deneyimletmeye çalışırım. Her şeyin bir arada olmasının büyüsünü anlamalarını isterim. Yıllar yıllar önce üniversite sınavı için çalışırken, en büyük motivasyonumun İstanbul'a taşınmak olduğunu anlatırım. 2004 yılında pılımı pırtımı toplayıp geldiğim bu şehrin, benim için özgürlüğün … Okumaya devam et Eminönü: Mim Kahve, Közde Künefe, Köfteci Özkan, Cağaloğlu Hamamı

Trend Alarmı: 2017 ilkbahar ve yazında neler giyiyoruz?

Dadadaaam! Yazdıklarımı uzun zamandır takip edenler, bu başlığı görünce şaşırmış olabilir; çünkü bugüne kadar hiç yazmadığım tarzda bir yazı ile karşınızdayım. Aslında "şekilci" olmakla suçlanacak kadar kıyafetlere, çantalara ve ayakkabılara düşkünümdür. Bir adama kullandığı çanta yüzünden ilgi duymaya başlayabilir, giydiği gömlek yüzünden farklı dünyaların insanı olduğumuza karar verebilirim. Diğer yandan vurgulamalıyım ki; benim yaklaşımım "moda" … Okumaya devam et Trend Alarmı: 2017 ilkbahar ve yazında neler giyiyoruz?

Çekim Yasası Diyeti

Bundan on yıl kadar önce... Los Angeles'tayım. Work&travel programına kaydolmuş, üniveristedeki final sınavlarımız biter bitmez de tası tarağı toplayıp, dört kız Los Angeles'a gelmişiz. Gelişimizden iki ay kadar sonra, orada bir sürü arkadaş edinmişiz, beachlerin hepsini talan etmişiz, evimizde saten çarşaf takımları, margaritha bardakları ve hatta domates salçası ile Türk kahvesi bile mevcut olacak kadar … Okumaya devam et Çekim Yasası Diyeti

Not Defterim: İkitelli, Son Zenne, Pera’nın Zamanı, La La Land, Bridget Jones

Kaç gece kendimi topuklu ayakkabılarım ve mini eteğimle Yenibosna metro istasyonunda buldum; soğuk içime işlerken -sonunda gelen- metronun yansımasından kendime baktığımda "Şu andaki görüntünle Spago'nun ferah ve upuzun barının kenarına daha çok yakışabilirdin. Elinde de ders kitabı yerine, şampanya kadehi olabilirdi. Veya nefis bir kokteyl, mesela Pandora's Box." diye düşündüm ve "Neyin peşindesin kızım, ne … Okumaya devam et Not Defterim: İkitelli, Son Zenne, Pera’nın Zamanı, La La Land, Bridget Jones