#dahaiyiben: Alışveriş Rejimi

Mayıs ayının başlarıydı. O kadar yoğun bir tempo içindeydim ki, ne “Ay, bahar yorgunluğu şekerim, bu aralar bir halsizlik bir halsizlik sorma.” bahanesinin arkasına sığınıp tembel keyifler çatabiliyordum; ne de günlerin uzamasını, havaların ısınmasını fırsat bilip kendimi sokaklara atabiliyordum. Sabahtan akşama kadar şirkette çalışıyor, işten çıkıp yüksek lisans derslerine giriyordum. Yetmiyormuş gibi, dönem sonuna geldiğimiz … Okumaya devam et #dahaiyiben: Alışveriş Rejimi

Reklamlar

Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Not Defterim: Saça keratin, dolaba Zaful

Önümde bir kağıt parçası, bir elimde kahve fincanı, diğer elimde kalem, arka fonda Bonobo'dan Black Sands. Ateşim 38,5 derecelerde. Alt alta yazıyorum, siliyorum, bir daha düzenliyorum, karalıyorum, kağıdı çevirip tekrar yazıyorum, tekrar siliyorum. Yanlış mı hesaplıyorum diye hesap makinesiyle topluyorum. Yine olmuyor. İmkansız. Yazdıklarımın üstüne kocaman bir çarpı attıktan sonra, kağıdı ve kalemi bir kenara bırakıp … Okumaya devam et Not Defterim: Saça keratin, dolaba Zaful