Not Defterim: Balat’tan harika bir teras ve izlemelik şahane filmlerle diziler

Sonunda restoranlara, cafelere, barlara tekrardan kavuştuk. Açıldıkları gün iş çıkışında soluğu mahallemizdeki en sevdiğimiz bar olan Hunhar'da aldık. Özlediğimiz kokteylleri kapanışa kadar ardı ardına devirdik. Mekanlar kapandıktan sonra, eve gitmeye hiç niyeti olmadan kaldırımda takılmaya devam eden güruha karıştık. "Çakmağınız var mı?", "Ben de biramı şuraya koysam problem olmaz değil mi?" gibi basit sohbetler, uzun … Okumaya devam et Not Defterim: Balat’tan harika bir teras ve izlemelik şahane filmlerle diziler

Yeni Trend: Taytlarla Öğle Rakısı

Maske takmaya alıştık artık, bir iki saat sonra içimize fenalık basmıyor. Yedek maske ve kolonya, cüzdan ve anahtar kadar çantamızdaki yerini sabitleyeli çok oldu. Uzaktan çalışma ve çalışma saatleri konusunda bu kadar net bir fikir birliği ve standart bir uygulama yok. Bazı arkadaşlarım -özellikle uluslararası firmalarda çalışanlar- hala kesintisiz biçimde uzaktan çalışıyor. Bazı şirketlerde dönüşümlü … Okumaya devam et Yeni Trend: Taytlarla Öğle Rakısı

Ben deliriyorum. Yaşıyorum. Paketli gıdalardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum.*

Yeni yaşımı, farklı bir şehre veya ülkeye taşınmanın veya bir yeri terk edecek olmanın heyecanıyla yaşamaya karar vermiştim. Yepyeni bir yere taşındığınızda, ezberlerin olmadığı topraklara ayak bastığınızda, algı daha açık ve merak daha yüksek olur; en sıradan sokaklarda bile yürürken her detaya dikkat edilir; olağan gündelik eylemler bile heyecan verir ya... Aynı şekilde bir yerden … Okumaya devam et Ben deliriyorum. Yaşıyorum. Paketli gıdalardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum.*

Not Defterim: Gün batım adreslerinden, astrolojik haritaya; en lezzetli hamburgerden, sanata…

Çok uzun yıllardır ilk defa, bir yıl boyunca hiç yıllık izin kullanmadan çalıştım. Ki ben, daha işe başladığı ay müdürünün karşısına "Benim Amerika'ya gitmem lazım, dokuz gün ücretsiz izin kullanabilir miyim?" diye dikilen bir karakterdim. Diğer yandan mekan bağımsız çalışmanın avantajını sonuna kadar kullandım. Yazın büyük bir kısmında İstanbul dışındaydım; ama daha önce gittiğim, bildiğim … Okumaya devam et Not Defterim: Gün batım adreslerinden, astrolojik haritaya; en lezzetli hamburgerden, sanata…

Ruhun Doysun: “Yemeğim benden çok seyahat etmesin.”

Dağınık kumral saçlar, mavi dümdüz bir t-shirt geçirilmiş biçimli bir vücut, ensede ve kollarda dövmeler... Kahve makinesinden güzel bir seramik fincana kahvesini doldurup yudumluyor. Tam bir serseri rock star görüntüsü. Az sonra yüzünde muazzam bir ciddiyetle sebzeleri kesmeye, hamur yoğurmaya ve ocağın üzerinde malzemeleri karıştırmaya başlıyor. Çok basit malzemelerden tablo gibi tabaklar yaratıyor. Sonra köylüleri, … Okumaya devam et Ruhun Doysun: “Yemeğim benden çok seyahat etmesin.”

Taksim Yeniden (mi?): Biraz nostalji ve keyifli bir gün rehberi

Benim İstanbul'a taşındığım ilk yıllarda şehrin en cazip noktası hiç şüphesiz Taksim ve çevresiydi. Alkazar'da Avrupa filmleri izlenir, tarz ve sıradışı aksesuarlar Atlas Pasajı'ndan alınır, haftasonu giyilecek kıyafetler Terkos'taki ihracat fazlası kıyafet yığınları arasından seçilir, bira içmek için Nevizade'ye, güzel müzik dinlemek için Babylon'a gidilirdi. Gece dışarı çıkmak da -arada bir canlı Türkçe pop dinlemek … Okumaya devam et Taksim Yeniden (mi?): Biraz nostalji ve keyifli bir gün rehberi

İstanbul’dan Keşifler: Yalova Restorant, Primitif Sokak Yemekleri, Westend, nab.

Hava karanlıkken evden çıkıyorum. Elimde bir kaşık hindistancevizi yağı karıştırılmış kahve dolu fincanımla. Sabah kahvaltısı niyetine... Mesleki olarak çok geliştirici, özel hayat açısından bakarsak oldukça yoğun bir tempoda çalışıyorum. Sürekli partilememe ve yoğun flört gündemime alışan arkadaşlarıma endişe verecek kadar sakin günler geçiriyorum. Sıcacık bir duş alıp yağlara bulanmak ve sonra sıcak evimde takılmak, dışarıdaki … Okumaya devam et İstanbul’dan Keşifler: Yalova Restorant, Primitif Sokak Yemekleri, Westend, nab.

Not Defterim: Türk Mutfağı 2.0, Ahmet Kaya, İki Tek, İkiz Kalpler Meditasyonu

Üzerime bir elbise geçirip evden çıktığım, el kadar çantaya birkaç bikini, jean şort ve crop top koyup haftalarca seyahat ettiğim günleri, bronz bacaklarımı, tuzlu su ile hep hacimli duran saçlarımı şimdiden özlemeye başladım bile. Geçenlerde bir sabah, "Çok soğuk." diye isyan ederek taksiye binip, kahve termosumu kafama diktiğim anda taksici abi büyük bir sükunetle "150 … Okumaya devam et Not Defterim: Türk Mutfağı 2.0, Ahmet Kaya, İki Tek, İkiz Kalpler Meditasyonu

Not Defterim: Kucuk by Klein, Arter, Living with Yourself, Kaldırım Serçesi

Hayatımı düzene sokarak, kendi dengemi bulmaya çalıştığım günler geçiriyorum diye inkar edecek değilim: Ben gerçekten gece dışarı çıkmayı, sabahlara kadar dans etmeyi ve ayaklarımın sızladığını eve gelip yatağa uzandığımda fark etmeyi seviyorum. Üzerine 748473 kişi bassa da, üzerine yapış yapış iz bırakacak şekerli bir kokteyl dökse de hiç dert etmeyeceğim, ayda en az iki kere … Okumaya devam et Not Defterim: Kucuk by Klein, Arter, Living with Yourself, Kaldırım Serçesi

Söyle şimdi bana. Yapmadan olabilir misin?

"Tamam artık düzenli ve sakin bir hayata başlıyorum." kendime en sık söylediğim yalan. Pazartesi kalkıyorum, işe gidiyorum. "Bu akşam erkenden eve giderim, ya evi düzenlerim ya da spora giderim." diyorum. Sonra kendimi İstanbul'un bir noktasında, harika insanlarla tanışırken veya özlediğim arkadaşlarımla çok eğlenirken buluyorum. Bu hafta da öyle bir haftaydı. İnanılmaz yoğun bir iş temposuna, … Okumaya devam et Söyle şimdi bana. Yapmadan olabilir misin?