Hala milyoner olmayan bir kızın not defteri: Tuhaf Bir Dibe Vurma Hikayesi, Velvet Cafe, Jameson ve devamı…

Yılın son günü, cebimizde milli piyango biletlerimiz Emirgan'dan Bebek'e kadar yürüyoruz. Satılık yazısı asılmış denize sıfır dairelere bakınarak, "Yok onun manzarası güzel ama balkonu küçük.", "Baksana araç park edecek yeri bile yok." gibi ukalalıklar yaparak... Ertesi gün milyoner olarak uyanırsak, o parayı ne yapacağımızı tartışıyoruz annemle. Onun için "ev" gerçekten hayatın önemli bir unsuru. Olabileceği … Okumaya devam et Hala milyoner olmayan bir kızın not defteri: Tuhaf Bir Dibe Vurma Hikayesi, Velvet Cafe, Jameson ve devamı…

Not Defterim: Atatürk Arboretum’u, Batard, Pilevneli Gallery Depo, Yaşar, Dünyada Aşk ve daha fazlası…

Ben her kış biraz miskinleşirim. Bronz vücuduma bir elbise geçirip sokağa çıkabildiğim, kırmızı bir ruj ile harika göründüğüm günler bittiğinde, kıyafetime mont uydurmaya üşenmeye başlarım. Apartman kapısından dışarı çıktığım anda yüzüme vuran soğuk hava karşısında içimden gelen tek şey, büyük bir hızla merdivenleri çıkıp tekrar eve girmek olur. Elimde olsa seve seve bütün kışı bolca … Okumaya devam et Not Defterim: Atatürk Arboretum’u, Batard, Pilevneli Gallery Depo, Yaşar, Dünyada Aşk ve daha fazlası…

Not Defterim: MSA’nın Restoranı, Müslüm, Nuran Meyhane, The Steeve, Bohemian Rhapsody

İstanbul'un tadını çıkartanlardan olmak için herkesin vereceği reçeteler birbirinden farklı olacaktır. Bence İstanbul'da mutlu yaşamak için, olmazsa olmaz şeylerden biri "keşif ruhu"nu kaybetmemek. Çünkü bu şehir, trafiği ve kalabalığı gibi bir çok can sıkıcı unsurunun yanında bir de dünyada çok az şehrin sunduğu bir güzelliğe sahip: Hiç bitmemesi! İstanbul, merak duygusunu kaybetmeyenlere durmadan keşfedilecek bir … Okumaya devam et Not Defterim: MSA’nın Restoranı, Müslüm, Nuran Meyhane, The Steeve, Bohemian Rhapsody

Not Defterim: İstanbul’da İstanbul’u özlemek, Balat, Cağaloğlu…

Apartmanın kapısından çıkmadan önce, telefonumun ön kamerası ile makyajımı kontrol ediyorum. Bu yaşıma geldim, hala çok iyi yapamıyorum bu makyaj işini; ama aşama kat ediyor olmaktan gururluyum. Kulaklıklarımı takıyorum, Monolink ile Acid Pauli’den The End kulağımda, müziğin ritmine adımlarımı uydurarak Beşiktaş’a doğru yürümeye başlıyorum. Ihlamurdere Caddesi’nin üzerindeki dizi dizi tekel ve bakkal arasında, herkesin, daha … Okumaya devam et Not Defterim: İstanbul’da İstanbul’u özlemek, Balat, Cağaloğlu…

Seramik aşkı, Seramik Kursu Macerası ve Armutlu’daki Lezzet Durakları

Hayatımda minimal olmayı başarabildiğim tek konu ev eşyaları. Tek bir yemek takımı, üç tane tencere ve iki tane nevresim takımı ile yıllardır gül gibi geçinip gidiyorum. Hiç halım, kilimim yoktur. Kıyafet odamda duran tek kişilik misafir yatağını da geçen hafta atarak, evdeki yatak sayısını bile teke indirdim. “Ev için alışverişe çıkayım.” diyerek kendimi sokaklara vurduğumu … Okumaya devam et Seramik aşkı, Seramik Kursu Macerası ve Armutlu’daki Lezzet Durakları

İstanbul’da yaz bitmeden: Perili Köşk, Sahil Yürüyüşü, Klein Garten

Yaz bitiyor. Aşırı sıcak diye söylenmeler sona erdi. Okul alışverişine davet eden reklam postaları ardı ardına düşer oldu. Şeftaliler saman gibi olmaya başladı, ısırınca koldan aşağı süzülmüyor suları... Neyse ki bacaklar hala bronz. Güneş gözlüğü hala evden çıkmadan yanına mutlaka alınması gerekenler listesindeki varlığını koruyor. Haftasonu kaçamaklarına giderken bikini hala çantanın olmazsa olmazı. MBA dersleri … Okumaya devam et İstanbul’da yaz bitmeden: Perili Köşk, Sahil Yürüyüşü, Klein Garten

Miskin bir haftasonundan notlar: Alper Canıgüz romanları, Jash Kınalıada, Last Offline Lovers

Şu an adım adım Türkiye sahillerini arşınlıyor, bol keşif yapıyor, bol havadis topluyor ve bol fotoğraf biriktiriyorum. Bayram tatilinde şehirde kalanlar için, önceki bir miskin haftasonundan notlar yazısı karşınızda. Hepinize -birazcık gecikmeli de olsa- sevdikleri ile birlikte keyifli bir bayram dilerim. Şirket asansörünü beklerken, en son hangi haftasonunu İstanbul’da geçirdiğimi anımsamaya çalışıyorum. “Geçen haftasonu Adana’daydım, … Okumaya devam et Miskin bir haftasonundan notlar: Alper Canıgüz romanları, Jash Kınalıada, Last Offline Lovers

İstanbul’da geçen günler için harika tavsiyeler: Karanlıkta Diyalog, Peyote Cennet Bahçesi, Four Letter Word Coffee, Ach So!

Hiç bir şey göremiyorum. Sonsuz bir karanlığın içindeyim. Bir süre sonra gözlerimin alışacağını, bazı silüetleri seçmeye başlayacağımı düşünüyordum; ama aradan beş dakika geçtikten sonra da hala hiç bir şey göremiyorum. Bu durum, bende küçücük bir yerde kapalı kalmışım hissiyatı yaratıyor. Nefes alamamaya başlıyorum. Kalbimin atışı hızlanıyor. Bir şeyler görebilmek için büyük çaba harcayan gözlerim acımaya … Okumaya devam et İstanbul’da geçen günler için harika tavsiyeler: Karanlıkta Diyalog, Peyote Cennet Bahçesi, Four Letter Word Coffee, Ach So!

Yalnızlık Alıştırmaları: Kariye Camii

"Nereyi arıyorsun kızım sen?" Sarı röfleli saçlarım, Brüksel'den aldığım jean parkam ve bir aylık asgari maaştan daha çok ederi olan güneş gözlüklerim ile Fatih'te bir ara sokaktayım. Muhtemelen de etrafıma şaşkınlıkla bakarak yürüyorum. Bulunduğum sokak hiç İstanbul değil. En azından benim bildiğim İstanbul gibi değil. Sokaklarda çamaşırlar sallanıyor, yolun kenarlarına konulmuş plastik leğenlerin içinde sebzeler yetiştiriliyor. Çocuklar … Okumaya devam et Yalnızlık Alıştırmaları: Kariye Camii

Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe