#dahaiyiben: ketojenik beslenme

Uzun ve güzel bir yaz tatili yaparak, seyahat etmeye ve partilemeye doyduğumdan, bu sonbahar - kış sezonunda önceliğimi hayatımı daha düzenli hale getirmek olarak belirlemiştim. Bütün alışkanlıkları bir anda değiştirmenin mümkün olmadığını kabul ettiğimden ve zaten aşırı düzenli ve çizgili bir hayat da istemediğimden, bütün hayatımı değiştirmeye kalkmak gibi bir niyetim de yoktu. Yine de … Okumaya devam et #dahaiyiben: ketojenik beslenme

Söyle şimdi bana. Yapmadan olabilir misin?

"Tamam artık düzenli ve sakin bir hayata başlıyorum." kendime en sık söylediğim yalan. Pazartesi kalkıyorum, işe gidiyorum. "Bu akşam erkenden eve giderim, ya evi düzenlerim ya da spora giderim." diyorum. Sonra kendimi İstanbul'un bir noktasında, harika insanlarla tanışırken veya özlediğim arkadaşlarımla çok eğlenirken buluyorum. Bu hafta da öyle bir haftaydı. İnanılmaz yoğun bir iş temposuna, … Okumaya devam et Söyle şimdi bana. Yapmadan olabilir misin?

Bir Hafta Beş Şehir – Son Deniz, Cermodern, Ekşi Maya, OMM

Geride kalan haftada ajandam iş sebebiyle inanılmaz doluydu. Şehir dışı iki iş seyahatine, İstanbul’da da yetiştirilmesi gereken bir sürü sözleşme ve cevaplanması gereken yüzlerce e-posta eşlik ediyordu. Evden gece 2:00’de çıkıp, ertesi gece 22:00’de geri döndüğüm, yani tastamam yirmi saati dışarıda geçirdiğim günlerden bahsediyorum. “Her gün evimi düzenleyeceğim, düzenli besleneceğim, haftada iki kere spora gideceğim.” … Okumaya devam et Bir Hafta Beş Şehir – Son Deniz, Cermodern, Ekşi Maya, OMM

Bir 29. yaş daha!

Son bir kaç senedir doğum günüm yaklaşmaya başladığı anda durup geride kalan yaşımı gözden geçiriyor, neleri iyi, neleri eksik yaptığımı tartıyor, büyük kararlar alıyor, dilekler diliyor, havalı cümleler içeren yazılar yazıyordum. Ardından yıllar geçtikten sonra bile kahkahalarla andığımız olaylı doğum günü partilerim de geleneksel bir hal almıştı. Bu seneki "geleneksel 29. yaş doğum günüm" için … Okumaya devam et Bir 29. yaş daha!

Merhaba İstanbul, Merhaba Yeni Sezon!

Hayatımın beş ayını tamamen spontane bir şekilde o sahilden bu sahile giderek, İstanbul'daki evime sadece arada sırada yeni valiz hazırlamak için uğrayarak geçirdikten sonra her şey o kadar hızlı gelişti ki;  kendimi bir anda İstanbul'da, her sabah işe giderken, gerçekten yoğun bir tempoda çalışırken ve oldukça kurumsal giyinirken buldum! Aylarca üzerime yapışmış jean şortumla happy … Okumaya devam et Merhaba İstanbul, Merhaba Yeni Sezon!

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 8

Beni Alaçatı’ya götürecek olan transferi beklerken heyecanlıyım. Defalarca telefonumu çıkartıp saçımı ve rujumu kontrol ediyorum, güneş lekelerimi pudrayla yeteri kadar saklayabildim mi acaba diye endişeleniyorum. Aslında o sırada asıl endişem dış görünüşüme ilişkin değil. Alaçatı’ya bu sefer kız arkadaşlarımla eğlenmeye gitmiyorum, doğrudan onun yanına gidiyorum. “Ya geçen seferki kadar güzel zaman geçiremezsek birlikte?” asıl endişem. … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 8

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 7

Bütün bu curcunada vata X pitta projemizden de bahsetmeye hiç fırsat bulamadım. İşten ayrıldığım ilk haftalarda, bir anda büyük farkındalıklar yaşamaya başlamıştım. "Kendi hayatıma ben ne yapmışım?" diyip duruyordum şaşkınlıkla. Yıllardır gece gündüz çalışırken, bütün emeğimi, uykusuz gecelerimi, sabah erkenden kalkıp işe gitmelerimi gardrobuma gömdüğümle ve aşırı çok kıyafetim olduğuyla yüzleşmiştim. Büyük bir hızla bu parçaları Mushaboom … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 7

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 6

Keyfim yerinde günler geçirirken, üzerimden tır gibi geçen eski sevgilimle de birlikte bir akşam yemeği yemeye karar veriyoruz. Bütün kız arkadaşlarım “Ya Sezen ne yaptığını sanıyorsun? Lütfen yapma! Aklın karışacak filan, saçma sapan bir hikayeye dönecek.” diye endişeleniyorlar benim için. Oysa ben duygularımdan, ne isteyip, ne istemediğimden o kadar eminim ki! Hiç böyle bir kaygım … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 6

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 5

Alaçatı’daki son günümüz. Kız arkadaşımla transferimizi ayarlayıp, son bir bira içmek için Hacı Memiş’te bir mekana oturuyoruz. “Ay çok iyi geldi soğuk soğuk hadi bir bira daha”, “Bir de nachos mu yesek, çok lezzetliymiş yalnız.” derken biraları ardı ardına deviriyoruz. Kendimizi harika hissediyoruz. Hayatımızda bugüne kadar yaşadığımız ve yaptığımız her şeyin bizi şimdiki biz yaptığının … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 5

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 4

Çeşme’de tam bir prensesim. İçeri girmenin oldukça zor olduğunu, rezervasyon yaptırmış olsan bile geç gelirsen şezlong bulamadığını, güzel konumlu bistroda durmak için oldukça yüksek harcama limitleri olduğunu çok sonradan öğrendiğim bir beach’teyim. Güneşte ayrı bir şezlongumuz var, gölgede ayrı bir yerimiz. Yine de bunların hepsini zaman zaman boş bırakıp, şarabımızı buzlu kova içinde kumsala servis … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 4