Akyaka Notları -1: Mor Çatı Hikayemiz ve En İyi Yüzme Noktaları

Üniversite yıllarıma dair, her andığımda yüzüme kocaman bir gülümseme yerleştiren anılarımın pek çoğunun eşlikçisi olan bir kız arkadaşımla uzun bir süre kesişemedikten ve görüşemedikten sonra, yazın sonlarına doğru bir gün buluşmuştuk… 2017 yılının eylül ayında… Güneşin parıl parıl parlamasının, hala çorapsız gezmenin ve bronz olmanın son demlerinin tadını Kabataş set üzerinden İstanbul’u izleyerek çıkartmıştık. İstanbul … Okumaya devam et Akyaka Notları -1: Mor Çatı Hikayemiz ve En İyi Yüzme Noktaları

Romantizm ve Taksi Kavgaları Şehri Batum

Tiflis'i beklediğimizden çok daha sevmiş olarak, aşırı konforlu ve lüks trenimizle beş saatlik yolculuğun sonunda, sabahın köründe Batum'a varıyoruz. Sabahın 5:00'inde, biz daha valizlerimizi toparlayıp, trenden inmek için gözlerimizi açmaya çalışırken, bir kaç adam kompartmandan kafasını uzatıp "Taksi? Taksi?" diye sormaya başlıyor. Tiflis'te havalimanından şehre giderken şahane bir kazık yemiş olduğumuzdan, Maxim application kullanarak taksi … Okumaya devam et Romantizm ve Taksi Kavgaları Şehri Batum

Alternatif Dedeağaç: Dadia Ormanı, Casino Thraki ve Kavala açılımı

Yunanistan'a gidildiğinde planlar ve beklentiler neredeyse hep aynıdır: Bolca uzo ve şarap tüketmek, güzel ahtapot ızgaraları mideye indirmek, keyifli taverna gecelerinde çakırkeyif halde kadehleri tokuşturmak ve  mevsim uygunsa bir de deniz kıyısında güneşlenip billur gibi denizlere girmek. Tabii gidilen yer Yunan adalarından biriyse plan ufak değişiklikler gösterebilir; yine temel hatları ile her Yunanistan ziyareti yukarıda … Okumaya devam et Alternatif Dedeağaç: Dadia Ormanı, Casino Thraki ve Kavala açılımı

Hellas Komşu: Alexandroupoli (Dedeağaç)

Akşam mahallemizde sushilerimizi yiyor, şaraplarımızı içiyoruz. Mr. Papyon’un “Çok geçe kalmayalım, sabah erken kalkacağız.” uyarısını pek ciddiye almıyorum. Evet, sabah erkenden yola çıkmaya karar verdik, ama yakalanacak bir uçak yokken ve arabayla çıkılacak bir seyahat söz konusuyken, kimsenin gerçekten 5:00’te evden çıkacağına kesinlikle inanmıyorum. Hep “Aman gün ölmesin.” denir, “Erkenden yola çıkalım.”, sonra bir kaç … Okumaya devam et Hellas Komşu: Alexandroupoli (Dedeağaç)

Humus ile kuş gözü lahmacun mu ilginizi çeker, Kleopatra’dan Aziz Paul’e tarih mi? Tarsus.

Adana ile ilgili nasıl meşhur olduğunu kesinlikle anlamadığım şeylerden biri su böreği. Bir Adanalı olarak, Adana'da yaşadığım yıllarda kahvaltı için kalkıp Antakya'ya bile giderdik; ama börek yemek için Yüreğir'e gitmek? Kesinlikle böyle bir şey yoktu hayatımızda. Ben mi bir şey kaçırdım, diye Adanalı arkadaşlarıma da sorduğumda herkes "Ne böreği ya, Kazım'da muzlu süt yengen yenir." … Okumaya devam et Humus ile kuş gözü lahmacun mu ilginizi çeker, Kleopatra’dan Aziz Paul’e tarih mi? Tarsus.

Şehir portakal çiçeği kokarken gel, ama en belalı mahalleleri gez: ADANA

Adana son bir kaç yılda çok popüler bir hafta sonu istikameti oluverdi. Ben üniversitede okurken, "Adanalıyım" dediğimde genelde burun kıvırılırdı; şimdi "Adanalıyım." dediğim anda "Beni de götürür müsün?" sorusu geliyor. Bunda, Adana hakkında çıkan haberlerin, çekilen dizilerin ve belgesellerin, bir de Portakal Çiçeği Festivali'nin büyük etkisi var sanıyorum. Bir de influencer'ların paylaştığı çok iştah açıcı … Okumaya devam et Şehir portakal çiçeği kokarken gel, ama en belalı mahalleleri gez: ADANA

Adana- Tarsus Hattında Bir Hafta Sonu

İstanbul'a taşındığım ilk yıllarda "Adanalıyım" dediğimde, herkesten "Hiç Adanalı'ya benzemiyorsun." cevabı alıyordum. İnsanların aklında Adanalı olmak, çikolata bir tene ve kara kaşlara kara gözlere sahip olup, K harfleri vurgulu konuşmak anlamına geliyordu. Hayatında daha önce hiç Adana'ya gelmemiş arkadaşlarım, orada biraz zaman geçirdikten sonra, hafif bir mahçubiyetle "Ee, burası oldukça modern bir şehirmiş. Ben daha … Okumaya devam et Adana- Tarsus Hattında Bir Hafta Sonu

Ege’den Havadisler: Duvarları resimli Ulamış Köyü, sokakları korkuluklu Barbaros Köyü

Hep birden fazla evde yaşayanlardan oldum ben. Üniversiteye başlayana kadarki süreçte hafta içlerini Adana'daki evimizde, haftasonlarını Toroslar'daki dağ evimizde geçirirdik. Haftanın en az birkaç günü de dedemle babaannemde kalırdım. Bu evlerin hepsinde bana ait bir odam, kıyafet ve kitaplarla dolu dolaplarım vardı. İstanbul'da yaşamaya başladıktan sonra da, annemle babamın farklı şehirlerde olması sebebiyle çok 'evli' … Okumaya devam et Ege’den Havadisler: Duvarları resimli Ulamış Köyü, sokakları korkuluklu Barbaros Köyü

Ege’den Keşifler: Akın’ın Yeri, Ayda Bağları, Urla Sanatçılar Sokağı, Ressam Köyü ve Alaçatı Pazarı

Mevsimlerden yazsa, en çok arkadaşımla İstanbul - İzmir uçağında karşılaşıyorum. Beyaz yakalıların vazgeçilmez rutinlerinden biri cuma akşamı iş çıkışında Çeşme'ye doğru yol almak. Hafta içi dilden düşmeyen bir teklif: "Hafta sonu Çeşme'ye mi gitsek?" Yıllık izin kullanmadan, deniz ve partiyi bir arada sunması sebebiyle cazip bir seçenek kabul ediyorum. Ne zaman gitsem çok da eğleniyorum. … Okumaya devam et Ege’den Keşifler: Akın’ın Yeri, Ayda Bağları, Urla Sanatçılar Sokağı, Ressam Köyü ve Alaçatı Pazarı

Milliyetsiz Bir Ütopya: Bonjuk Bay

Bonjuk Bay’in ne zaman ne şekilde radarıma girdiğini hatırlamıyorum; ama bir süredir takip edip, gitmek için uygun bir zamanı kolluyordum. Kutlanacak bir doğum günü gibi harika bir sebep, başbaşa vakit geçirmek için boş bırakılmış bir haftasonu ile birleşince, Bonjuk Bay kendi zamanını yaratmış oldu. Dürüst olmam gerekirse, gitmeden önce neyle karşılaşacağımızdan emin değildim. Kendine bohem … Okumaya devam et Milliyetsiz Bir Ütopya: Bonjuk Bay