Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Not Defterim: İkitelli, Son Zenne, Pera’nın Zamanı, La La Land, Bridget Jones

Kaç gece kendimi topuklu ayakkabılarım ve mini eteğimle Yenibosna metro istasyonunda buldum; soğuk içime işlerken -sonunda gelen- metronun yansımasından kendime baktığımda "Şu andaki görüntünle Spago'nun ferah ve upuzun barının kenarına daha çok yakışabilirdin. Elinde de ders kitabı yerine, şampanya kadehi olabilirdi. Veya nefis bir kokteyl, mesela Pandora's Box." diye düşündüm ve "Neyin peşindesin kızım, ne … Okumaya devam et Not Defterim: İkitelli, Son Zenne, Pera’nın Zamanı, La La Land, Bridget Jones

Not Defterim: Iris, Chia Puding, Kozmetikler, Miskin Haftasonu

Cuma'da öğle yemeği üzerine, eve dönmek için Teşvikiye dolmuşunun kalkmasını beklerken, XoXo The Mag'in bu ayki sayısını karıştırmaya başlıyorum. Edwina Sponza ile yapılan söyleşi dikkatimi çekiyor. Can sıkıntısının aslında iyi bir şey olduğundan bahsediyor. "Bu tür kendine dönüp kendini dinleyebildiğin, yalnız kaldığın zamanlarda, zihnin açılıyor ve bir boşluk yakalıyorsun. Belki yapamadığın, aklında olan ama bir … Okumaya devam et Not Defterim: Iris, Chia Puding, Kozmetikler, Miskin Haftasonu