Festival Düğün / 1

O benim ilk kendi seçtiğim arkadaşımdı. Çocukken ilk yakın arkadaşlar hep anne ve babanın yakın arkadaşlarının çocukları veya üye olunan klüplerdeki diğer çocuklar olur ya, onunla anne ve babalarımız arkadaş değilken, oldukça kalabalık bir ilkokul sınıfında birbirimizin yakın arkadaşı olmayı tercih etmiştik. Birlikte okuma yazma öğrendik, ilkokulu birlikte bitirdik, ortaokulda herkes farklı okullara dağılıp koptuktan … Okumaya devam et Festival Düğün / 1

Hellooo yeni yaşım, sence de biraz hızlı gitmiyor muyuz?

Bana yıllardır insanların hiç bıkıp usanmadan sordukları bazı sorular var: "Ne zaman evleneceksin?", "Kendi hukuk büronu kurmayı hiç düşünmedin mi?", "Beyaz yakalı olarak çalışmayı bırakmayacak mısın?", "Türkiye'ye biraz aykırısın, yurtdışına taşınmayı düşünmüyor musun?" Bu sorulara cevap vermekte de hep biraz zorlanırım, çünkü bugüne kadar neyi "Asla yapmam." dediysem kendimi hep onun içinde buldum. Yine de … Okumaya devam et Hellooo yeni yaşım, sence de biraz hızlı gitmiyor muyuz?

San Francisco üstü fırtınalı günler, Adana & İstanbul Notları

San Francisco'dan dönerken jet-lag etkisini azaltmak için, mucize olduğu iddia edilen doğal haplardan mı alsam, melatonin hapı mı içsem gibi dertler içindeyim. O sırada bilmiyorum ki, geldiğim gibi kendimi öyle bir koşturmaca içinde bulacağım ki - jet lag yaşamaya bile fırsatım olmayacak! İstanbul'a dönüyorum, yokluğumda biriken işlere, inanılmaz yoğun bir toplantı takvimi eşlik ediyor. İstanbul'a … Okumaya devam et San Francisco üstü fırtınalı günler, Adana & İstanbul Notları

sıradan ama keyifli kesitler

Hafta içi sıradan bir gün, evdeki çalışma köşemde günün son toplantılarına giriyorum. Toplantıların arasında da valizimi toparlıyorum. Öyle tuhaf ve güzel bir dönemdeyiz ki, topluca dijital nomad'lere dönüştük. İşi ve evi İstanbul'da olan, evlerimizin arasındaki mesafenin yürüyerek on beş dakika olduğu arkadaşlarımla bile İstanbul'da aynı tarihlerde denk gelebilmek tamamen tesadüf oluyor. O gün de öyle … Okumaya devam et sıradan ama keyifli kesitler

İstanbul’da geçen günlerden notlar

Evim ve işim İstanbul'da olmasına rağmen, İstanbul'da bir haftadan uzun kalmayı yadırgadığımı fark ettim. Bundan yıllar önceydi. İstanbul'da her gün şirkete giderek 08:00 - 17:00 çalıştığım bir işim vardı, MBA yüksek lisansı yapıyordum aynı zamanda. Bütün bunların arasına nasıl sıkıştırdığımı şimdi düşününce anlayamıyorum ama oldukça aktif de bir gece hayatım vardı. Ev partileri, bütün yeni … Okumaya devam et İstanbul’da geçen günlerden notlar

Tam Kapanma Günlükleri: Aza değil, sadeye tamah ettim.*

Tam kapanma başlamadan 48 saat önce... Daha muafiyet ve izin belgelerinin kapsamının, neyin yasak olup olmayacağı detaylarının tamamen bulanık olduğu, yalnızca "tam kapanma"nın başlayacağını bildiğimiz anlar. Kabin boy bagajımın kapağını açıp dolabımın karşısına dikiliyorum. Ata, sata, dağıta bitiremediğim kıyafet yığınını karşıma alıyorum. Bu anlarda hep aklıma gelen "Bunları satın almak için toplamda kaç saat çalışmışımdır … Okumaya devam et Tam Kapanma Günlükleri: Aza değil, sadeye tamah ettim.*

Bu dönemde keyifli kalma reçetesi

Nisan ayı, bahar coşkusundan oldukça uzak geçiyor. Festivaller, hafta sonu parkta buluşmalar, sabah evden çıkıp o plandan bu plana koştuğumuz günler, havalar güzelleşir güzelleşmez seyahatlerin sayısının artması, şimdiki hayatımıza ait olmayan şeyler. Bahar coşkusu bir yana, herkesin ruhsal iniş çıkışlarının ve tahammül seviyesinin zorlandığı günler geçiriyoruz. Dokunduğunuz kişi öfkeyle patlıyor. Yolda kendi kendine konuşan, markette … Okumaya devam et Bu dönemde keyifli kalma reçetesi

Burgazada, ınfluencer academy ve hayata dair sayıklamalar…

Bir cumartesi sabahı erkenden uyanmış, ilk adalar vapuruna binmişiz. O kadar erken ki... Adalar vapuru, hava harika olmasına rağmen bomboş. Maskeleri indirmiş, termostan filtre kahvelerimizi bardaklara doldurmuşuz. İstanbul bir silüet haline gelirken, çok çirkin kocaman binalar bile silüet haline geldiğinde güzelleşirken ve onlarla aramızda köpüren bir deniz varken keyfimiz yerinde. Çantadan ev yapımı ıspanaklı Boşnak … Okumaya devam et Burgazada, ınfluencer academy ve hayata dair sayıklamalar…

Kış uykusundan uyanıyorum: Bütün tezatları öperek!

Aynı hatayı kaç kere üst üste tekrarlayabilir bir insan? Kaç kare "Tamam ya, ben anladım artık, biliyorum ne yapacağımı." diyebilir omuzları dik, kendisinden emin bir şekilde. Ve aradan aylar geçtikten sonra bir anda, yine kendisini aynı hatanın içinde bulabilir? Kaç kere akışa kendisini kaptırıp veya kolaya kaçıp kendisi olmaktan vazgeçebilir? Ben kaosum, karmaşayım, bir arada … Okumaya devam et Kış uykusundan uyanıyorum: Bütün tezatları öperek!

Yeni Trend: Taytlarla Öğle Rakısı

Maske takmaya alıştık artık, bir iki saat sonra içimize fenalık basmıyor. Yedek maske ve kolonya, cüzdan ve anahtar kadar çantamızdaki yerini sabitleyeli çok oldu. Uzaktan çalışma ve çalışma saatleri konusunda bu kadar net bir fikir birliği ve standart bir uygulama yok. Bazı arkadaşlarım -özellikle uluslararası firmalarda çalışanlar- hala kesintisiz biçimde uzaktan çalışıyor. Bazı şirketlerde dönüşümlü … Okumaya devam et Yeni Trend: Taytlarla Öğle Rakısı