Ufukta göründü: Yine, yeniden, bir kere daha 29. yaşım (?)

"Kızlar ben 30 yaşına giriyorum!! Bunu yalnızca dışarıda bir akşam yemeği yiyerek kutlayamayız. Hiç yapmadığımız farklı bir şey yapmalıyız." diye tutturup, herkesi Kıbrıs'a sürüklediğim doğum günümün üzerinden 4 sene geçti. Cuma sabahının köründe herkes işinden izin almış, uçakta Kıbrıs'a giderken, içimizdeki en mantıklı kadının yaptığı hesaplamayla "30 yaşına değil, 29 yaşıma girdiğimi" fark etmiş olsak … Okumaya devam et Ufukta göründü: Yine, yeniden, bir kere daha 29. yaşım (?)

Erteleme Alışkanlığı: Siktir etmek ya da yapmak işte bütün mesele bu seçim.

Bazı yazıları yazmaya başlamak biraz daha zor. Özellikle de yazacağın konuda daha önce yazılmış milyonlarca yazı varsa ve hepsi "İşi parçalara böl.", "Arkadaşlarından destek iste.", "Kendine ödüller koy." gibi klişelerden oluşuyorsa ve sen hepsinin büyük bir saçmalık olduğunu düşünüyorsan! Ben uzun yıllar boyunca "erteleme kraliçesi" olarak hayatımı sürdürdüm. Evimde sürekli terziye gitmeyi bekleyen kıyafetler oldu, … Okumaya devam et Erteleme Alışkanlığı: Siktir etmek ya da yapmak işte bütün mesele bu seçim.

Yeni başlangıçların ayı eylül, hoşgeldin!

Eskiden bahar temizliği diye bir alışkanlık vardı. Yazın sonuna gelindiğinde ve okullar açıldığında, halılar serilir, mevsimlik ceketler indirilir, mayolar ve yazlık kıyafetler kaldırılır, bütün ev köşe bucak temizlenir ve hatta boyanırdı. Hayatının büyük bir kısmını sürekli seyahat ederek geçirmiş biri olarak, bikini giyilen bir Alaçatı tatilinden, polarlarla dağlara tırmanılan bir Norveç tatiline bağlandığım dönemlerin alışkanlığından … Okumaya devam et Yeni başlangıçların ayı eylül, hoşgeldin!

Arada kalmış hissediyorum, “Aşk Peşinde Masallar”a sarılıyorum.

Sabah uyandığımda tavana bakıp kendime şu soruları soruyorum: Neredeyim? Bugün günlerden ne? Neler yapmam lazım? Salgın sebebiyle eve kapandığım üç aylık sürede, gündelik rutinler oturtmuş; sakin, üretim dolu ve verimli günler geçirmiştim. Evimi düzenlemiş, çok yazı -ve hatta bir roman- yazmış, bolca yoga ve meditasyon yapmıştım. Yavaşlamıştım. Kişisel tarihimde hiç olmadığı kadar düzenli ve evcil … Okumaya devam et Arada kalmış hissediyorum, “Aşk Peşinde Masallar”a sarılıyorum.

Aslında belki de hayat o kadar zor değildir de biz onu zorlaştırıyoruzdur?

Sabah gözümü açtığım gibi, yüzümü bile yıkamadan kendime bir kahve demleyip bilgisayarımın başına oturuyorum. Kaş'tan acilen İstanbul'a dönmeme sebep olan projede ortaya çıkan sürprizler yüzünden kurgu sürekli değişiyor. Her yeni kurgu, benim hazırladığım bütün metinlerin çöp olması ve yeniden yepyeni çalışmalar yapmam anlamına geliyor. Bunların hiç biri öyle bir iki saatlik işler değil. Bir hafta … Okumaya devam et Aslında belki de hayat o kadar zor değildir de biz onu zorlaştırıyoruzdur?

Yediğim boklardan öğrendiklerim ve peşinden koştuğum masallar

Hayatta bir takım uçları deneyimlemek, bazı dipleri görmek, bir tık dibe çakılmak, sonrasında insana garip bir güç ve cesaret veriyor. Hani bilgisayar oyunlarında "güçlendirici", "can verici" iksirler olur ya... Onları aldığın anda gücün artar, canın çoğalır. "Hassiktir sıçtım ben. Ne yapacağım?" dediğin anları deneyimleyip, sonra onlardan çıkabildiğini görmek hayatta da aynen böyle bir etki yaratıyor. … Okumaya devam et Yediğim boklardan öğrendiklerim ve peşinden koştuğum masallar

Yeni Normalde Sosyalleşme Kriteri: Bu plan virüs riskine değer mi?

Bugünlerde kültürüne ve toplum kurallarına çok da aşina olmadığım bir ülkeye yeni taşınmışım gibi hissediyorum. Bir şeyler yapıyorum, ama ürkek adımlarla... Sürekli kulağımda "Yanlış bir şey mi yapıyorsun acaba?" sorusuyla... Covid paniği ile eve kapandığımız ilk iki ay (Nisan ve Mayıs) benim açımdan çok keyifli ve verimli bir dönem oldu. Yıllardır mesafeli çalışmayı, iyi bir … Okumaya devam et Yeni Normalde Sosyalleşme Kriteri: Bu plan virüs riskine değer mi?

Evde Kal Günlükleri – (Umarım ki) Son Bölüm

Yeni bir adamla tanıştığımda kendimi anlatmakta zorlanıyorum. Çok eğlenceli, çok matrak, sıra dışı hikayelerimden bahsettiğimde, karşısındakini çok umursamayan, uçarı bir kadın izlenimi veriyorum. İşimden bahsetmeye başladığımda kendimi kaptırıp gidiyorum işkolik gibi algılanabiliyorum. "Emine, Alara ve Sezen olmak üzere üç kişilik bir hayat yaşıyorum." diyerek özetlemeye kalksam iyice endişe verici bir vaka oluyorum. 🙂 Karşımdakinin anlayıp … Okumaya devam et Evde Kal Günlükleri – (Umarım ki) Son Bölüm

Mistik anlamlar yüklediğim kırk günlük inzivamda ben neler öğrendim?

Evde tastamam kırk gün geçirdim. Bütün alışkanlıklarımı ters yüz ederek. Olağan hayatımdaki sıradan her şeyden vazgeçerek. Gerçekten yalnız.  Dışarıdan hiç yemek söylemeden ve ruj sürmek dışında hiç makyaj yapmadan... Kırk, Türk mitolojisinde ve İslam inancında önemli anlamı olan bir sayı biliyorsunuz. Masallarda düğünler kırk gün kırk gece yapılır, ölenin ardından kırk gün Kuran okunur. Anadolu … Okumaya devam et Mistik anlamlar yüklediğim kırk günlük inzivamda ben neler öğrendim?

Hıdırellez, Bade, Karma ve Dilekler…

Rahmetli anneannem Bade'den, her yiyenin bağımlısı olduğu leziz el açması Boşnak böreklerinin elini alamadım. Yine de ondan aldığım, benim için çok kıymetli olan iki şey var: Okuma alışkanlığı ve Hıdırellez. Hayatı boyunca nerede olursa olsun asla aksatmadığı öğle uykuları vardı Bade'nin. Yatağa da eline kitabını almadan gitmezdi. Uyumadan önce saatlerce kitap okur ve kitap okurken … Okumaya devam et Hıdırellez, Bade, Karma ve Dilekler…