Develerimizin üzerinde çölün bittiği noktaya geliyoruz. Uçsuz bucaksız pembe kumlar arkamızda, Merzuga Kasabası önümüzde. Çölden çıkmak, çok etkileyici bir rüyadan uyanmak gibi. Hani bazen gece gördüğünüz rüyadan o kadar çok etkilenirsiniz de, sabah uyandığınızda üzerinizde bir tutukluk olur ya; aynen o haldeyiz. Konuşamıyoruz. Çölün bize hissettirdiklerini ve öğrettiklerini yerli yerine koyabilmek için biraz zamana ihtiyacımız … Okumaya devam et Fas – 7: Merzouga’dan Fez’e; Kabile Müziğinden, CousCous Salatasına…
