Pisac – Melissa Wasi – Kendisiyle Uğraşmaya ve Başkalarını Sevmeye Cesaret Edenler

And mitolojisinde, Andlar'daki her bir kutsal dağın bir Apu'su olduğuna inanılıyor - yani bir kutsal koruyucu ruhu. Bu Apu'lar ziyaretçilerine her zaman kendilerini açmıyorlar. Bu yerlere hazır olmadığında dağların seni kabul etmeyeceğine ve yolların kapanacağına dair güçlü bir inanç var. Ben Peru planına niyet ettiğimde henüz gündemimde kanser teşhisi veya böyle bir ihtimal dahi yoktu, … Okumaya devam et Pisac – Melissa Wasi – Kendisiyle Uğraşmaya ve Başkalarını Sevmeye Cesaret Edenler

Ve kendimi Lima’da pisco sour yudumlarken Buldum…

Giriş ve Gelişme yazılarında anlattığım radyoterapi ve kemoterapi alarak geçirdiğim aylardan sonra, demir takviyelerine alerjik reaksiyon göstermişken ve duşa bile oturacak sandalyem olmadan ayakta giremiyorken; bir yandan da arka planda minik minik Peru hazırlıkları yapıyordum. Kan değerlerimi düzenlemek için bol bol ciğer yiyordum, dağlarda giymek için içlikler satın alıyordum, resvetrol gibi takviyeler içmeye başlamıştım, enerjim … Okumaya devam et Ve kendimi Lima’da pisco sour yudumlarken Buldum…

Luxemburg ve İstanbul / Tedavi Öncesi Son Partiler

Bazen o kadar tuhaf ve keyifli kesişimler oluyor ki, dünya sandığımızdan daha küçük ve samimi bir yer gibi hissettiriyor ve bize anlatılacak harika hikayeler bırakıyor. Instagramda paylaştığım bir story ile başlayan ve mükemmel ötesi geçen Guatemala turumuzdan sonra Panama'daki gecemizde seyahat arkadaşım Berk'in yüksek lisanstan arkadaşı Miguel de tesadüfen Panama'daydı (tesadüfen aynı tarihlerde Panama'da bulunmanın … Okumaya devam et Luxemburg ve İstanbul / Tedavi Öncesi Son Partiler

(Eyfelsiz) Paris’ten Notlar

Bazı şehirlerle matrak hikayelerim var; Paris de kesinlikle bunlardan biri. Şimdikinden çok daha romantik ve genç versiyonum bir karar almıştı: Romantizmin başkenti klişesini taşıyan bu şehre ilk defa benim için çok özel olacak bir aşkımla gidecektim. Henüz yirmili yaşlarıma basmamıştım, hayatıma giren her adamın "Bu sefer çok başka" olduğunu iddia edeceğimden henüz haberim yoktu; romantik … Okumaya devam et (Eyfelsiz) Paris’ten Notlar

Burning Man Sonrası Arafta San Francisco Günleri

Burning Man'den San Francisco'ya dönerken yolda kendime Union Square civarında güzel bir otel ayarlıyorum. Memo beni otele bıraktığında, baştan aşağı kum içindeyim ve toplanırken de bir sürü eşyayı çöp poşetlerine tıkıştırmış durumdayım. Lüks otelimden içeri bu halde girip, "Rezervasyonum var." dediğimde resepsiyondaki kız evsiz olduğumdan emin, bana şüpheyle bakarak pasaportumu alıp, "Şurada biraz bekler misiniz?" … Okumaya devam et Burning Man Sonrası Arafta San Francisco Günleri

Burning Man Günlükleri – 6: Yer Yerin Ateşe Verildiği Son İki Gün

Burning Man alanına giriş yaptığımın tam birinci haftasında, cumartesi sabahı şişme yatağımda ilk defa gerçekten çok iyi bir uyku çekmiş olarak uyandığımda "İnsan ne kadar garip bir varlık, adaptasyona ne kadar müsait." diye düşünüyorum. Çünkü ilk günlerde bana konforsuz ve tuhaf gelen her şeye bu bir haftalık sürede alışmış durumdayım. Çadırda şişme yatakta uyumaya, tuvalete … Okumaya devam et Burning Man Günlükleri – 6: Yer Yerin Ateşe Verildiği Son İki Gün

Burning Man Günlükleri 1 – The Build

Burning Man'in resmi başlangıç günü pazartesi günü olmasına rağmen, bizim kuruluş dönemi için erken giriş hakkımız ve biletimiz var. Ancak kapılar yağmur sebebiyle kapandığı için, çok daha önceden alana gidenler dışında (Temple'ın yapımı bir ay kadar sürüyor ve Temple yapımında gönüllü çalışanlar festival başlamadan en az bir hafta öncesinden alanda oluyor örneğin) kuruluş için bizim … Okumaya devam et Burning Man Günlükleri 1 – The Build

Burnıng Man: Festivalden fazlası, herkesin deneyimlemesini dilediğim bir ütopya

Bazen çok etkilendiğim bazı şeyler hakkında yazdığım notların eksiksiz olmasını ve duygularımı tam olarak aktarmasını istediğim için, yazdığım her şey bana biraz eksik kalıyormuş gibi geliyor. Mükemmel iyinin düşmanıdır, malum. Burning Man de tam olarak böyle benim açımdan. Orada bulunmuş herkesin hiçbir kelimeye ihtiyaç duymadan parlayan gözlerle andığı, ancak hiç Black Rock City'de bulunmamış birine … Okumaya devam et Burnıng Man: Festivalden fazlası, herkesin deneyimlemesini dilediğim bir ütopya

Fiyat Performans Olarak Kaçırılmaması Gereken Bir Festival: Untold / Ve benim tekil günlerden sonraki çoğul günlerim

Untold Festival, bu sene büyük bir çıkış yaparak Avrupa'nın en iyi festivalleri listelerinde ilk üçü zorlamaya başladı. Gitmeye değer mi? Birçok elektronik müzik festivaline gitmiş biri olarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim: Kesinlikle. Zengin line-up'ı, gördüğüm en uygun fiyatlı alkol seçenekleri, festival lokasyonunun Cluj şehrinin göbeğinde olması, genel atmosferi ve katılımcı kitlesiyle çok iyi tercihlerden biri olabilir. … Okumaya devam et Fiyat Performans Olarak Kaçırılmaması Gereken Bir Festival: Untold / Ve benim tekil günlerden sonraki çoğul günlerim

Romanya / Festival Retreat ve İlk Tek Başıma Festival Deneyimim

Romanya'ya bundan yıllar önce bir kere daha gitmiştim. Çok yakın bir kız arkadaşımla birlikte gitmeye niyetlenmiştik; fakat onun vizesi yetişmemişti. Seyahatten önceki hafta ben valizimi toplamayı, kendime konaklayacak bir yer ayarlamayı planlarken de, o zamanlarki büyük bir aşkım kapıma dayanıp, 'sürekli aklına geldiğimi, sokakta bile bir sürü kişiyi ben sanıp heyecanlandığını, beni hayatında istediğini ve … Okumaya devam et Romanya / Festival Retreat ve İlk Tek Başıma Festival Deneyimim