Fas – 4: Marakeş – Platonik aşkımız Yusuf, Riad Dar Cherifa, Medresse Ben Youssef, Les Epices, Zwin Zwin

"Marakeş'e iki gün yeter demişlerdi; ama kesinlikle yetmezmiş." Riyadımızda havuz başında tazecik ve sıcacık ekmeklerimize bal sürüp, kahvemizi yudumlarken, Marakeş'teki son günümüzü planlamaya çalışıyoruz. Ve daha yapılacaklar listemizde o kadar çok şey var ki! Riaddan çıktığımızda, Fas'a ayak bastığımız andan itibaren gördüğümüz en yakışıklı adam, bize merhaba diyor. Daha doğrusu "Marhaba!" Ardından da kendisini tanıtıyor. … Okumaya devam et Fas – 4: Marakeş – Platonik aşkımız Yusuf, Riad Dar Cherifa, Medresse Ben Youssef, Les Epices, Zwin Zwin

Fas 3- Marakeş: Yves Saint Laurent’in ilham bahçesi Le Jardin Majorelle

Marakeş'te ikinci günümüzde planladığımızdan erken uyanıyoruz; ama sokağa planladığımızdan daha geç çıkıyoruz. Çünkü Fatima bize sıcacık ekmekler, gözlemeler, krepler yapıyor. Tazecik portakal suları getiriyor. Bal çok lezzetli. Termostaki kahvemiz hiç bitmiyor. Avludaki minik havuzun yanındaki koltuğumuzda oturup yavaş yavaş kahvaltımızı ediyoruz. Fatima ile Arapça bildiğimiz kelimelerle şakalaşıyoruz. Abdullah'a bir önceki gece nasıl kaybolduğumuzu kahkahalarla anlatıyoruz. … Okumaya devam et Fas 3- Marakeş: Yves Saint Laurent’in ilham bahçesi Le Jardin Majorelle

Fas 2- Marakeş: Souk’lar, Nomad, El Fna Meydanı, Labirentte Kaybolmak, Kif Kif

Kaldığımız riad, uçuşan perdeleri, palmiye gölgeleri, avlusundaki havuzu, bol kahkahalı çalışanları, bangır bangır müzik açsak da ses etmeyen misafirleri ile bizi Binbir Gece Masalları prenseslerine dönüştürmüş olduğundan, aslında riad'ın sınırları içinde keyfimiz çok yerinde. "Neden Çeşme'de hala böyle bir konsept yaratılamıyor?" diye sorguluyoruz, "Böyle bir riadda iş bulup, birkaç ay burada yaşasak mı?" diye hayaller … Okumaya devam et Fas 2- Marakeş: Souk’lar, Nomad, El Fna Meydanı, Labirentte Kaybolmak, Kif Kif

Fas 1: Elifa, Ayşa ve Emina – Riad Dar El Souk

Birkaç ay önce Fas'a gitmeyi aklımıza koyduğumuzda, kimse bizi pek ciddiye almamıştı. "Üç kız Fas'a gidilmez." diyip geçmişlerdi. Gözlerimiz parlayarak, binbir gece masalları kıvamındaki Fas hayallerimizi anlatırken, ülkeyi boydan boya kat etmeyi planlarken, çölde yıldızları izlerken hangi şarkıları dinleyeceğimizi hazırlarken, "Fas mı?" diyip burun kıvıranlar olmuştu. Hele Fas'ta on gün kalmayı planladığımızı duyanlar tek kaşları … Okumaya devam et Fas 1: Elifa, Ayşa ve Emina – Riad Dar El Souk

Yalnızlık Alıştırmaları: Kariye Camii

"Nereyi arıyorsun kızım sen?" Sarı röfleli saçlarım, Brüksel'den aldığım jean parkam ve bir aylık asgari maaştan daha çok ederi olan güneş gözlüklerim ile Fatih'te bir ara sokaktayım. Muhtemelen de etrafıma şaşkınlıkla bakarak yürüyorum. Bulunduğum sokak hiç İstanbul değil. En azından benim bildiğim İstanbul gibi değil. Sokaklarda çamaşırlar sallanıyor, yolun kenarlarına konulmuş plastik leğenlerin içinde sebzeler yetiştiriliyor. Çocuklar … Okumaya devam et Yalnızlık Alıştırmaları: Kariye Camii

Yolda: Doğu Ekpresi’nde bir rakı sofrası

Kars'tan Ankara'ya giden Doğu Ekspresi'ndeyiz. Güneş yavaş yavaş batarken, tren camından görünen manzara muazzam. Yeşil ve turuncu ağaç dalları birbirine karışıyor, hepsinin gölgesi akan suya vuruyor. Yol dönemeçli hal aldıkça, trenin kıvrılan ön kısmı da manzaraya dahil oluyor. (tık tık!) Arka fonda Tuna Kiremitçi ile Yıldız Tilbe var: "Ah yine sevebilirim hayatı, ah yine bulabilirim … Okumaya devam et Yolda: Doğu Ekpresi’nde bir rakı sofrası

Bir türlü tanımlayamadığım son derece bulanık bir şey istiyorum: özgür bir hayat.

Kumsalda tek başıma yürüyorum. Hava güneşlenmek veya yüzmek için hala soğuk. Yine de deniz kıyısında olmak, dalga sesini dinlemek, kumlara bata çıka yürümek çok hoşuma gidiyor. Sırtımı bir kayaya yaslayıp oturuyorum. Kitabımdan bir kaç sayfa okumaya niyetleniyorum; ama dalgaların sesini dinleyip denizi izlemek daha cazip geliyor. Kitabımı bir kenara bırakıyorum. Avuç içlerimi kumlara bastırıyorum ve … Okumaya devam et Bir türlü tanımlayamadığım son derece bulanık bir şey istiyorum: özgür bir hayat.

Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Her sabah 7:00'de evden çıkıyor, her gün iş çıkışında da MBA derslerine giriyorum. Bu ajanda ile hafta içleri kendi keyfime göre kullanabileceğim zaman dilimi iki üç saatle sınırlı olduğundan, haftasonları mümkün olduğunca çok şey yapma arzusuna kapılıyor, bazen 24 saate sığması mümkün olmayacak kadar çok etkinlik planlamış buluyorum kendimi. Haftalardır cuma günleri de şirkete bir … Okumaya devam et Not Defterim: Yalızda Jazz Eşliğinde Brunch’tan Hong Kong’tan Alışverişe

Kars’a Gitmeyi Düşünenlere Faydalı Bilgiler

O pazar sabahı aslında organize etmemiz gereken esaslı bir konu var: Sarıkamış'a gitmemiz gerekiyor. Otobüsle mi, trenle mi gideceğimizi bilmiyoruz; ne kadar sıklıkta sefer olduğunu da... Ama o an kafamızı bambaşka bir şeye takmış durumdayız. "Bu kırmızı kekin içinde ne var?" Kaldığımız otelin açık büfesindeki leziz peynirlerle enfes bir kahvaltı yaptıktan sonra, Türk Kahvelerimizi içerken, … Okumaya devam et Kars’a Gitmeyi Düşünenlere Faydalı Bilgiler

Lale Devri’nin son eseri İshakpaşa Sarayı ve Kars’ın olmazsa olmazı kaz eti

Birbirimize bakıp şaşkınlıkla tekrar ediyoruz: "Biz İstanbul'dan ayrılalı daha 24 saat bile olmadı." Kars'a uçtuk, Kars Kalesi'ne tırmanıp şehre tepeden baktık, leziz peynirleri tadarak peynir alışverişimizi yaptık, türbede kilitler açarak dileklerimizi diledik, Kars lezzetlerini tattık, Selçuklular'ın Anadolu'ya girdiği nokta olan Ani Harabeleri'nde mistik ortamın tadını çıkardık, donmuş Çıldır Gölü'nün masalsılığına kendimizi teslim edip süslü atların … Okumaya devam et Lale Devri’nin son eseri İshakpaşa Sarayı ve Kars’ın olmazsa olmazı kaz eti