Korkmak ve cesurlaşmak arasında sert geçişlerle altı ay

Kışın son demlerindeydik. Saçlarım omuz hizasındaydı, cildim bembeyazdı. Güneş arada sırada kendini göstermeye başlamış olsa da, hala mont giyiyorduk. Yılbaşında evcilleşme, aidiyet hislerimi güçlendirmeye ve evimi otel gibi kullanmaktan vazgeçme kararları almıştım. Bu yüzden 100 günlük bir ev projesi icat etmiştim kendime. Her şeyi oyunlaştırmayı sevenlerdenim malum, o yüzden bunu da bir proje haline getirmiştim. … Okumaya devam et Korkmak ve cesurlaşmak arasında sert geçişlerle altı ay

Yeni başlangıçların ayı eylül, hoşgeldin!

Eskiden bahar temizliği diye bir alışkanlık vardı. Yazın sonuna gelindiğinde ve okullar açıldığında, halılar serilir, mevsimlik ceketler indirilir, mayolar ve yazlık kıyafetler kaldırılır, bütün ev köşe bucak temizlenir ve hatta boyanırdı. Hayatının büyük bir kısmını sürekli seyahat ederek geçirmiş biri olarak, bikini giyilen bir Alaçatı tatilinden, polarlarla dağlara tırmanılan bir Norveç tatiline bağlandığım dönemlerin alışkanlığından … Okumaya devam et Yeni başlangıçların ayı eylül, hoşgeldin!

Kaş’ta gün batımında nereye gitmeli? Nerelerdeki lezzetler atlanmamalı?

Hellooo! Yarısından  döndüğüm tatiller, hala uslanmadan çıkıp durduğum yollar, bitmeyen sözleşmeler, ufak ufak sosyalleşmeler derken buraları biraz ihmal ettim farkındayım. Tam kaldığımız noktaya geri dönelim. Yeni normalde Kaş'ın genel atmosferinden ve beach deneyimlerimden bahsetmiştim. Gelelim gece hayatına ve yeme-içme adreslerine... Bodrum'da, Alaçatı'da her sezon yepyeni mekanlar açılırken ve eskilerin pabucu dama atılırken; Kaş'ta garip bir … Okumaya devam et Kaş’ta gün batımında nereye gitmeli? Nerelerdeki lezzetler atlanmamalı?

Arada kalmış hissediyorum, “Aşk Peşinde Masallar”a sarılıyorum.

Sabah uyandığımda tavana bakıp kendime şu soruları soruyorum: Neredeyim? Bugün günlerden ne? Neler yapmam lazım? Salgın sebebiyle eve kapandığım üç aylık sürede, gündelik rutinler oturtmuş; sakin, üretim dolu ve verimli günler geçirmiştim. Evimi düzenlemiş, çok yazı -ve hatta bir roman- yazmış, bolca yoga ve meditasyon yapmıştım. Yavaşlamıştım. Kişisel tarihimde hiç olmadığı kadar düzenli ve evcil … Okumaya devam et Arada kalmış hissediyorum, “Aşk Peşinde Masallar”a sarılıyorum.

Aslında belki de hayat o kadar zor değildir de biz onu zorlaştırıyoruzdur?

Sabah gözümü açtığım gibi, yüzümü bile yıkamadan kendime bir kahve demleyip bilgisayarımın başına oturuyorum. Kaş'tan acilen İstanbul'a dönmeme sebep olan projede ortaya çıkan sürprizler yüzünden kurgu sürekli değişiyor. Her yeni kurgu, benim hazırladığım bütün metinlerin çöp olması ve yeniden yepyeni çalışmalar yapmam anlamına geliyor. Bunların hiç biri öyle bir iki saatlik işler değil. Bir hafta … Okumaya devam et Aslında belki de hayat o kadar zor değildir de biz onu zorlaştırıyoruzdur?

Kaş Beach Rehberi 2020: Derya Beach, Delos Beach ve Bermuda Tekne Turu

Kaş'a tatile giderken beklentinizi cüretkarca yükseltebileceğiniz ve kesinlikle hayal kırıklığına uğramayacağınız ilk konu: Denizin güzelliği. Ayaklarınızın altında balıklar yüzerken, suyun altını gözlük olmadan ve dalmadan akvaryumdaymış gibi berrak biçimde görürken, çekilen fotoğraflar hiç bir filtre olmadan sanki arka fon canlı maviye boyanmış gibi görünürken içinden hiç çıkmak istemeyeceğiniz bir deniz var Kaş'ta. Geçen sene yazdığım … Okumaya devam et Kaş Beach Rehberi 2020: Derya Beach, Delos Beach ve Bermuda Tekne Turu

Kaş’ın Büyüsü ve Yeni Normalde Kaş Havadisleri

"Deniz tatiline nereye gidelim?" sorusunun bendeki ilk cevabı hep Alaçatı olmuştur. Ben Çeşme'yi severim. Denizi çok matah olduğundan değil, her şeyi bir arada sunduğundan... Türkiye'deki en iyi plaj işletmelerine sahip olduğundan... İstanbul'dan ulaşımı pratik olduğundan... Bir de tabii benim huzurlu sığnağım Teos'a yakınlığından... Kaş diye ölüp bitenleri de yıllarca hiç anlayamamıştım. Kaş tatillerimi hep çift … Okumaya devam et Kaş’ın Büyüsü ve Yeni Normalde Kaş Havadisleri

Yeni Normal Alaçatı’dan Notlar: Before Sunset, Horosan Balık, Baby Winehouse

15 Temmuz tatilinin gelmesiyle ve uzun süre evde oturmanın verdiği daralmayla herkesin minik minik kanının kaynadığı, tatile gitsem mi, güvenli mi, maceraya gerek yok evde mi otursam ikilemlerine düştüğü günlerdeyiz. Ben yaz sezonunu Teos'ta büyük bir sakinlik içinde açıp, beyazlığımı üzerimden attıktan sonra, ilk sosyal tatilimi Alaçatı'da yaptım. Kaldığımız otel ile bu sezon açılan ve … Okumaya devam et Yeni Normal Alaçatı’dan Notlar: Before Sunset, Horosan Balık, Baby Winehouse

Yediğim boklardan öğrendiklerim ve peşinden koştuğum masallar

Hayatta bir takım uçları deneyimlemek, bazı dipleri görmek, bir tık dibe çakılmak, sonrasında insana garip bir güç ve cesaret veriyor. Hani bilgisayar oyunlarında "güçlendirici", "can verici" iksirler olur ya... Onları aldığın anda gücün artar, canın çoğalır. "Hassiktir sıçtım ben. Ne yapacağım?" dediğin anları deneyimleyip, sonra onlardan çıkabildiğini görmek hayatta da aynen böyle bir etki yaratıyor. … Okumaya devam et Yediğim boklardan öğrendiklerim ve peşinden koştuğum masallar

Yeni, Şık, Hovarda: Rakish Alaçatı

Akşam yemeği için gideceğimiz yerin KafePi'nin içinde olduğunu duyunca biraz burun kıvırdığımı itiraf etmeliyim. KafePi, üniversite yıllarımda vazgeçilmez adreslerimizden biriydi. Hayatımıza klasiklerin dışında Sveta gibi ateşli olan favorimiz dahil olmak üzere değişik kokteyller sokan ilk mekandı. Bu yıllarda KafePi'nin beach'inde de çok keyifli zamanlar geçirmiştik. KafePi, denildiğinde aklıma gelen üniversite öğrencileriyle dolu, salaş, sıkışık bir … Okumaya devam et Yeni, Şık, Hovarda: Rakish Alaçatı