Dava, Düğün, Domestik Tanrıçalık

O sabah alarmım çalmadan uyanıyorum -ki bu benim hayatımda oldukça nadir gerçekleşen bir şey. Kahvemi içtikten sonra giyiniyorum. Elim pantolona gidiyor, oldukça az pantolon giyen biri olarak uzun zamandır giymediğim incecik Paco Rabanne yazlık krem rengi pantolonumu giyip evden çıkıyorum.

Şehirdeki taksi savaşlarından yorgunum, taksiye binmeden önce oldukça kısa mesafe gideceğimi söylüyorum. “Ne demek efendim, buyurun.” diyor taksici. O kadar beklemediğim bir cevap ki, “Bir daha söyle.” diyesim geliyor. Taksiden indiğim noktada bir İspark görevlisi yüzünde kocaman bir gülümsemeyle kapımı açıp “Hoşgeldiniz.” diyor. Sanki Zincirlikuyu’da yolun üzerinde değil de, beş yıldızlı bir otelin kapısında iniyormuşum gibi hissettiriyor. Metroya binerken, yanımdaki adam yana çekilip yol veriyor. “Hayırdır inşallah?” diye düşünüyorum. Herkesin acelesi olan, herkesin tahammülsüz olduğu şehirde o gün bir şeyler dönüyor.

Bir saat sonra, bundan uzun yıllar önce büyük bir haksızlığa uğradığım için açtığım davanın kararını elimde tutuyorum. Lehime… O kadar keyifli hissediyorum ki, bu kadar keyifleneceğimi ben bile düşünmemiştim. Güneş gözlüklerimi takıyor, adliyeden çıkıyorum.

Vakti zamanında benim emeğimin çok ekmeğini yemiş, kendi performanslarına eklemiş ve o süreçte en azından onlara harcadığım gece gündüz mesailerin hatırına yanımda olması gerekirken aksine karşımda durmuş iki kişiye dev birer çelenk yollamak istiyorum. “Çok yakında görüşmek üzere.” notuyla. Ancak espriyi anlayacak vizyona sahip olup olmadıklarından emin olamadığım için, o çiçeklere harcayacağım parayla kendime harika iç çamaşırları almaya karar veriyorum. Güzel popom hediyeleri onlardan daha çok hakediyor ne de olsa. (Bu konuyu şimdilik bu kadarla geçiştiriyorum fakat gelişmelere bağlı daha sonra uzun uzun yazacağım ve paylaşacağım şeyler var. )

Tam o sırada beynim tuhaf bağlantılar kuruyor. Kendi kendime “Yoksa…?”, “Hadi canım…” gibi diyaloglara giriyorum. Ben Krayon serisini okumaya (gerçekten tuhaf bir kitap serisi olduğu konusunda uyarmalıyım ama spiritüel konulara meraklıysanız özgün ve sarsıcı – daha da garibi gerçekten işe yarayan bir bakış için tavsiye edebilirim) ve kendi gerçekliğimi gerçekten yaratabildiğimi deneyimlemeye başlayana kadar, geleceğe ilişkin bir takım kaygılar ve meraklar taşıyordum. Dolayısıyla da her fırsatta falcıları arşınlıyordum. Ve hepsinin inatla üzerimde bir büyü olduğunu söylemesine burun kıvırıyor, benden para koparma taktikleri olarak bakıyor, neyse halim çıksın falım diyerek konuyu geçiştiriyordum. Bu onlarca defa gerçekleşen bir senaryo olarak kenarda durduktan yıllar sonra, çok tuhaf bazı tesadüfler sonucu gerçekten birinin böyle bir şey yaptığını öğrenmiş oldum. Aklımda hala bir takım soru işaretleri olsa da, her gün kolojenimi içerken, içine dua kağıdı attığım bir şişe suyu da içmenin hiç bir zararı olmadığına karar verip bana söylenen her şeyi yerine getirdim. O gün o suyun içmem gereken sonuncusunu içtiğim gündü. “Yoksa gerçekten kapatılan şansım, bereketim, rızkım mı yerine geldi?” düşüncesine kapıldığımı itiraf etmeliyim. Asla doğruluğu veya yanlışlığı ispatlanamayacak tuhaf şeyler.

Yeniden Ege’ye inmek için uçak biletimi aldıktan sonra, darmadağınık evime şöyle bir bakış atıyorum ve ne zamandır ertelediğim evimi köşe bucak temizleyip arındırma istediğini ilk defa içimde buluyorum. Dolapların içlerine girdikçe, ortalık daha da dağılıyor. Zaten işim başımdan aşkınken, her gün olması gerekenden uzun saatler çalışırken kendimi tamamen ev düzenlemeye adama şansım da olmadığından, öyle başlamışken saatlerce kesintisiz ev düzenleyemediğimden, sürekli ucundan minik minik bir şeyler yaptığımdan birkaç gün sonra evim başladığımdan daha da kaos bir hale geliyor. Tuhaf bir şekilde temizlediğim her çekmece, her dolap, artık kullanmadığıma karar verip azalttığım her eşya içime bir ferahlık hissi veriyor. Her şeyi ortaya döküyorum, ayıklıyorum, kalması gerekenleri yerlerine kaldırıyorum.

Düzen üstadı Marie Kondo’nun usulünü uyguluyorum: Her şeyin evde tek bir yeri olmalı. Örneğin evin iki ayrı yerinde oje duramaz, kalem de, başka hiç bir şey de… Evde her şey grup nesnenin yalnızca tek bir yeri olmalı. Hepsi bir araya gelince aynı şeyden gerekli olandan daha fazla sayıda olduğunu da fark ediyor insan. Mesela evde aradığımda asla törpü ve çakmak bulamazken, bu tek yer taktiğini uygulayınca hepsinden oldukça çok sayıda bulunduğunu da fark ettim.

Bu düzen harekatım tastamam bir hafta sürüyor. Ev için biraz da alışveriş yapıyorum. Gerçekten çok uzun zamandır yalnızca depo olarak kullandığım evim, çok keyifli bir yaşam alanına dönüşüyor.

Bu sırada oldukça sağlıklı besleniyorum. Çeşit çeşit salatalar hazırlıyorum kendime. İlham olması için en lezzetli olanlardan bir kaçı karşınızda.

Bu domestik kraliçe günlerimde, uzun saatler çalışıyor, sağlıklı besleniyor ve geri kalan bütün zamanlarda evi toparlıyorum. İstanbul’da geçirdiğim bu günlerde hiç gece dışarı çıkmıyor, partilemiyor ve hatta dışarıda yemek bile yemiyorum.

Tek sosyal aktivitem geçen sene Göcek’te gittiğim mükemmel düğünde tanıştığım çok tatlı Beyrutlu bir çiftin düğününe gitmek oluyor. Çırağan Sarayı’ndaki düğün gerçekten her bir detayı ile harika; çok klas bir sadelik ve gösterişi aynı anda barındırıyor. Ayrıca uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla kesişme bahanesi olması da keyifli. Tekila shotlarımızı dikiyor, Beyrut’un en ünlü şarkıcılarından Ragheb Alama’yı canlı dinleme fırsatı yakalıyoruz.

İstanbul’daki son günümde, benim kontrolüm dışındaki bir sebeple çalıştığım bankayı da değiştirmem gerekiyor. Eski bankamda biriktirdiğim paralarımı ve yatırımlarımı tamamen unutmak üzere orada bırakıyorum, yeni bankamdan maaşımı ve kredi kartımı alıyorum. Sıfırdan bir şeylere başlama hissini seviyorum. Valizimi topluyorum ve ne zaman İstanbul’a geri döneceğimi bilmeden tek yön biletimle havalimanına gidiyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s