Kaş 2023 Notları / Kaş Klasikleri ve yeni trendler: şahane bir bahçede sağlıklı yemekler ve geceyi kuzu kulağı içerek kapatmak

Üniversite için İstanbul’a taşındığımda, Adana’dan çok yakın arkadaşlarım da benimle eşzamanlı olarak geldiğinden buradaki yepyeni bir hayatıma bir sürü eski arkadaşımla başlamıştım. Sonraki yıllarda, arkadaşlarımın arkadaşları, okullarda ve işlerde tanışılan yüzlerce kişi arasından hep görüşmek istediğim bazı özel kişiler, komşularımın ve sevgililerimin arkadaşlarının yanı sıra, bazı çok absürt kesişmelerle bir sürü harika insan daha eklendi hayatıma.

Haliyle benim hep birbirinden çok farklı şeyleri seven ve hepsiyle de farklı şeyler paylaştığım, hayatımda farklı yerleri olan çok sayıda arkadaşım oldu. Hiç yalnız kaldığımı, bir şey yapmak isteyip de eşlikçi bulamadığımı, beni bir yerlere davet eden arkadaşlarım olmadan bir dönem geçirdiğimi veya arkadaş edinmek için özel bir çaba harcadığımı bilmem.

Sevdiğim arkadaşlarım İstanbul’dan ardı ardına taşınmaya başladığında, onlar istedikleri bir şeyi denemeye cesaret ettikleri için sevinirken, eş zamanlı olarak da paniğe kapılmaya başlamıştım. Hem araya giren mesafeler arkadaşlığımızı bozar diye, hem de yalnız kalırım diye. Çünkü artık bir şekilde eskisi kadar çok insanla tanışmıyoruz, tanışsak da bir şekilde herkes o kadar yoğun hayatlar yaşıyor ki o tanışıklıkları gerçek arkadaşlıklara dönüştürmeye fırsat bulamıyoruz. Hayatıma yeni eklenen arkadaş sayısı son bir kaç yılda gerçekten azaldı benim.

Şimdi üzerinden çok zaman geçtikten sonra, bunun çok yersiz bir endişe olduğunu görüyorum.

Elbette ömrünün sonuna kadar çok yakın olacağını düşündüğün bazı arkadaşlarınla bile yolların ayrılıyor bazı noktalarda. Hatta bazen çok büyük bir olay, tartışma bile olmadan… Ama bunun aynı şehirde yaşamakla veya birlikte geçirilen zamanla bir bağlantısı olmadığını; tam aksine sürekli görüşülmese bile ve aradan çok ayrı zaman geçse bile, tekrar buluşulduğunda aynı samimiyetle kalınan yerden devam edilen arkadaşlıkların daha kıymetli olduğunu; aynı şehirde yaşadığın arkadaşlarının bazen uzaktakilerden daha uzak olabileceğini öğrendim zaman içinde.

Ve uzaktaki arkadaşlar, birlikte yeni ortamlarda buluşmayı, bir hava değişikliğini, sık olmasa da aslında daha dolu dolu ve derin paylaşımlar yapılabilen ortamlara vesile oluyor. İşte benim bir süredir Kaş ile de böyle bir bağlantım var. Bu yüzden havalimanına uzak seyahat istikametleri benim çok tercihim olmasa da, Kaş’a sıkça gitmek için iyi bir sebebim; orada yaşayan çok sevdiğim biri var.

Kaş’a bu yazın başında yine onun doğum günü vesilesiyle gidip 2023 yaz sezon açılışı yapmıştık; yaşadığı tuhaf ayrılık vesilesiyle gitmek de sezon kapanışı yapmaya vesile oldu.

Derya Beach:

Kaş’a gittiğimi Derya Beach’te happy hour saatinde oturup Jack Nar içmeden tam olarak hissedemiyorum. Çünkü Derya Beach, Kaş’ın muazzam özdeşleşmiş bir mekan yıllardır Kaş’a giden herkes için.

Aslında çok konforsuz ve sıkışık yerleştirilmiş şezlongları, kötü durumundaki tuvaletleri gibi bir sürü negatif tarafını sayabilirim. Happy hour saatinde çalan müzikler için de hep aynı şeyi söylüyorum: Benim burada eski anılarım olmasa, şimdi ilk defa biri beni bu mekana getirse, “Bu müzikler ne? Hadi başka yere gidelim.” derdim.

Yine de bütün bunlara rağmen, Kaş’a gitmişken Derya Beach mutlaka gidilmesi gereken bir adres. Çünkü Kaş’ta kim varsa orada; uzun zamandır görmediğiniz arkadaşlarınızla karşılaşabilir, daha önce buraya gelişlerinizden tanıdık simalarla selamlaşabilir ve hatta çok hızlı biçimde yeni arkadaşlar edinebilirsiniz. Çünkü Derya’ya gelen herkes bir şekilde ortak nokta bulabilecek insanlardır.

Jack Nar hala çok lezzetli, merkezden girilebilecek en güzel deniz hala Derya Beach’te ve gün batımında orada olmak Kaş’ta olmak demek.

Bu sene oraya gittiğim ilk gün, birisi bana gelip “Airdrop’unu aç.” dedi. Açtığımda telefonuma benim habersiz çekilmiş onlarca şahane fotoğrafım düştü. Birisiyle tanışmak için müthiş bir yöntem olduğunun hakkını teslim etmem lazım o ayrı; kendisi sonra birlikte çok keyifli vakitler geçirdiğimiz, esnafçılık oynayıp kendisinden fotoğraf teknikleri olduğumuz Kaş günlerimizi güzelleştiren biri oldu.

Kaş Camping: Daha sakin bir ortam, doğanın içinde ve merkeze yakın bir deniz günü için en güzel seçenek Kaş Camping. Ben çalışmam gereken bir günü orada geçirdim, oldukça da keyifli bir iş ortamı sundu bana. Biraz yenilenmiş bu sezon Kaş Camping, içine de akşamları servise başlayan bir meyhane açılmış.

Kaş Camping’ten merkeze yürüken amfi tiyatronun orada bir müzik sesi duyarsanız da takip edin müziği. Genç gruplar burada bağış bahşiş usulü konserler veriyorlar – biz çok keyifli bir tanesini yakaladık.

Nur Beach: Benim merkezdeki en favori beach’im. Müthiş konforlu yataklarda yatıp güneşleniyorsunuz, yemekleri ve kokteylleri leziz, denizi güzel. Kişi başı bir minimum harcama limitiniz var, ama zaten bir yemek yiyip iki kolteyl içtiğinizde dolacak bir tutarda. Alanı küçük olduğu için, otel müşterileri öncelikli, her zaman yer bulamayabilirsiniz, veya daha iyi bir seçenek olarak burada konaklamayı da tercih edebilirsiniz.

Merkezdeki bu minicik camdan sipariş verdiğiniz yer, müthiş lezzetli bir hot dog yapıyor. Çıtır patatesiyle, acılı sosuyla gerçekten lezzetli. Denizden sonra acıkmalarınız için ayak üstü lezzetli bir şeyler atıştırmak için aklınızda olsun.

Ben Loop ve Sankofa’nın içinde bulunduğu alanı da çok seviyorum. Loop, Kaş’ta dinleyebileceğiniz en iyi müziği yapan mekan hiç tartışmasız. Türkçe pop gecelerin vazgeçilmez adresi No:11 kapanmış, ama aynı yerde aynı konseptte yeni bir yer açılmış.

Kaş’ta yemek yerleri genel olarak ya meyhane ya da ev yemekçisi ve sağlıklı leziz seçenekler oldukça az. Bu konuda Oburus Momus çok iyi, ancak o da merkezdeki dükkanını kapattı. Patio Mediterraneo, bu konuda yeni bir harika seçenek: Harika bir bahçesi ve kendinize karışık bir tabak oluşturabileceğiniz salatalardan oluşan bir açık büfesi var. Aynı zamanda kokteyl de servis ediyorlar.

Bir de bu senenin yeni ve çok popüler bir açılımı gecenin sonunda Trafo‘ya gidip kuzu kulağı içmek. Kuzu kulağı ve cin karışımı bu kokteyl, gerçekten çok ferah ve dans ettikten sonra çok güzel gidiyor.

Bunun dışında arkadaşımızın dükkanı sebebiyle bol bol ensafçılık oynadık. Kaş’ın en işlek caddelerinin birinin üzerindeki dükkanın önünde oturup, hemen karşısındaki Zühtü‘den dükkana kokteyller söylemek, arada içeri girip takıları denemek çok keyifliydi. İstanbul’daki beyaz yakalı hayatıma, Kaş’ta esnaflık molası vermeyi ben çok sevdim.

Yazı bekleyerek kalın!

Kaş 2023 Notları / Kaş Klasikleri ve yeni trendler: şahane bir bahçede sağlıklı yemekler ve geceyi kuzu kulağı içerek kapatmak” üzerine bir yorum

Yorum bırakın