Bu farkındalığı bir günde yaşamadım ve bu kararı bir günde vermedim -bunla ilgili ayrı bir yazı, hatta belki bir yazı dizisi yazacağım- ama ben bütün zamanını işlevsel geçirme yönünde bir anksiyete geliştirmişim. İşlevsel bir şey yapmadığım her an kendimi oldukça huzursuz hissediyorum. Bana göre işlevsel bir şey yapmak, şirket iş listemdeki işleri yapıp üzerini çizmek … Okumaya devam et Sürekli İşlevsel Bir Şey Yapma Ansiyetemle Mücadelem ve İstanbul’da Verimsiz (?!) Bir Hafta
Burning Man Sonrası Arafta San Francisco Günleri
Burning Man'den San Francisco'ya dönerken yolda kendime Union Square civarında güzel bir otel ayarlıyorum. Memo beni otele bıraktığında, baştan aşağı kum içindeyim ve toplanırken de bir sürü eşyayı çöp poşetlerine tıkıştırmış durumdayım. Lüks otelimden içeri bu halde girip, "Rezervasyonum var." dediğimde resepsiyondaki kız evsiz olduğumdan emin, bana şüpheyle bakarak pasaportumu alıp, "Şurada biraz bekler misiniz?" … Okumaya devam et Burning Man Sonrası Arafta San Francisco Günleri
Burnıng Man’e Gitmeyi Düşünenler İçin İşe Yarar Bilgiler & Bilinmesi Gerekenler & Planlama
Burning Man'e katılıp taze bir "burner" olarak, bu yazıyı henüz hiç Burning Man'e gitmemiş ancak gitme fikri aklının bir kenarında gezinen "burgin"ler için yazıyorum. Evet, Burning Man'in kendine özgü bir lügatı ve terimleri de var. Nasıl planlanır, bütçesi nedir, neleri mutlaka bilmek lazım hepsi bu yazıda. Öncelikle gerçekten Burning Man bir müzik festivali değil. Gitmeden … Okumaya devam et Burnıng Man’e Gitmeyi Düşünenler İçin İşe Yarar Bilgiler & Bilinmesi Gerekenler & Planlama
Burning Man Günlükleri – 6: Yer Yerin Ateşe Verildiği Son İki Gün
Burning Man alanına giriş yaptığımın tam birinci haftasında, cumartesi sabahı şişme yatağımda ilk defa gerçekten çok iyi bir uyku çekmiş olarak uyandığımda "İnsan ne kadar garip bir varlık, adaptasyona ne kadar müsait." diye düşünüyorum. Çünkü ilk günlerde bana konforsuz ve tuhaf gelen her şeye bu bir haftalık sürede alışmış durumdayım. Çadırda şişme yatakta uyumaya, tuvalete … Okumaya devam et Burning Man Günlükleri – 6: Yer Yerin Ateşe Verildiği Son İki Gün
Her saniyesi dibine kadar yaşanmış bir yaşın daha devrildiği noktadayız: İyi ki doğmuşum be!
Şu hayatta bir seneyi daha devirmeden hemen önce, klinikte ve online banka hesaplarım arasında biraz vakit geçirerek geride kalan bu geride kalan bir seneden hoşuma gitmeyen ve içime sinmeyen sadece iki şeyi (gözlerimin kenarındaki kaz ayakları ve kredi kartı borçları) sildiğim gündeyiz. Yarın doğum günüm. Söylediğimde kulağa tuhaf geldiğini biliyorum; ama bu bloga doğum günü … Okumaya devam et Her saniyesi dibine kadar yaşanmış bir yaşın daha devrildiği noktadayız: İyi ki doğmuşum be!
Burning Man Günlükleri – 5: Fiziksel ve Duygusal Çöküş Günü, Yeniden Canlanma ve Sonra Hükümsüz Bir Koca Gün
Burning Man'deki beşinci sabahımda fiziksel ve ruhsal olarak bitik bir şekilde uyanıyorum. Saate bakmak için telefonuma uzanıyorum, toplamda iki saat kadar uyumuşum ancak çadırımın içi o kadar sıcak ki uyumaya devam etmemin imkanı yok. Kalkıp dışarılarda yeni maceralara atılamayacak kadar da yorgun hissediyorum kendimi. Hava gündüzleri çok sıcak, geceleri bazen daha ılıman geçerken bazen gerçekten … Okumaya devam et Burning Man Günlükleri – 5: Fiziksel ve Duygusal Çöküş Günü, Yeniden Canlanma ve Sonra Hükümsüz Bir Koca Gün
Burnıng Man Günlükleri -4: New Yorker Kahvaltı, Çölde Filarmoni Orkestrası, Sevgi Küpümüz ve İlk Gün Doğumum
Festivalin üçüncü gününün, kuruluş dönemiyle birlikte benim Black Rock City'deki dördüncü günümün sabahında "Tamam ya ben çözdüm burayı. Düzenim de oturdu." diye düşünerek çadırımdan çıkıyorum. Aslında o güne kadar delice bisiklet sürüp oradan oraya gitmeme rağmen festival alanının yarısından fazlasını görmemiş durumdayım. Ve o sırada farkında olmadığım ancak şimdi dönüp geriye baktığımda bildiğim bir gerçek … Okumaya devam et Burnıng Man Günlükleri -4: New Yorker Kahvaltı, Çölde Filarmoni Orkestrası, Sevgi Küpümüz ve İlk Gün Doğumum
Burning Man Günlükleri -3: Çölde Dondurma Partilerimiz, Lokasyonu Gizli Japon Barı Keşfi, Saatsiz ve Telefonsuz Hayat
Orada geçirdiğim bir günün içinde o kadar çok şey oluyor ki; üçüncü gün sabah çadırımda uyanıp witchhazelli ıslak mendillerimle bütün vücudumu silip, yüzüme serumlarımı sürüp çadırımdan çıktığımda sanki şimdiye kadar hep orada yaşamışım ve bundan sonra hep orada yaşayacakmışım gibi hissediyorum. Mekanlarla aidiyet kurmakta her zaman zorlanan ben, şimdiye kadar içinde bulunduğum en konforsuz yerle … Okumaya devam et Burning Man Günlükleri -3: Çölde Dondurma Partilerimiz, Lokasyonu Gizli Japon Barı Keşfi, Saatsiz ve Telefonsuz Hayat
Burnıng Man Günlükleri -2: Planlara Elveda, Çölde Sahiller, Hareket Eden Sahneler, Padişahlı Partiler, Bisikletli Unıcornlar
Pazartesi günü öğleden sonra uyanıyor ve uyandığım gibi bisikletimin üzerine atlayıp tuvalete gidiyorum. Kahve içmeden ayılamayan ben, elli derece sıcakta ve güneşin altında, en yakın portatif tuvalete gitmek için bisiklet sürerken huysuz olmamı ve bu duruma söylenmemi filan beklerim; değilim. Black Rock City bu açıdan büyüleyici bir yer bence. Kağıt üzerinde konforsuz görünecek her şeyin … Okumaya devam et Burnıng Man Günlükleri -2: Planlara Elveda, Çölde Sahiller, Hareket Eden Sahneler, Padişahlı Partiler, Bisikletli Unıcornlar
Burning Man Günlükleri 1 – The Build
Burning Man'in resmi başlangıç günü pazartesi günü olmasına rağmen, bizim kuruluş dönemi için erken giriş hakkımız ve biletimiz var. Ancak kapılar yağmur sebebiyle kapandığı için, çok daha önceden alana gidenler dışında (Temple'ın yapımı bir ay kadar sürüyor ve Temple yapımında gönüllü çalışanlar festival başlamadan en az bir hafta öncesinden alanda oluyor örneğin) kuruluş için bizim … Okumaya devam et Burning Man Günlükleri 1 – The Build
