Yepyeni Bir Bebek Daha: Meraklısına Bir Doz Hukuk

Bu güneşli cumartesi gününde, sokağa çıkma yasağı sebebiyle evimde oturmuş, beşinci bardak kahvemi içerken, yepyeni bir icat daha çıkardım. 

Çok uzun zamandır aklımda evirip çevirdiğim ve “Gelecekte bir gün yaparım” diye notlar aldığım her şeyi bu günlerde hayata geçiriyorum. Belki de ihtiyacım olan tek şey,  biraz yalnız kalmakmış. 

Evde geçirdiğim ilk ayımda Aşk Peşinde Masallar -1 Mine ve Volkan hikayesini tamamladım, şimdi de yepyeni başka bir projeye kolları sıvadım: Meraklısına Bir Doz Hukuk. 

Bu blogu uzun süredir takip edenler, beni yakından tanıyanlar biliyordur, ben ikiye bölünmüş gibi bir hayat yaşıyorum. Bir yandan gezen, tozan, keşfeden, uçarı, zibidi bir kadınım; diğer yandan gerçekten oldukça yoğun bir tempoda avukatlık yapıyorum.

Bunu çok sorguladım ve sonunda avukat olarak çalışmayı da hukuku da çok sevdiğimden hiç bir şüphem kalmadı. Danışmanlık vermenin dışında hukukla ilgili başka bir şeyler de yapmak, bu konuda içerik üretmek istiyordum. 

Üretmek istediğim içeriğin akademik makale olmadığından emindim; ama ne olacağını da bulamıyordum. Instagram üzerinden birkaç video paylaştıktan sonra, hukukun eğlenceli biçimde anlatılabileceğine ve ilgi çekeceğine ikna oldum.

Ve bugün kahvemi içerken, hoop yepyeni bir blog çıktı. Henüz bir tasarımı ve domain adı yok. Yeni hayat kurallarımdan biri: Aklına geldiğinde başla, mükemmel olmasını bekleme, detaylarla sonra ilgilenirsin. 

Video ve yazılar şeklinde iki formatta içerik üretmek var aklımda. İkinci bir örneği olmayan özgün ve keyifli bir içerik paylaşmayı, yöneticilere, girişimcilere ve mesleğe yeni başlayanlara faydalı olmayı umuyorum.

Böylelikle hayatımın iki temel uğraşısını da iki ayrı bloga bölmüş olacağım. Burada hiç hukuktan, orada da hiç keşiflerden bahsetmeyeceğim. Sezen v. Emine 🙂

7b3e803ccdfa4020d77ec5f60cfbd076

Hukuk, kanun, avukat…

Bu üç kelimeyi yan yana görünce, içinizde hemen bu sayfayı kapatıp kaçma isteği uyandı değil mi?

Derin nefesler alın ve bana bir şans verin! Bütün önyargılarınızı yıkmaya, en azından bir tık kırmaya geldim.

Kimsenin boş zaman aktivitesi olarak “Ayy çok keyifli bir kitap.” diyerek hukuk kitapları okuduğunu görmedim bu güne kadar.

Diğer yandan, gençliğinde hep avukat olmak istemiş bazı müvekkillerimin, yaptığım işin doğruluğunu kontrol amacıyla hafta sonlarında Yargıtay içtihatları okuduğuna denk geldim. Keyif aldıklarından yapmıyorlardı bunu muhtemelen, arkasında ya her şeyi kontrol etme güdüleri ya da kendilerini ispat çabaları vardı.

Hayattaki varlıklarının anlamını “Avukat” ünvanı ile bulmuş, kapı ziline bile “Av.” kısaltması ekleyenlerin aksine, kendime iş dışındaki zamanlar için sahte meslekler uydurmak zorunda kalıyorum. Zira “Avukatım” dediğim anda taksiciden, arkadaşımın arkadaşına mutlaka herkesin aklına hukuki bir soru geliyor. Çalışmadığım saatlerde miras, boşanma, alacak konularında ücretsiz danışmanlık vermeyi sevmiyorum. Aynı şekilde kuaförde ve güzellik salonlarında herkes çatır çatır dedikodunun dibine vururken, “Avukatım” dediğimde bunlardan tamamen dışlanmayı da sevmiyorum. “Ayyy koca koca kitaplar değil mi?” Bitti!

Bu yazının devamını okumak için tık! 

Keyifli ve eğlenceli hukuki yazıları kaçırmamak için takibe alın. Marka hukuku, moda hukuku, startuplar için önemli bilgiler, beyaz yakalıların hakları hepsi o blogta olacak, onları burada paylaşmayacağım.

Yeniliklere açık kalın!

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s