Milliyetsiz Bir Ütopya: Bonjuk Bay

Bonjuk Bay’in ne zaman ne şekilde radarıma girdiğini hatırlamıyorum; ama bir süredir takip edip, gitmek için uygun bir zamanı kolluyordum. Kutlanacak bir doğum günü gibi harika bir sebep, başbaşa vakit geçirmek için boş bırakılmış bir haftasonu ile birleşince, Bonjuk Bay kendi zamanını yaratmış oldu. Dürüst olmam gerekirse, gitmeden önce neyle karşılaşacağımızdan emin değildim. Kendine bohem … Okumaya devam et Milliyetsiz Bir Ütopya: Bonjuk Bay

Bozburun Yat Kulübü: Aşk ile büyümüş zeytin ağaçları altında bir gün

Selimiye’den Bozburun’a gelmemiz oldukça kısa sürüyor. Ellerimizdeki telefonların navigasyonuna Bozburun Yat Kulubü yazmış, çaresizlikle sağımıza solumuza bakıyoruz. İstikametimize varmış görünüyoruz; ama ne daha ileri gidebileceğimiz bir yol, ne de etrafımızda yat kulubüne benzer bir yer var. Telefon açıyoruz, biz adresi bulamadık, gelip bizi alır mısınız, diye soruyoruz. Az sonra, çaresizce sağımıza solumuza bakmanın yerini, tarifsiz … Okumaya devam et Bozburun Yat Kulübü: Aşk ile büyümüş zeytin ağaçları altında bir gün

Selimiye: Önümüzde deniz, mavi, yeşil, yaz!

Çeşme'de geçirdiğimiz günde tükettiğimiz alkol miktarı ile dans ettiğimiz saatlerin çokluğu göz önünde bulundurulduğunda, ertesi günün ortasına kadar döne döne uyumamız, uyanıp bir duş aldıktan sonra uzun ve güzel bir kahvaltı yapmamız, akşamdan kalmalığımızı da sahilde sersem sersem güneş gözlüklerimizin arkasına sığınarak atmamız beklenir. Tabii ki biz öyle yapmıyoruz. Sabahın 7:00sinde çantalarımızı toplayıp otelden çıkıyor, … Okumaya devam et Selimiye: Önümüzde deniz, mavi, yeşil, yaz!