İstanbul’da turist günler -1: Moda’dan Maslak’a keşifler

İş için İstanbul’un bir yakasını her gün boydan boya kat edip dursam da, bunun dışında yaşadığım muhitten pek uzaklaşmıyorum. Haftasonları trafik çekmeden, hiç bir ulaşım aracına binmeden her yere yürüyerek gidebilmenin tadını sonuna kadar çıkarıyorum.

Alışveriş yapılacaksa Nişantaşı ve Beşiktaş’ta bulunamayacak hiç bir şey yok. Yoga merkezleri, spor salonları dizi dizi. Arkadaşlarla buluşulacaksa, çok güzel barlar, cafeler, restoranlar da etrafımızda. Kokteyl için Socrates, bira içmek için Craft, eski Asmalı ekibiyle nostalji yapmak için Şair Leyla, ayak üstü bir şeyler içmek için No Fish Today, geceye başlamadan hızlıca karnımızı doyurmak için House of B ve Casita, sushi için Sushi Lab, kahvaltı için eve sipariş Wake Up, sağlıklı beslenme için Dardenia vazgeçilmezlerimiz. Genellikle “Akaretler’e mi insek, yoksa Teşvikiye’ye mi çıksak?” karar vermemiz gereken tek konu oluyor.

Hatta İstanbul’un çeşitli semtlerinden gelip, cheesecake ve kahvaltı sıralarında saatlerce bekleyen insanlara, o sokakların yerlisi olarak burun kıvırarak bakmak ve hafif bir tebessümle kafa sallayarak yanlarından geçip gitmek olağan bir haftasonu ritüelimiz.

IMG_6363.JPG

Cuma akşamı biraz hastalıktan biraz çok çalışmaktan kendimi biraz bitkin hissederek çantamı boşaltırken, Mr. Papyon da sırt çantasıyla gelip gömleklerini asıp, parfümlerini ve kremlerini raflara yerleştirirken kendimi bir anda, airbnb‘den kiralanmış bir eve yerleşiyormuş gibi hissettim.

Oyun oynama fikri beynimin kıvrımlarında gezinirken gözlerim parlamaya başladı. Muzip gülümsememle, Mr. Papyon’a koala gibi dolanarak oyunu başlattım. Güya o artık San Francisco’da yaşıyormuş, ben de Berlin’de… Hindistan’da yoga kampında geçirdiğim günlerden sonra doğru düzgün yemekler yemek burnumda tüttüğü için Berlin’e dönmeden önce İstanbul’a uğramaya karar vermişim. Onun da müsait olduğu bir haftasonuymuş ve bana katılmaya karar vermiş. Böylelikle İstanbul’da buluşmuşuz.

O her zamanki gibi, benim ardı arkası kesilmeyen saçma icatlarıma yandan gülümsemesi ile karşılık vererek, uyumlu biçimde oyunuma dahil olmayı kabul edince, İstanbul’da üç günümüzü olağan ritüellerimizden çıkarak, şehre gerçekten turist olarak gelmişiz gibi davranarak ve keşfederek geçirdik.

Cuma akşamı Türk şaraplarını tadarak sohbet ettikten sonra yatarken, “Şimdi sana kaç para verseler sabah 7:00’de kalkıp koşuya çıkarsın?” diye takıldı bana. Ben sabah erken kalkmaktan nefret eden ve yürümeye bayılsam da koşmakla yıldızı hiç bir zaman barışmamış biri olarak çıtayı ve meblağı epeyce yüksek tuttuysam da, sabah “bedavaya” 7:30’da uyandım. 🙂 Sanırım turist olarak şehri keşfetme heyecanım, uyku motivasyonumdan güçlü çıktı.

IMG_6366.JPG

Beşiktaş’tan Kadıköy vapuruna binerek ve harika güneşli havanın tadını çıkararak Moda’ya yürüdük. Kahvaltı için tercihimiz Naan Bakeshop oldu. Serpme kahvaltısı da, ekşi maya ekmekleri de, mantarlı ıspanaklı eggs benedict de lezizdi. Ben özellikle yoğurdun üzerinde tarçınla servis edilen haşlanmış balkabağına bayıldım. En kısa zamanda evde de denemeyi planlıyorum.

IMG_6398.JPG

Ardından moda sahilinde yürümeye başladık. İstanbul Belediyesi’nin uygulaması olan kiralık bisiklet istasyonları olan ISBIKE dikkatimizi çekince, denemeye karar verdik. Dürüst olacağım, fikir çok güzel olmakla birlikte, kullanımı inanılmaz zor ve anlaşılmaz bir application yapmışlar. Bilgilendirme alanında sanki application yüklemeden de kiralama yapmanızı sağlayacak iki ayrı yöntem mevcutmuş gibi bilgi verilse de, bu application’ı yüklemeden bisiklet kiralayamıyorsunuz.

Bisikletler,  kullanımı çok rahat iyi bisikletler değil; ama oldukça sık yerde istasyonlar var ve sonuç olarak bizim birkaç saat çok keyifli vakit geçirmemizi sağladılar. Toplamda da kişi başı 4TL ödedik. Havalar hala iyi gidiyorken, bir haftasonu etkinliği olarak bunu eklemenizi şiddetle tavsiye ederim.

IMG_6394.JPG

Sahil hattında bir kaç tur bisikletlerimize binip, bir bakkaldan soğuk biralarımızı alıp, çimlere yayılarak keyif çattıktan sonra, yeniden karnımız acıkmaya başladığında, Vedat Milör’ün “Michelin yıldızı alabilecek dürümler”ini tatmak için Basta’nın yolunu tuttuk.

IMG_6406.JPG

Başlangıç olarak humus, devamı için de kuzu dürüm aldık. Humusun ana vatanına yakın doğup büyümüş biri olarak, humus konusunda genellikle ukalalık yaparım; ama buradaki humus gerçekten lezzetliydi. Kuzu dürüm bize biraz ağır geldi; ama içindeki kuzunun et kalitesi de, pişirilmesi de muazzam iyiydi.

Sırf bunun için Kadıköy’e gidin diyemem; ama Kadıköy’e yolunuz düştüğünde denemezseniz ayıp olur.

IMG_6428.JPG

Gece ise uzun zamandır beklediğimiz bir DJ performansı için Wolksvagen Arena’nın yolunu tuttuk.

Oliver Koletzki‘yi yazın ortalarında keşfetmiş, nice Klein ve Birdy gecesinin sonunda evin salonunda onun eşliğinde danslar etmiştik. Ardından Bonjuk Bay‘de geçirdiğimiz haftasonunda her gün, tuzlu saçlarımız ve mayolarımızla, muhteşem bir gün batımı manzarasına karşı bu şarkı ile dans etmiştik. Bu nedenle Oliver Koletzki’nin İstanbul’a gelişi heyecanla beklediğimiz bir etkinlikti.

Etkinliğin konsepti Halloween’di ve gerçekten herkes kostümler, makyajlar ve aksesuarlar ile gelmişti. İstanbul’da uzun yıllar boyunca bu partilerde, herkesin kostümlere burun kıvırmasına, giyinmeyi çocukça bulmasına veya utanmasına alıştıktan sonra, bu kadar çok kostümlü kişiyi bir arada dans ederken görmek çok keyifliydi.

Asıl beklediğimiz Oliver olsa da, ondan önce çıkan Be Svendsen‘i ondan bile çok sevdiğimi itiraf etmeliyim.

Saatlerce dans ettikten sonra, sabaha karşı eve geldiğimizde, İstanbul bize, bir sürü organizasyon ile kalkıp seyahat edeceğimiz pek çok şehirden daha fazla şey vermişti: Leziz yemekler, deniz manzarası, bisiklete binme imkanı, boğazda vapur keyfi ve parti.

Belki de turist / gezgin olmak, coğrafyadan bağımsız bir şey. Keşifçi ve meraklı bir ruh halinden ibaret!

Kendi şehrinizde turist olarak kalın!

İstanbul’da turist günler -1: Moda’dan Maslak’a keşifler” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s