Not Defterim: The Goop Lab, Brene Brown, Binbirdirek Sarnıcı, Pangaaltı Meyhanesi

Benim yaşlarımda olan pek çok kişinin, yıllardır hayatlarının çok olağan ve çok sıradan bir parçası olan “ev hayatını” ben daha yeni yeni keşfediyorum.

“Zaman ve enerji harcadığım hiç bir şey sıradan veya önemsiz değildir.” prensibimle, bunu asla “ev hayatı” diye nitelendirerek basitleştirmiyorum. Bir deneyim gibi yaklaşıyorum, projeye dönüştürüyorum ve herkese uzun uzun bu konudan bahsediyorum. Özetle yeni bir kıta keşfetmişim gibi davranıyorum.

“Yıllardır insanların dizi izlemeye filan nasıl zaman bulduklarını bir türlü anlayamıyordum. Demek ki akşam yemeklerini evde yiyorlarmış. Ev projeme başladığımdan beri çok daha fazla film izliyor, çok daha fazla kitap okuyorum.”  gibi açıklamalar yapıyorum.

Karşımdaki dalga mı geçiyorum, ciddi miyim, anlayamadan şaşkın bir ifadeyle “Ev projesi derken?” diye sorduğunda ustaca konuyu değiştiriveriyorum.

İş – ev – iş – ev yaşayan birine, bundan dört ay önceki sosyalleşme tempomu, evden bir sabah sahilde yürüyüş yapmak için çıkıp üç gün sonra bütün hayatımı karıştırmış olarak geri dönmelerimi anlatamayacağımı biliyorum.

Beni olağan alışkanlıklarla “Hadi dansa!” demek için diye gece 2:00’de 3:00’te arayanların çağrılarını da 6:00’da uyanmış sabah kahvemi içerken görüyorum. “Merhaba ben Emine, tanışıyor muyuz?”  diye mesaj atıp onları da ayrıca kilitliyorum.

Gün geçtikçe evimdeki eşyalar azalırken, ortalık inanılmaz biçimde düzenlenirken, eş zamanlı olarak popomdaki kurtlar birikiyor.

Bal gibi biliyorum ki, havalar ısındığında bu kadar evcil ve sakin bir kadın olmayacağım.

Bu sürede keşfettiklerim karşınızda:

The Goop Lab:

Bilimsel olmadığı, ispatlanmamış yöntem ve ürünleri pazarladığı gerekçesiyle eleştirilmesine ve karalanmasına anlam veremediğim seri.

Bence aksine, tam da bu nedenle çok güzel.

İşe yarayıp yaramadığı tartışmalı olan her şeyi deniyorlar ve deneyimlerini paylaşıyorlar. Magic mushroom yiyorlar, dondurucu soğuk gölde yüzüyorlar, garip beslenme biçimleri deniyor, medyum seanslarına katılıyorlar. Bunlarda da katılanların bir kısmı olumlu etki görürken, diğer bir kısmı burun kıvırıyor. Bu yüzden de oldukça samimi buluyorum.

The-goop-lab-with-Gwyneth-Paltrow-Top-10-New-Reality-Watches-on-Netflix-February-2020

Gweneth Paltrow’un kıyafetlerine de bayıldım her bölümde.

Brene Brown – Cesaret Çağrısı:

Bu bence herkesin kendine bir iyilik yaparak izlemesi gereken bir konuşma bu. 

İşten ayrıldığım dönemde annemin bana hediye ettiği bir Brene Brown kitabı, bana gerçekten cesaret vermişti ve bütün sürece bambaşka bir gözle bakmamı sağlamıştı.

brenebrown-calltocourage (1)

Brene Brown’un Netflix’teki bu konuşması esprili örneklerle cesaret ile kırılganlığın aynı öze sahip olduğunu; biri olmadan diğerinin olamayacağını anlatıyor.

Çocukluğumuzdan beri kırılgan olmamamız, cesur olmamız öğretildiğinden, içgüdüsel olarak karşı çıkıyorsunuz anlattılarına. Sonra esprili örneklerle sizi buna ikna ediyor.

“Kırılganlık zor ve korkunçtur, tehlikeli gelir; ama hayatınızın sonlarına gelip, kendinize şunu sormak kadar tehlikeli değildir: Ya kendimi göstermiş olsaydım?”

Binbirdirek Sarnıcı:

Binbirdirek Sarnıcı’nda yapılan etkinlikleri illa ki görmüşsünüzdür.

Sultanahmet, gece dışarı çıkmak için alıştığımız bir istikamet olmasa da, bu ortamı deneyimlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Bob Moses nerede çalsa gitmek isteyeceğimden, etkinliğin nerede olduğu ile çok ilgilenmemiştim. Hatta tam aksine Akaretler’de otururken etkinlik için Sultanahmet’e gitme fikrinden de pek hoşlanmamıştım.

IMG_4504

Kapıdan içeri girdiğim anda ise bütün fikrim değişti. Kolonların üzerine yansıyan ışıklar, içerideki tarihi atmosfer ile tamamen tezat biçimde dans eden insanlar müthiş bir ortam sunuyordu.

Tek sorun kolonlar nedeniyle görüşün de kısıtlı olması. Bu nedenle erken gidip kendinize güzel bir nokta ayarlamanızı tavsiye ederim.

Bob Moses’ın çok sevdiğim bir parçasını da buraya bırakalım. 

Pangaaltı Meyhanesi:

İstanbul’da taze taze hareketlenen muhitlerden biri de Pangaaltı.

Pangaaltı Meyhanesi, gerçekten ilgili ekibi ve leziz mezeleri ile koridor şeklinde ince uzun bir mekan.

Sunumları çok şık, mezeleri gerçekten taze ve lezzetli. Deniz ürünlü sarması ve paçanga böreği bizim favorilerimizden oldu.

Bir de yemeğin üzerine gelen leblebi tozlu bir dondurma vardı ki, rakının üzerine yenilebilecek en güzel tatlı olabilir. Hem sıra dışı hem de leziz.

IMG_4480

Okuduğum kitapları Goodreads’ten,ev projemdeki gidişatımı Mushaboom8 instagram hesabından takip edebilirsiniz.

Ülkede ve dünyada olup biten bütün tatsızlıkların inadına keyifle ve keşifle kalın!

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s