2020 YILININ “BEST OF”LARI (2)

Kaldığımız yerden aynen devam edelim:

Katıldığım En İyi Eğitim: Bu dönemde evde geçirdiğim saatler uzun olduğundan çok fazla eğitime katılma fırsatı buldum. Bunların arasından tek bir tane seçmem oldukça güç; ama ikiye düşürebiliriz.

Uzkeba’nın viski eğitimi, bütün mekanlar kapalıyken St. Regis’te İskoçya’ya ışınlanmış hissi veren, harika viskiler tadıp konu hakkında gerçekten umduğumdan bile daha fazlasını öğrendiğim bir eğitim oldu. Hem keyifli hem de verimliydi.

İkincisi de Zeynep Aksoy’un 200 saatlik online yoga eğitmenlik eğitimi. İş yoğunluğumdan dolayı oldukça geriden takip edebilsem de, gerçekten benzerlerinden çok farklı bir içerik ve bakış açısı sunuyor.

En İyi Etkinlik: Binbirdirek Sarnıcı’nda Bob Moses dinlediğimiz gece. Akaretler’de kokteyllerin ve dedikodunun dibine vurduktan sonra, Sultanahmet’e gitmeye üşenmiş, yine de gitmiş ve upuzun bir giriş sırası beklemiştik. Girdikten sonra da bütün yola ve sıraya rağmen “İyi ki gelmişiz” dedirten bir ambiansla karşılaşmıştık. Ben taksi sanarak polis arabası durduracak kıvamda çıkmıştım o partiden, yine de onun son olacağını bilseydim daha da hadsizleşirdim net.

En İstikrarlı Olduğum Konu: Mushaboom Dükkan. Bu sene gerçekten çok az alışveriş yaptım ve aldığımdan kat be kat fazlasını Mushaboom Dükkan üzerinden yeni sahiplerine ulaştırdım. Çok uygun fiyatlara harika parçaları erişilebilir kılmaktan da, bu şekilde şuursuz tüketimin bir nebze önüne geçmekten de, doğaya katkımızdan da memnunum. Azalmama ve çevreye olan katkılarınız için de çok teşekkür ederim. 

En İyi Bar: Hunhar. Mahallemizin samimi, keyifli, güzel kokteylli barı. Bazı haftalar, burada evimin salonundan daha çok vakit geçirmiş olabilirim.

İstanbul’daki En İyi Gece: Doğum günüm. 

Normale En Yakın İstanbul Günü: Bütün gün şirkette çalışıp, işten makul bir saatte çıkıp eve gelip üzerimi değiştirdikten sonra, Monkey’de gün batımında dans ederek buluştuğumuz ve Hunhar’a devam ettiğimiz gece.

O mekandan o mekana zıplamış, bir sürü tanıdıkla karşılaşıp kahkahalar eşliğinde sohbet etmiş ve bütün kurtlarımızı dökmüştük. Aynı zamanda gruptan iki kişinin (biri tabii ki benim) flörtüyle kavga ettiği olaylı bir gece olmuştu. Kalabalık, kahkahalı, çok mekanlı, olaylı bir cuma… Hiç Covid diye bir şey yokmuş ve biz İstanbul’da olağan bir cuma akşamı geçiriyormuşuz gibiydi. 

En çok dans ettiğim mekan: Sokaklar. Erkenden kapanan mekanlarda hızımızı alamayıp, telefondan açtığımız müziklerle sokakta dans etmek hep çok eğlenceliydi.

Alaçatı surf okulunun sahilinde yaptığımız partilerde Spice Girls eşliğindeki danslarımızı ve herkes sakin sakin sushi yerken Wu’da DJ setinin önünde çılgınlar gibi dans etmemizi de anmadan geçemem. 

Eve en çok sipariş verdiğim şey:  Ahali’nin paçanga topları. 

En Keyifli Hafta sonu Kaçamağı: Büyükada’da Sup-yoga maceramız. Rüzgar yüzünden yoga yapmamız mümkün olmamıştı ama akıntıya kapılıp saatlece geri dönemeyip kürek çekerken arada denize düşmek, bizi fiziken olmasa da ruhen İstanbul’dan tamamen uzaklaştırmıştı. Döndüğümde kendimi uzun bir tatilden gelmiş gibi hissetmiştim.

En Absürd Geceler: Adana’da çok yakın bir kız arkadaşımla sakin ve dedikodu dolu bir kaç saat geçirmek için evden çıkıp, üç büyük rakı devrildikten sonra kendimi bir şırdancının terasında salatalıklı Hendricks bardağımla bulduğum ve aşırı güldüğüm gece. 

Bir de mekanların tamamen kapanmasından önceki son gece Karaköy’deki gecemiz. Saat 08:00’e yaklaşırken, içebileceğimizden çok daha fazla mojito siparişi verdiğimiz, kalkınca mekanlara “Bu gece son.” şarkıları söylemiştik. Bir daha ne zaman bir mekanda oturup bir şeyler yiyip içebileceğimizi hala bilmediğimizi düşününce çok anlamlı. 

Bu senenin en büyük ilki: Para biriktirmek. Bunun senelerdir en başarısız olduğum konu olduğunu düşünürsek… Kendimi omzumdan üç kere öpüyorum. 

En İyi Restoran: Aliki Mutfak. Yani annemin mutfağı. Bu sene büyük şov yaptı. Fit pişilerden, beğendili kalamarlara; michelin star kıvamlı tatlı sunumlardan içtiğim en iyi sıcak şaraplara; vişne likörlerinden bahçedeki kayısılardan yaptığı pestillere… Restoranların kapalı olmasının ve seyahatlere çıkıp yeni lezzetler keşfedememenin yokluğunu hissettirmeyecek kadar sürprizli ve leziz masalar kurdu annem.

Kullandığım En İyi Kozmetik: Saç boyam. Yıllardır kızıla dönüp beni delirten saçlarıma çözüm olması ve kendi kendime istediğim zaman saçımı boyayabilmemin bu dönemdeki avantajını bir araya koyunca kesinlikle bu yıl kullandığım ve keşfettiğim en iyi kozmetik.

En İyi Tiyatro: Fahrenheit. 

En Sıkıldığım Şey: Saçma sapan ürünlerin paylaşıldığı Trendyol linkleri. Hey canım influencer’lar sizden gerçekten keşifli, ilhamlı, farklı içerikler ve ürünler bekliyoruz.

En Kötü Olduğum Konu: Kitap okumak. Bu sene boyunca evde bu kadar çok zaman geçirmiş olmamıza rağmen yalnızca 21 kitap okudum. Benim için ortalamanın ve bu sene için hedeflediğimin oldukça altında bir sayı.

Yaptığım En Absürd Şey: Romanımı kırmızı ruj ile imzalamak. Evde kırmızı ruj sürüp, koltuğun üzerine dizilmiş kitapları öpüp, ruj tazeleyip durmak. 🙂

En Gurur Duyduğum Şey: Yaptığım işler. Çok çalıştım, çok güzel projelere dahil oldum, çok güzel sonuçlar verdim. Çok şey öğrendim, geliştim. 

En Sevdiğim Instagram Hesabı: Stella Bossi. 

En Çok Google Trafiği Getiren Yazı: Bonjuk Bay yazısı. Google’a yazınca “Bonjuk Bay” yazınca ilk sırada çıkan da benim yazım. Eski sevgililerime şimdiki sevgilileri bile “Bak bu kız çok güzel yazmış.” diye bu yazının linkini yolladı bu sene. O yazının içinde de benim eski bir sevgilimle fotoğraflarım olması durumu o kadar absürd bir hale getirdi ki, kahkahalarla güldük her seferinde.

Bu Yıl Yazdığım En İyi Yazılar: Evde Kal Günlükleri. En çok kişinin ruhuna dokunan, farklı bir bakış açısı sağlayan ve en çok okunan yazılar bu serideki yazılar oldu.

Yılın En Şanslısı: Luna. Ben toplantılar arasında mekik dokurken, uçuşların yeniden kapanıp kapanmayacağından emin olamazken, bu güne kadar evden dışarı hiç çıkmamış kızımı Teos’a bıraktım. Ve bu senenin yarısını Teos’ta doğanın içinde, annem ve babam tarafından şişe sular ve aşırı kaliteli mamalarla beslenerek geçirdi. Kedi sevmediğini iddia eden babam nezdinde de benim pabucumu dama attırdı. Evden uzakta vakit geçirdiğimde babam beni arayıp “Yeter artık eve dön, dört ayaklı kızım yalnız kalmasın.” diye azarlıyor beni. Marketten mama aldığımda, “Sen o dandik mamayı sokak kedilerine ver, ben Lunama bugün gidip en iyi mamadan aldım.” diye arıyor.

En İyi Diziler: Fransız dizileri. Hayatımıza sıra dışı yakışıklılar getirip gözümüzü gönlümüzü açtılar, karmakarışık ilişki yumakları ile de aradığımız heyecanı verdiler. Aşk Planı ve Emily in Paris çok iyi.

En Severek Dinlediğim Podcast: Dönem dönem farklı podcast’lere sardım. Çok fazla içeriği eş zamanlı olarak takip ediyorum. Hepsinden bahseden bir yazı ayrıca yazarım, ama içlerinden yalnız bir tanesini seçmem gerekirse Nilay Örnek – Nasıl Olunur? Her birindeki konunun ve konuğun farklı biri olması, gazetecilik alışkanlığı ile harika sorular sorması ve ön araştırmalarıyla her dinlediğimde keyif aldıklarımdan.

İnkar etmeyeceğim 2020 tuhaf bir seneydi, bu seneye kadar “normal ve sıradan hayatımızın bir parçası olan” bir sürü şeye erişemediğimiz… Yapmayı özlediğim her şeye rağmen, 2019 yılının benim içimde, hayatımda ve zihnimde yerinden oynattığı taşları, çok daha bana uyan biçimde yerli yerine oturttuğum bir sene oldu. Faydalı bir ara, bir mola. Sosyal hayatımından eksilttiklerinin hepsini işimde değerlendirdim. Teknik bilgi ve deneyim anlamında gelişmem bir yana, ben bu yıl sınırlarımı korumayı, içime sinmeyen noktalarda çizgimi çekmeyi, açık ve doğru iletişim kurmayı öğrendim. Birikim ile yatırım yapmayı ve böylelikle “özgürlük” alanımı genişletmeyi de…

Havalı seyahat anıları biriktirmedim bu sene, müthiş partilerle dolu bir sene de geçirmedim. Diğer yandan romanımı yayınladım, normalde bir senede kazandığım kadar parayı birikim olarak bir kenara koydum, kariyerimde harika atılımlar yaptım ve benim hep istediğim bir şey olan “mesafeli çalışmayı” bütün bir yıl boyunca deneyimledim.

2021 ve sonrası müthiş olacak. Biliyorum ve inanıyorum. Başlamak için de sabırsızım.

Hepinize şimdiden iyi yıllar!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s