Akyaka Notları -1: Mor Çatı Hikayemiz ve En İyi Yüzme Noktaları

Üniversite yıllarıma dair, her andığımda yüzüme kocaman bir gülümseme yerleştiren anılarımın pek çoğunun eşlikçisi olan bir kız arkadaşımla uzun bir süre kesişemedikten ve görüşemedikten sonra, yazın sonlarına doğru bir gün buluşmuştuk… 2017 yılının eylül ayında… Güneşin parıl parıl parlamasının, hala çorapsız gezmenin ve bronz olmanın son demlerinin tadını Kabataş set üzerinden İstanbul’u izleyerek çıkartmıştık.

İstanbul hukuk fakültesinde okurken de, sonraki yıllarda adliye koridorlarında karşılaştığımızda da, keyifli buluşmalarımızda da hep gülerek “Hayat ne kadar ironik.” diye düşünürdük. Fakültedeki yakın arkadaş ekibimizden kariyer basamaklarını en hızlı çıkacağını düşündüğümüz arkadaşlarımız, teker teker başka yönlere kaymıştı. Evlenerek başka ülkelere taşınmış ya da okuduğumuz bölümle alakası olmayan sektörlere geçmişlerdi. Avukat olmak konusunda onlara kıyasla daha az arzulu olan ikimiz ise avukatlık yapmaya devam ediyorduk. Hayatın cilvesi!

O gün Kabataş’ta otururken o da Akyaka’ya taşınmayı düşündüğünü anlatmıştı bana. En kısa zamanda, ayaklarımız kumda, dalından taze kopmuş sebze ve meyveleri yiyerek Akyaka’da buluşmaya kaldırmıştık kadehlerimizi…

Genelde herkesin böyle alternatif planları olur ve bir türlü hayata geçmez ya, o ise gerçekten çok kısa bir zaman içinde Akyaka’ya taşınmıştı. Henüz sezonu açılmadan nisan ayında onun yeni hayatını ziyarete gitmiştik. Hayatımda ilk defa nisanın ilk haftasında deniz sezonunu açmıştım. (O yazıya göz atmak isterseniz şurada.)

Sonrasında Akyaka bizim için İstanbul’da bir şeyler ters gittiğinde gidilecek sığınak haline geldi. Geçtiğimiz ay, ben de hayatımdaki adam tarafından inanılmaz büyük bir hayal kırıklığına uğradığımda beni aradı, “Neler oluyor anlatmak ister misin bilmiyorum, ama bence atla gel buraya. Sana da çok iyi gelir.” dedi.

“Güzin, modern kadınların mor çatısına dönüşüyor evin farkında mısın?” diye cevap verdim. Kahkahalarla güldük, sonra biletimi aldım ve yola çıktım.

Aklımda her şeyi yerli yerine oturttuğumu düşünüyordum ama ruhumdaki ve duygularımdaki karmaşaların geçmesi ve her şeyin yeterli kadar geçmişte kalması için “atlatılması gereken zaman dilimini” İstanbul’da geçirmek yerine Akyaka’da geçirmek daha iyi bir fikirdi. Ki daha önce bu modern mor çatıya sığınan kızlarda işe yaradığını da görmüştük.

6ae8f98c-d0d6-467d-9df5-be82cb73245f.JPG

Akyaka’ya ayak bastığım andan itibaren instagram’dan çok fazla mesaj aldım: “Akyaka’ya gidelim mi? Tavsiye eder misin?” benzerinde sorulardı.

Bu tabii ki tamamen deniz tatilinden ne beklediğinizle alakalı.

RNI-Films-IMG-E2B719CB-C217-40A6-9063-F4191FD407C1.JPG

Çeşme ve Bodrum’daki gibi beach clublar, sabaha kadar süren partiler istiyorsanız, Akyaka bunlara bir alternatif değil. Gece hayatı biraz daha yumuşak kıvamda akıyor burada, erken bitiyor. Ortalıkta da sürekli taş gibi kite surfer’lar gezinmiyor, üzgünüm. Havalı sunumlar yapan, sıra dışı lezzetler sunan restoranlar peşinde koşanlardansanız, Akyaka’da böyle yerler de yok.

Diğer yandan, çok keyifli mekanlarda çok tatlı insanlarla tanışarak, güzel kokteyller içerek, şahane denizde yüzerek deniz tatili yapmak istiyorsanız Akyaka gerçekten çok güzel bir istikamet.

Ben genellikle tatillerime elimde upuzun yapılacaklar listeleri ile giderim, görmeden dönmeyeceğim mekanları seçerim, hazırlanırım ve tatil boyunca da oradan oraya koşturarak, bir güne ne kadar çok şey sığdırırsam kardır diye düşünürüm. Bu sefer ise, yakın bir arkadaşımın evine gitmenin ve ruh halimin de etkisiyle, hep Akyaka’da yaşıyormuşum gibi bir ruh haline büründüm. Hiç koşturmadım, çok keyif çattım. Bir şey eksik kalmasın, diye bir paniğim de olmadı. Nasıl olsa yine geleceğim, bir şeyler eksik kalsın, dedim tam aksine…

IMG_5315.JPG

Zaten daha ikinci günden hep orada yaşıyormuşum gibi davranmaya başlamıştım. Butik gönderimi yapmak için PTT’nin yolunu tuttuğum bile oldu! 🙂

Sabahları alarmsız vücudumun istediği saatte uyandım, sabah kahvemi evde içerek kızlarla sohbet ettim veya kitap okudum. Sonra orada tanıştığım pilates eğitmeni sevgili Gamze ile pilates yaptım. Her gün! Hayatımda hiç bu kadar düzenli, her gün spor yaptığım olmamıştı. Güneşin şiddeti azaldığında, denize gittik. Akşamüstü eve geldik, canımız istediğinde dışarı çıktık. Kadehlerimizi tokuşturduk, oradaki mekan işletmecileri ile tanışıp sohbet ettik, dans ettik.

RNI-Films-IMG-C1AEEA1C-1657-44F4-A187-FE5025D59E23.JPG

Akyaka’da Nerede Yüzülür?

Bu Akyaka’yı sıra dışı yapan şeylerden biri, çünkü yüzmek için tamamen farklı iki seçeneğiniz var: Masmavi güzel deniz ve Azmak Nehri.

IMG_5302.jpg

Azmak Nehri, gürül gürül akan, buz dolabından çıkmış su kadar soğuk suyu olan bir nehir. Burada kano veya tekne turu yapabileceğiniz gibi, direk kıyısından içine atlayarak serinleyebilirsiniz de…

Sezonda Azmak Nehri’nin kıyısı sürekli olarak çok kalabalık ve piknikçiler tarafından istila edilmiş durumda. Bu kalabalığa karışmadan Azmak Nehri’nin tadını çıkartmak isterseniz size iki tavsiyem var:

1b718ed4-64d6-4847-a499-71ea03fcd422.JPG

  • İlki Vira Vira Beach.

Burası Azmak Nehri’nin tam kıyısında olmasına rağmen, kalabalıktan tamamen uzaklaşabileceğiniz kuytu bir köşe sunuyor. Nehrin üzerine asılmış hamakta keyif çatabilir, yemek yiyebilir ve nehirde serinleyebilirsiniz.

Yüzebilirsiniz demiyorum, çünkü su gerçekten içinde birkaç dakikadan uzun kaldığınızda vücudunuzu karıncalandıracak kadar soğuk. Yalnızca girilip, çıkılmalık.

  • İkincisi ise Ottoman Otel’in ön kısmı.

Burada tesise ait çok güzel oturma alanı da var, yüzmeseniz bile muhteşem manzaralı koltuklarda biraz keyif çatın.

IMG_5357.jpg

IMG_5365.jpg

  • Suya yapılmış ahşap bank:

Ottomon Otel’in hemen yanında, tesisten bağımsız olarak, ayaklarınızı direk suya sokabileceğiniz ahşap banklar da… Biz bu banklarda oturup, ayaklarımız Azmak’a uzanmış sohbet etmeye bayıldık.

azmak.jpgIMG_5379.jpg

  • Denize girmek isteyenler için seçeneklerden biri, Orman Kampı.

Burada herhangi bir tesis yok, ama patikalardan saparak, çam ağaçlarının arasında ve sizden başka kimsenin olmadığı bir köşe bulabilirsiniz. Orman Kampı’ndan denize inen merdivenler de var, ancak merdiven olan yerler genellikle çok kalabalık oluyor.

orman kampı akyaka.jpg

1f669ba4-d3e9-4c1f-8fac-f35c3a4711e4_Fotor.jpg

Kayaların üzerinden denize atlamak ve denizden kayalara tekrar tırmanmak konusunda kendinize güveniyorsanız, Orman Kampı’nda sessiz, size özel ve muhteşem bir doğa içinde harika alanlar yakalayabilirsiniz.

  • Eski Maden İskelesi 

RNI-Films-IMG-5B963022-623A-4339-9C5E-83F42C70FD7E.JPG

Ben kayalıkların üzerinde yatamam, şezlongum olsun, birileri bana yiyeceğimi içeceğimi servis etsin derseniz, Eski Maden İskelesi tam size göre.

Burada yan yana, hepsi birbirine büyük ölçüde benzeyen tesisler var. İskelem Otel ve Filika, şezlong ücreti de almıyor.

IMG_5523.jpg

Yer yer karışan soğuk su akıntısı ve dağ manzarası ile sonuna kadar Akdeniz dokusu taşıyor. Akyaka’da yaşayanların da denize gitmek için en çok tercih ettiği yer burası, çünkü hem yakın, hem de servis ve deniz güzel.

  • Biraz daha yol gitmeyi göze alırsanız, Akbük var. Sezonda çok kalabalık oluyormuş, ben bu sefer Akbük’e gitmedim, daha önce gittiğimde ise henüz sezon açılmamıştı ve deniz şahaneydi. Akyakalı’ların çok methettiği diğer bir beach ise Çınar Beach. Ona bu sefer fırsat bulamadım ben, ama aklınızın bir kenarında bulunsun.

Çok güzel denizlerde yüzerek kalın!

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s