Sabah gözlerimi açtığım gibi, açık büfedeki kırk çeşit reçelin başına dikiliyorum. Gül, çilek, portakal, incir gibi bilinen reçellerin yanı sıra, domates ve patlıcan gibi oldukça sıradışı seçenekler de var. Kahvaltıda reçel yeme alışkanlığım hiç olmamıştır, genellikle bir fincan filtre kahve ve yanında atıştıracak hamurlu bir şeylerden ibarettir kahvaltım; ama madem Bozcaada’dayız ve madem otelde filtre … Okumaya devam et Bozcaada – 3: Coffee Shelter, Akvaryum Koyu, Bakkal, İmkansız Uçaklar
Kategori: SEYAHATLERİM
Bozcaada – 2: Otostop maceraları, Beylik Koyu, Karaya Vuran Gemi, Holler My Dear
Bütün gün Ayazma Plajı'nda keyif çattıktan sonra, gün batım saati yaklaşırken ayaklanıyoruz. Grup üçe bölünüyor: Vahit'in Yeri'nde akşam yemeği yiyip demlenecek olanlar, "Ben deniz tuzuyla duramam, kaşıntıdan ölürüm. Merkeze gidip otelde duş almam lazım." diyenler ve deniz tuzuyla kalmaya razı olup, gün batımı mı izlesin, karaya vurmuş devasa gemiyi mi ziyaret etsin karar veremeyenler. Ben … Okumaya devam et Bozcaada – 2: Otostop maceraları, Beylik Koyu, Karaya Vuran Gemi, Holler My Dear
Bozcaada – 1: Caz Festivali, Cabalı Meyhane, Ayazma Plajı, Vahit’in Yeri
Adaların kendine özgü bir ruhu var. Zamanın yavaş aktığı, her şeyin halledilebilir hissedildiği, her türlü kaygıyı yok eden.. Otelimize doğru yürürken, henüz dolmamış meyhanelerle dolu rengarenk sokaklar içimizi açıyor. Otelimiz, 1800lü yıllarda Rum İlkokulu olarak inşaa edilen Ege Otel. "Hiç oyalanmadan hemen giyinip, yemeğe gidelim." kararı vermiş olsak da, oteldeki her bir odanın kapısında çeşitli … Okumaya devam et Bozcaada – 1: Caz Festivali, Cabalı Meyhane, Ayazma Plajı, Vahit’in Yeri
Bozcaada’ya en uzun, en pahalı, en yorucu nasıl gidilir?
Henüz yaz gelmemişken, dışarıda dondurucu bir soğuk varken, hafta içi akşamları mba dersinden çıktıktan sonra, gece 22:00 civarında metrodan eve yürürken soğuk içime işliyordu. Eve girer girmez, montumu üzerimden atıp, çantamı yere bırakıp, ilk iş olarak mis kokulu bir kahve demlemeyi adet haline getirmiştim. Kahvem demlenirken ve üzerimden kazağımı ve çoraplarımı çıkartıp, sabahlığımı giyerken de, … Okumaya devam et Bozcaada’ya en uzun, en pahalı, en yorucu nasıl gidilir?
Shankra Festival-2: Sıfır Kaygı Deneyimi
Bir yer düşünün. Bir vadi. Kafanızı yukarı doğru her kaldırdığınızda, sizi selamlayan yemyeşil ağaçlarla dolu dağları görüyorsunuz. Ayakkabıya da ihtiyacınız yok burada. Ayaklarınız her daim çimlerin üzerinde, istediği büyüklükte adımlar atabilir. Canınız yürümek veya koşmak isterse koskocaman, yemyeşil ve tertemiz alanlar var bunun için. Ama sadece canınız isterse... Yoksa vadinin neresinde olursanız olun, yakınınızda mutlaka … Okumaya devam et Shankra Festival-2: Sıfır Kaygı Deneyimi
Shankra Festival: Your Life is Your Message
Cuma günü işten birkaç saat izin alarak erkenden çıkıyorum. 2007 yılında hayatımda kazandığım ilk parayla, Los Angeles'taki Ross'tan 10 dolara satın almış olduğum ve o günden bugüne kadar gittiğim her yere benimle gelmiş olan ve hala taş gibi gıcır gıcır olan rengarenk puantiyeli seyahat çantam ile havalimanının yolunu tutuyorum. Çantamın yarısından fazlasını uyku tulumu kaplıyor. … Okumaya devam et Shankra Festival: Your Life is Your Message
Sakız Adası -2: Gizli Koylar, Volkanik Taşlar ve Mastika Müzesi
Sakız Adası'ndaki ikinci günümüzde uyanır uyanmaz kendimizi Mesta'nın sokaklarına atıyoruz. Henüz ortalık turistlerle dolmamışken, Ortaçağ Köyü olan Mesta'nın daracık sokaklarında keyfimize göre geziniyoruz. Midemizden gurultular yükselmeye başlayınca, meydandaki masalardan birine oturup, kahvaltılarımızı söylüyoruz. Leziz peynirleri yuvarlayıp, kahvelerimizi içtikten sonra, artık deniz için hazırız. Gelgelelim sıradan bir deniz değil burnumuzda tüten... Bize gerçekten bir adada olduğumuzu … Okumaya devam et Sakız Adası -2: Gizli Koylar, Volkanik Taşlar ve Mastika Müzesi
Sakız Adası -1: Pirgi, Mesta, Avgonima Köyleri ve en iyi gün batımı adresi Asteri
Bahsetmek istediğim o kadar çok şey birikti ki! Fakat bu aralar yolu Sakız Adası'na düşecek olan, tavsiye isteyen çok olduğu için Sakız Adası -nam-ı diğer Chios'a öncelik vermek şart oldu. Çeşme'nin tam karşısına konumlanmış Sakız Adası, Çeşme Marina'dan 45 dakikalık feribot yolculuğu ile ulaşabileceğiniz mesafede. Arabayla gitmiyorsanız, bir kaç euro fazla ödeyip Ertürk'ün Hi-Speed Katamaran'ı … Okumaya devam et Sakız Adası -1: Pirgi, Mesta, Avgonima Köyleri ve en iyi gün batımı adresi Asteri
Fas 10 – Hayatımızdaki en garip otobüs yolculuğu ve modern hayata dönüş
Henüz sabah kahvemizi içip ayılmadığımız için mi, yoksa "en kötü"nün bu kadar kötü olabileceğini düşünmediğimizden mi bilmiyorum; ama o sabah Casablanca'ya gitmek için Chefchaouen'in otobüs terminaline geldiğimizde basiretimiz bağlanıyor. Fas'ta daha önce kullanıp memnun kaldığımız CTM otobüs firması yerine, daha erken saatte yola çıkan ve bileti de daha ucuz olan bir başka firmadan biletimizi alıyoruz. … Okumaya devam et Fas 10 – Hayatımızdaki en garip otobüs yolculuğu ve modern hayata dönüş
Fas – 9: Masmavi şehir Chefchaouen
CTM otobüs şirketi ile hiç bir problem yaşamadan dört saatlik bir yolculuk sonunda gece vakti Chefchaouen'de otobüsten iniyoruz. Türkiye'de ne yazık ki artık kullanılamayan booking.com'a şükranlarımızla, yolda gelirken değerlendirmelere bakıp kendimize merkezi konumda ve ucuz bir otel ayarlamış haldeyiz. Haritayı açıp bakıyoruz, olduğumuz yer ile otelin arası 2 kilometre. "Taksi taksi?" diye sorarak yanımıza gelen … Okumaya devam et Fas – 9: Masmavi şehir Chefchaouen
