Antep’te lezzetli yemek bulmak en kolay şey! Gelgelelim bütün gün boyunca yemek yedikten sonra, karnınız tıka basa doluyken, “Akşam yemeği yiyecek durumda değilim kesinlikle!” derken yapacak bir şey bulmak oldukça zor! Oteldeki yataklarımızda yayılmış, ellerimizde telefonlarımız akşam ne yapacağımıza karar vermeye çalışıyoruz. Antep’e daha önce yolu düşmüş herkes “Bayazhan” diyor. Bir önceki gece orada olan … Okumaya devam et Gaziantep 2- Tütüncü Hanı, Mehmet Usta, Yusuf’un Özeli, Koçak Baklava
Kategori: SEYAHATLERİM
Gaziantep – 1: Katmerci Zekeriya Usta, Orkide Pastanesi, Küşlemeci Halil Usta, Tahmis Kahvesi ve Elmacı Pazarı
Bütün hafta çılgıncasına yoğun bir tempoda çalışıp, akşamları da mba dersine girip yorgunluktan perişan olmuş mantıklı bir insan ne yapar? Cumartesi günü şöyle öğlene kadar güzel bir uyku çekip kendine gelir. Alarmsız uyanır, yatakta döne döne kahvaltıda ne yesem diye düşünür, dinlenir, enerji toplar, özlediği arkadaşlarıyla görüşür filan. Tabii ki ben, hala plan yaparken “mantık” … Okumaya devam et Gaziantep – 1: Katmerci Zekeriya Usta, Orkide Pastanesi, Küşlemeci Halil Usta, Tahmis Kahvesi ve Elmacı Pazarı
Brüksel’den Notlar: Oscar and the Wolf, Peck47, Mary, Aksim, Belga
Antwerpen sokaklarında gezerken, akşam kaçta konsere gitmemiz gerektiği konusunda tereddüt yaşıyoruz. Oscar and the Wolf, Türkiye’deki konserlerinde asla 23:00’ten önce sahneye çıkmadı, ama biletin üzerinde tek bir saat bilgisi var: 20:00. “20:00 çok erken değil mi?”, “Ay, Avrupalılar da biraz garip, hakikaten 20:00’de başlıyor olabilir de konser.” gibi çelişkiler yaşadıktan sonra, konseri kaçırmaktansa erken gitmenin … Okumaya devam et Brüksel’den Notlar: Oscar and the Wolf, Peck47, Mary, Aksim, Belga
Antwerpen: The Jane, The Next Level, Pornstar Martini
Antwerpen’in merkezinden birkaç kilometre uzakta, adım başı başlarına aşırı gösterişli kürklü şapkalar geçirmiş olan Museviler ile karşılaşarak devasa bir blok etrafında turluyoruz. Hava buz gibi. Karnımız çok aç. Ve haritada yol olarak görünen yerlerin hepsi kapalı olduğu için, gitmek istediğimiz restorana bir türlü ulaşamıyoruz. Sonunda o devasa blok etrafında içeriye ulaşabileceğimiz bir yol buluyoruz: Otopark … Okumaya devam et Antwerpen: The Jane, The Next Level, Pornstar Martini
Berchem: Hayat çetelesi sonunda şatoda küvet keyfi
Ghent ile Antwerpen arasını trenle kat ederken, yüzümde gizleyemediğim bir gülümseme var. Tren çok harika olduğundan, kat ettiğimiz yollardaki manzaraların harika olmasından veya Antwerp için heyecanlandığımdan filan değil bu. Nitekim Doğu Ekspresi ile Kars’tan dönmüş insanım, bu trenin o kadar sıra dışı veya heyecanlandıran bir tarafı yok. Antwerp’e de daha önce geldim, müzeleri dahil köşe … Okumaya devam et Berchem: Hayat çetelesi sonunda şatoda küvet keyfi
Ghent – All God does is watch us and kill us when we get boring.*
Güneşin doğuşunu, boğazın üzerinden geçerken izliyorum. Aklıma Ferzan Özpetek’in kitabından bir cümle geliyor: “Güneşin doğuşu, hayalperestler, uzaklara gitmek için uçağa atlayan, geceyi başka kollarda geçirdikten sonra eve dönenler içindi.” Ben şafak koleksiyoncusu değilim, güneş doğarken sıcacık yatağımda olmayı tercih edenlerdenim. Tek istisnası seyahate çıkacağım zamanlar… “Gün ölmesin.” diyerek her zaman mümkün olan en erken uçağa … Okumaya devam et Ghent – All God does is watch us and kill us when we get boring.*
Gökkuşağı ile karşılayıp dolunayla uğurlayan şehir: Bruges!
Bundan üç yıl önce... Yogitamla birlike bir Belçika çıkartması yapmaya karar vermişiz. Uçak biletlerimiz, planımız, konaklamalarımız her şey tamam. Yola çıkmamıza bir hafta kala, bana işle ilgili öyle bir teklif geliyor ki, geri çevirmem imkansız! Yogitamın da Belçika seyahatini ertelemesi mümkün olmuyor, her şeyini o tarihe göre ayarlamış çünkü! El mahkum ikimiz farklı tarihlerde gidiyoruz … Okumaya devam et Gökkuşağı ile karşılayıp dolunayla uğurlayan şehir: Bruges!
Beklentisizliğin pervasız neşesi: Çanakkale – Gelibolu
Bir seyahati güzel kılan nedir? Gidilen istikametin havalı olması mı? Birlikte olunan yol arkadaşları mı? Çok iyi planlanmış olması mı? Orada yapılması planlanan etkinlikler mi? Yoksa gitme arzusunun tavan yaptığı bir anda yola çıkılması mi? Bu kadar çok seyahat ettikten sonra, ben içlerinde en önemlisinin seyahat arkadaşları olduğuna karar verdim. Çünkü gidilen yer muhteşem dahi … Okumaya devam et Beklentisizliğin pervasız neşesi: Çanakkale – Gelibolu
Kuala Lumpur da neyin nesi?
Beş gün sürecek Malezya (Kuala Lumpur) seyahatine beni götürecek uçağa binerken dahi kafamda belli bir plan yoktu. Bu taraflara yolun düşecek olsa Phuket’e, Bali’ye, hadi bilemedin Singapur’a gidersin , Kuala Lumpur (kısaca KL) da neyin nesi? Üstelik gelmeden önce okuduğum bir çok yorumda da oldukça kötü anlatılmış: Yok efendim sokakta güvenlik sorunu varmış! Önce şunu … Okumaya devam et Kuala Lumpur da neyin nesi?
Üniversite Nostaljisi, Antalya, Su Otel
Benim üniversite yıllarım iki uçta ruh halini içeriyordu: dünyaya pembe gözlüklerle bakılan, bulutların üzerinde yürünen günler. Dibe vurmuş, karamsar ötesi depresif günler. Ortası yoktu. O yıllarda, bütün dershane reklamlarında yer alan heybetli kapının arkasındaki fakültede okumanın, "hangi üniversitedesin?" sorusuna "İstanbul hukuk" diye cevap vermenin havasını seviyorduk; ama bunun bedeli gerçekten ağırdı. Çok zor bir bölümde … Okumaya devam et Üniversite Nostaljisi, Antalya, Su Otel
