Yıllarca her fırsatta çantamı sırtıma takıp iki üç günlüğüne Avrupa'nın çeşitli şehirlerinin yollarına düştükten ve büyük bir kısmını arşınladıktan sonra, kararımı vermiştim: Artık daha seyrek daha uzun seyahatlere çıkacaktım. Bilmediğim kültürleri görmek, olağan hayat alışkanlıklarımdan uzaklaşmak, şaşırmak, farklı coğrafyaları keşfetmek istiyordum. Her cuma şirkete minik bir valizle gidip iş çıkışında doğrudan havalimanına gitmemi ve pazartesi … Okumaya devam et Akabe: Kızıldeniz, humus, falafel, tabule, bembeyaz kumlar, Kempinski Red Sea
Kategori: SEYAHATLERİM
Adana: kebap, muzlu süt, palmiyeler, parklar
“Adana’da nerede kebap yiyelim?” bana en çok sorulan sorularda biri. Sanıldığının aksine cevaplaması da oldukça zor bir soru. Çünkü biz Adanalılar kendi aramızda bile bunun çok kavgasını yaparız. Birimizin favorisine diğerimiz burun kıvırırız, “eh işte fena değil.” diyip dururuz. Gerçek olan bir şey varsa, İstanbul’da yedikleriniz aslında kebap değil, bir nevi 'uzun köfte' ve Adana’da … Okumaya devam et Adana: kebap, muzlu süt, palmiyeler, parklar
Akyaka: Yatıştırıcı rüzgarlar dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını…
Mutfak masasının etrafında üç kız oturmuş laflıyoruz. Saat ve tüketmiş olduğumuz alkol gereği konu her zamanki gibi erkekler ve onlarla ilişkilerimiz. Bardağımdaki son yudumu aldıktan sonra aklıma geliyor, "Ben kafam daha güzel olmadan çantamı toplasam iyi olur." diyip masadan kalkıyorum. Mantıklı ama geç bir karar. Güneş kremimi, akşam hava serinlediğinde giymek için sweatshirtumu filan unuttuğumun … Okumaya devam et Akyaka: Yatıştırıcı rüzgarlar dışavurur içimizdeki lodosu, poyrazı, günbatımlarını…
Not Defterim: Yeni yıl, dalga sesi, leziz mezeler, ege ruhu, güzel hisler
2017 yılının son cuma günü. Havalimanında CIP'nin leziz kısırını yerken, incelemem gereken sözleşmeleri inceleyip maillerimi cevaplıyorum. Bir saat kadar sonra, 2017'nin en iyileri listesine yerleştirdiğim Urla Özbek Köyü'ndeki Akın Balık'tayım. Önümde narlı cevizli ısırgan salatası, şevketi bostanlı deniz güveci, portakallı ahtapot carpaccio. Annem ve babamla rakı kadehlerimizi tokuşturuyoruz. Montana'daki kardeşimi özlemle anıyoruz. Babam onunla kavuşmam … Okumaya devam et Not Defterim: Yeni yıl, dalga sesi, leziz mezeler, ege ruhu, güzel hisler
Berlin: Mauerpark Bit Pazarı, Zeit für Brot, Father Carpenter
Seyahate çıkmadan önce araştırma yapmayı ne kadar seviyorsam, benim gittiğim bir şehirler hakkında tavsiye vermeye de bayılırım. Avrupa şehirlerinin çoğunda bu çok kolay bir iştir. Zaten şehirde mutlaka görülmesi gereken bir kaç etkileyici tarihi bina vardır, birkaç tane kesinlikle pas geçilmemesi gereken restoran, önünde fotoğraf çekilmezse olmaz birkaç nokta, ziyaret edilmezse ayıp olacak bir kaç … Okumaya devam et Berlin: Mauerpark Bit Pazarı, Zeit für Brot, Father Carpenter
Berlin’den yüksek doz Noel ruhu
Yeni yıl… Kış mevsimi daha başlamadan, yaz için geriye sayanlardan olsam da, Noel ve yeni yıl süreçlerini çok seviyorum. Işıklarla süslenen binalarla şehirler güzelleşiyor, herkes kendisine dair yeni kararlar alıyor, biraz daha umut ve yaşam dolu oluyor. Çam ağaçları, süsler, tarçınlı kurabiyeler, mumlar, çanlar ruhumuzu şenlendiriyor. Hediyeler paketleniyor, ağaçlar süsleniyor. Piyango biletleri alınıp hayaller kurulmaya … Okumaya devam et Berlin’den yüksek doz Noel ruhu
Yeniden Berlin-1: Casa Camper Otel
Yollarda olmaya ve keşfetmeye bayılan biri olarak, istikamet neresi olursa olsun “gitmeyi” severim. Gittiğim çoğu yer, bana kendimle ilgili bir şey öğretir, harika hikayeler, değişik lezzetler, bakmaya doyamadığım fotoğraflar bırakır. Ama ikinci kere gitme arzusu uyandırmaz. “Gördüm, deneyimledim, çok güzeldi; ama dünyada daha gezilecek o kadar çok yer varken, neden aynı yere tekrar gideyim ki?” … Okumaya devam et Yeniden Berlin-1: Casa Camper Otel
Gaziantep 2- Tütüncü Hanı, Mehmet Usta, Yusuf’un Özeli, Koçak Baklava
Antep’te lezzetli yemek bulmak en kolay şey! Gelgelelim bütün gün boyunca yemek yedikten sonra, karnınız tıka basa doluyken, “Akşam yemeği yiyecek durumda değilim kesinlikle!” derken yapacak bir şey bulmak oldukça zor! Oteldeki yataklarımızda yayılmış, ellerimizde telefonlarımız akşam ne yapacağımıza karar vermeye çalışıyoruz. Antep’e daha önce yolu düşmüş herkes “Bayazhan” diyor. Bir önceki gece orada olan … Okumaya devam et Gaziantep 2- Tütüncü Hanı, Mehmet Usta, Yusuf’un Özeli, Koçak Baklava
Gaziantep – 1: Katmerci Zekeriya Usta, Orkide Pastanesi, Küşlemeci Halil Usta, Tahmis Kahvesi ve Elmacı Pazarı
Bütün hafta çılgıncasına yoğun bir tempoda çalışıp, akşamları da mba dersine girip yorgunluktan perişan olmuş mantıklı bir insan ne yapar? Cumartesi günü şöyle öğlene kadar güzel bir uyku çekip kendine gelir. Alarmsız uyanır, yatakta döne döne kahvaltıda ne yesem diye düşünür, dinlenir, enerji toplar, özlediği arkadaşlarıyla görüşür filan. Tabii ki ben, hala plan yaparken “mantık” … Okumaya devam et Gaziantep – 1: Katmerci Zekeriya Usta, Orkide Pastanesi, Küşlemeci Halil Usta, Tahmis Kahvesi ve Elmacı Pazarı
Brüksel’den Notlar: Oscar and the Wolf, Peck47, Mary, Aksim, Belga
Antwerpen sokaklarında gezerken, akşam kaçta konsere gitmemiz gerektiği konusunda tereddüt yaşıyoruz. Oscar and the Wolf, Türkiye’deki konserlerinde asla 23:00’ten önce sahneye çıkmadı, ama biletin üzerinde tek bir saat bilgisi var: 20:00. “20:00 çok erken değil mi?”, “Ay, Avrupalılar da biraz garip, hakikaten 20:00’de başlıyor olabilir de konser.” gibi çelişkiler yaşadıktan sonra, konseri kaçırmaktansa erken gitmenin … Okumaya devam et Brüksel’den Notlar: Oscar and the Wolf, Peck47, Mary, Aksim, Belga
