Cin Tonik Kokulu Aşklar – 4

Çeşme’de tam bir prensesim. İçeri girmenin oldukça zor olduğunu, rezervasyon yaptırmış olsan bile geç gelirsen şezlong bulamadığını, güzel konumlu bistroda durmak için oldukça yüksek harcama limitleri olduğunu çok sonradan öğrendiğim bir beach’teyim. Güneşte ayrı bir şezlongumuz var, gölgede ayrı bir yerimiz. Yine de bunların hepsini zaman zaman boş bırakıp, şarabımızı buzlu kova içinde kumsala servis … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 4

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 3

Kaş’ta ilk gecemizde No.11’de barda oturuyoruz. Muhteşem tesadüfler sonucunda şenlikli kalabalık bir kız grubuyuz. Leziz kokteyller, birbirimize anlatılacak dedikodular, Türkçe pop’un dibine vurmalar… Ortam zaten çok samimi, herkes herkesle dans ediyor, şakalaşıyor. Bir adam bana sarıyor; ben avaz avaz şarkı söyleyip dans ederken, sürekli sohbet etmeye çalışıp sorular soruyor. Kestirme cevaplar verip, dans etmeye devam … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 3

Cin Tonik Kokulu Aşklar – 2

“Sürekli partilediğim için duygularımla mı yüzleşemedim henüz?” diye kendimi sorguluyorum. Sonuçta bana kötü şeyler yaşatmış olsa da, benim için "öylesine" bir adam değildi. Onun yanındayken ve kollarının arasındayken mutlu bir kadındım. Yine karmakarışık oluyorum. Başa dönüyoruz. Biraz eve ve içime kapanıyorum, kağıt arşivlerimi temizliyorum, eski günlüklerimi okuyorum. Fark ediyorum ki, biz olup bitenlerden sonra bütün rakı … Okumaya devam et Cin Tonik Kokulu Aşklar – 2

Cin tonik kokulu aşklar – 1

Kalbim kırılmış ve yıkılmış halde Patmos’tan dönmüşüm. Birkaç gün evde cin ve çikolatayla beslenerek, kimseyle görüşmeden yabani günler devirdikten sonra, arkadaşlarım “Bu böyle olmaz!” demiş, beni sokağa çıkartmaya başlamışlar. Bir de bana zorla yemek yedirmeye… Çünkü 45 kiloya düşmüşüm, göz altlarım da içine doğru girmiş. Bir sürü günümüzü yaşadıklarımı rakı masalarına yatırarak geçirmiş, adamın neden böyle davrandığını … Okumaya devam et Cin tonik kokulu aşklar – 1

Gelsin hayat bildiği gibi gelsin, işimiz bu; yaşamak

İnsanın hayatında üç ay çok kısa bir süreymiş gibi görünüyor. Göz açıp kapatıncaya kadar geçen bir süre... Ben ise geride kalan üç ayda, bu sürenin bir kişinin hayatını baştan aşağı değiştirmeye yetebileceğini deneyimledim. İlk önce yıllardır çalıştığım iş yeri ile bağlantım kesildi. Orada daha uzun yıllar çalışmayacağımı biliyordum; çünkü benim verdiklerim aldıklarımın çok üzerine geçmeye … Okumaya devam et Gelsin hayat bildiği gibi gelsin, işimiz bu; yaşamak

Bir Doz İlişki Tavsiyesi

Son bir haftadır "Nasıl bu kadar kendi hayatına dönebildin?", "Ben olsam evde oturmuş ağlıyor olurdum.", "Bunu nasıl yapabiliyorsun anlatsana bize." mesajı aldım ki, yazmak istediğim seyahat konularını bir kenara bırakıp ilişkileri tekrar gündeme alıyorum. Bir de instragram paylaşımlarımı "Wuhuhu Sezen kalaşnikofla tarıyor resmen çocuğu!" benzeri nidalar eşliğinde coşkuyla takip edenler vardı. Onları da kikirdeyerek kucaklıyorum. Düşen küçük çocuklar … Okumaya devam et Bir Doz İlişki Tavsiyesi

Kişisel Aşk Tarihim

Evde dans edip ağlarken, gözümün önüne nice sahne geliyor. Çeşme’den, Napa’dan, Oslo’dan, Londra’dan, İstanbul’dan, Tel Aviv’den; havalimanlarından, restoranlardan, partilerden… Dans ederken, kahkahalar atarken, kadehler tokuşurken, el ele yürürken, kendimi tamamlanmış hissederken, mutluyken, ışıldarken… Karşımda bambaşka adamlar bana ışıldayan gözlerle bakarken… Gülümsüyorum. Daha çok dans ediyorum. “Teşekkür ederim hayat!” diyorum. Kendime bir bardağa biraz buz, üzerine … Okumaya devam et Kişisel Aşk Tarihim

İşsizlik Günlüğü: Çalışmadığım Günlerde Ben Neler Öğrendim?

İşten ayrıldığımdan beri bir aya yakın zaman geçti. Bu süreç benim için oldukça ilginç oldu. Çünkü otuzlu yaşlara merdiven dayamışken -biliyorsunuz hep 29 kalmayı planlıyorum 🙂 - ve her gününü çok az uyuyarak ve yirmi dört saatlik zaman dilimine her şeyi sığdırmaya çalışarak geçiren biri olarak, “hayata dair her şeyi bildiğim” yanılgısına kapılmıştım. Böyle oluyor … Okumaya devam et İşsizlik Günlüğü: Çalışmadığım Günlerde Ben Neler Öğrendim?

Ya felaket sandıklarımız, hayatımızı kurtaran acil çıkışlarsa?

Hayatta molalara ihtiyacımız var belki de. Gerçekten kim olduğumuzu, hayatta bizi nelerin mutlu, nelerin mutsuz ettiğini anlamak için. Yaptığımız şeylerin ne kadarını alıştığımız için yaptığımızı, ne kadarını gerçekten istediğimizi tam olarak kavrayabilmek için. Ben işsiz geçirdiğim iki haftada, kendime ve hayatıma dair ettiğim beylik lafların aslında gerçeği yansıtmadığı ile yüzleştim. Beynimiz bir şekilde, gerçek düşüncelerimizi … Okumaya devam et Ya felaket sandıklarımız, hayatımızı kurtaran acil çıkışlarsa?

Siz hayatı neden çamaşır makinesi programlamak gibi bir şey sanıyorsunuz ki?*

Hayatımız boyunca çok fazla yolun sonuna geliyoruz. Bazen yolun üstünde çıkışa yaklaştığımızı fark etmemizi sağlayan sinyaller oluyor, daha yolun sonunu görmeden biliyoruz sona yaklaştığımızı... Bazen de küt diye bitiyor yol kalakalıyoruz. Ve hiç bir şeyin bize tam olarak ne hissettireceğini onu yaşamadan bilemiyoruz. (Benim yaşadığım yol ayrımının ne olduğunu biliyorsunuzdur, bilmeyenler ve konuyu kaçıranlar varsa … Okumaya devam et Siz hayatı neden çamaşır makinesi programlamak gibi bir şey sanıyorsunuz ki?*