Karadağ (Montenegro) – 1: Tamamen Plansız Bir Seyahat

- "Ben o tarihlerde yokum, Karadağ'a gidiyorum." - "Ne zaman döneceksin?" - "Bilmem, henüz bir dönüş biletim yok." - "Nerede kalacaksınız?" - "Onu da ayarlamadık henüz." - "Yok artık, ciddi misin?" - "Evet, sadece tek yön bir uçak biletimiz, bir de festival biletimiz var o kadar. Bir de orada şirket kurmak gibi de bir niyetimiz." … Okumaya devam et Karadağ (Montenegro) – 1: Tamamen Plansız Bir Seyahat

Türkerler Yolda: Eski Foça, Dikili, Adatepe, Troya Müzesi, Caeli Winery

O hafta şirketteki evrak ve imza işlerimin hepsini tamamladıktan sonra, yığılan sözleşmeleri temizlemek için Teos'un yolunu tuttuyorum. Oradayken yemek, ulaşım gibi dertlerim olmadığı ve dikkat dağıtıcı sosyal etkinlik sayısı çok az olduğu için iş bitirme hızım oldukça yükseliyor. Gelgelelim daha gittiğim günün ertesi günü birkaç gün sonrası için önemli bir toplantı daveti alıyorum. Zoom olmaz … Okumaya devam et Türkerler Yolda: Eski Foça, Dikili, Adatepe, Troya Müzesi, Caeli Winery

Shambala – The Land of Wonders

Her ikimize de acil çıkış opsiyonunu tanımak için seyahatimizin yalnızca Fethiye'deki iki gününü planlamıştım. Her şeyi birlikte yapacağımız iki koca günün ardından birbirimizden kaçma arzusu duymamız ihtimalini göz önünde bulundurmuştum - ne de olsa birlikte ilk defa seyahate çıkıyorduk ve ikimiz de kendi alanımıza ve zamanımıza düşkün tiplerdik. Her bir dakikası birlikte geçmiş iki günün … Okumaya devam et Shambala – The Land of Wonders

Fethiye’den Notlar: Yacht Boheme Otel, Help Beach ve Sea Me Beach

Her yaz tatilinde hiç sektirmeden yolumu düşürdüğüm istikametler var: Her gittiğimde bana en çok sayıda arkadaşımla kesişme fırsatı veren Alaçatı, yakın bir arkadaşım oraya taşındığından beri beyaz yakalının mor çatısı adını verdiğimiz Akyaka ve kız kıza seyahat için en ideal bulduğum Kaş. Hepsinde muhteşem anılarımız ve anlarımız olduğundan, buralara ayak basar basmaz yüzüme kocaman bir … Okumaya devam et Fethiye’den Notlar: Yacht Boheme Otel, Help Beach ve Sea Me Beach

Guatemala’ya vahşi bir veda ve Panama’ya cevicheli bir hola!

Güzel bir akşam yemeği ile Guatemala'ya kapanış yapmak için daha önce gözümüze kestirdiğimiz diğer şubeleri İspanya'da, Miami'de ve Paris'te olan Salvaje'ye gidiyoruz. Oldukça şık ve gösterişli bir dekorasyona sahip bir restoran burası. Kokteyller oldukça tuhaf biçimlerde bardaklarda servis ediliyor ve tamamen sürpriz. Balık şeklinde bir bardak da çıkabiliyor şansınıza, üzerine devasa bir pamuk şeker yerleştirilmiş … Okumaya devam et Guatemala’ya vahşi bir veda ve Panama’ya cevicheli bir hola!

Kalbimizde ayrı bir yer edinen romantik ve şiirsel ANTIGUA

Guatemala'da geçirdiğimiz her gün sıra dışı ve muazzamdı. Hayatımızdaki bir sürü ilki deneyimledik, düşündüğüm anda yüzüme bir gülümseme yerleştiren olağandışı enerjisi olan yerleri ziyaret ettik, her gününde bir sürü farklı macera yaşadık. Seyahatimizin sonuna doğru yaklaşırken, beklentimin çok çok üzerinde bir seyahat deneyimlemiş olmaktan dolayı keyifli olduğum kadar, içimde anlamlandıramadığım bir panik hissi de yaşıyorum. … Okumaya devam et Kalbimizde ayrı bir yer edinen romantik ve şiirsel ANTIGUA

Panajachel -2: Lokal Üreticiler, Kakao Birası, Rengi Değişen Sihirli Bitki, Selina Parti Gecesi ve Cevicheli Bira

Beklentisizliğin rahatlığı -çünkü o gün bir Maya Tanrısı ile partilemişiz, bir güne daha sığmasını bekleyebiliriz ki?- ve romun çakırkeyifliği bir arada, avaz avaz şarkılar söyleyerek ahşap teknemiz ile Atitlan etrafındaki yerleşim yerlerinden ikinci durağımıza gidiyoruz: San Juan. Sokakların tepesine boydan boya süsler asılmış bir kasabaya yanaşıyoruz. Daha karaya ayak bastıktan birkaç dakika sonra, biz iki … Okumaya devam et Panajachel -2: Lokal Üreticiler, Kakao Birası, Rengi Değişen Sihirli Bitki, Selina Parti Gecesi ve Cevicheli Bira

Panajachel-1: Adak olarak alkol götürülen bir Maya Tanrısı ve Dünya’nın En Güzel Gölü Atitlan

Bir önceki gece kudurmamızın ve kafalarımızın güzelliğinin faturası olarak ıslak çamaşırlarımız ile birlikte Antigua'da uyanıyoruz. O çamaşırları niçin yıkadığımızı, niçin kurutma makinesine atmadığımızı hiç sorgulamadan, "Silent Disco inanılmaz değil miydi? Hayatımızın net en iyi uçuşuydu." diyerek minivan'ın arkasına çamaşırları seriyor ve Panahachel'e doğru yola çıkıyoruz. Hepimizin iyi bir kahveye ihtiyacı var; şans bu ya o … Okumaya devam et Panajachel-1: Adak olarak alkol götürülen bir Maya Tanrısı ve Dünya’nın En Güzel Gölü Atitlan

TIKAL VE HAVALIMANINDA SILENT DISCO

Sabah erken saatlerde, kaldığımız efsane otelden check-out yapmaya hazır biçimde kahvaltı masasında buluşuyoruz. Ben her sabah önce kahve, sonra meyveli müsli veya pancake söylüyorum, Berk omletinde minicik bir değişiklik yapmak istiyor - Avrupa'nın her yerinde çok kolay anlaşılıp yerine getirilebilecek bu istek için otuz dakika açıklama yapmak zorunda kalmasını ve bundan yine de vazgeçmemesini gülerek … Okumaya devam et TIKAL VE HAVALIMANINDA SILENT DISCO

Helikopter ile en büyük, en eski, en büyüleyici Maya şehrine iniş: El Mirador

Sabah gözlerimi açıyorum, Las Lagunas'ta gölün üzerindeki bungalovumuzun balkonundan müthiş bir gün doğumu izliyorum. O manzaraya karşı jakuzinin içinde miskince birkaç saat geçirmek şahane olurdu; gelgelelim bundan daha şahane bir plan var önümüzde: Helikopter ile El Mirador'a inmek. Guatemala'daki günlerimin her birinde "hayatımda ilk defa" dediğim bir şey yapıyorum. Hayatımda ilk defa yanardağa çıktıktan, hayatımda … Okumaya devam et Helikopter ile en büyük, en eski, en büyüleyici Maya şehrine iniş: El Mirador