Cevaplanması gereken yüzlerce mail, katılınması gereken toplantılar derken, nasıl başladığı, nasıl bittiği belli olmayan bir iş gününün sonunda eve geliyorum. Haftanın henüz çok başındayız, dans etme motivasyonundan çok uzakta… Spotify’dan haftalık keşif listemi açıp, portakal suyunda pişmiş zeytinyağlı kereviz hazırlamak için soğanı zeytinyağı ile kavurup, dilimlediğim havuç ve kerevizleri içine atıyor, üzerine portakalın suyunu sıkıyorum. … Okumaya devam et Büyüme Panikleri, Nohuttan Muffin, Karnıbahardan Pizza
Not Defterim: MSA’nın Restoranı, Müslüm, Nuran Meyhane, The Steeve, Bohemian Rhapsody
İstanbul'un tadını çıkartanlardan olmak için herkesin vereceği reçeteler birbirinden farklı olacaktır. Bence İstanbul'da mutlu yaşamak için, olmazsa olmaz şeylerden biri "keşif ruhu"nu kaybetmemek. Çünkü bu şehir, trafiği ve kalabalığı gibi bir çok can sıkıcı unsurunun yanında bir de dünyada çok az şehrin sunduğu bir güzelliğe sahip: Hiç bitmemesi! İstanbul, merak duygusunu kaybetmeyenlere durmadan keşfedilecek bir … Okumaya devam et Not Defterim: MSA’nın Restoranı, Müslüm, Nuran Meyhane, The Steeve, Bohemian Rhapsody
İstanbul’da Turistik Günler 2- Balat
Tanıştığımızdan beri vazgeçmediğimiz bir pazar ritüelimiz var bizim: Arka fonda vazgeçemediğimiz playlist Easy çalarken, yatakta mis kokulu espressolar içerek kikirdeşmek ve fingirdeşmek; midemizden gurultular yükselmeye başladıktan sonra Wake Up’tan kahvaltımızı sipariş etmek, sonra da bir şeyler izleyip sohbet ederek bütün günü miskince koltuğun üzerinde geçirmek. Ertesi gün işe gideceğimi hatırladığımda, Luna’ya mama vermeyi unuttuğumla yüzleştiğimde veya … Okumaya devam et İstanbul’da Turistik Günler 2- Balat
İstanbul’da turist günler -1: Moda’dan Maslak’a keşifler
İş için İstanbul'un bir yakasını her gün boydan boya kat edip dursam da, bunun dışında yaşadığım muhitten pek uzaklaşmıyorum. Haftasonları trafik çekmeden, hiç bir ulaşım aracına binmeden her yere yürüyerek gidebilmenin tadını sonuna kadar çıkarıyorum. Alışveriş yapılacaksa Nişantaşı ve Beşiktaş'ta bulunamayacak hiç bir şey yok. Yoga merkezleri, spor salonları dizi dizi. Arkadaşlarla buluşulacaksa, çok güzel … Okumaya devam et İstanbul’da turist günler -1: Moda’dan Maslak’a keşifler
İstanbul’dan Keşifler: Smelt&Co Tadımları, Komşuköy, TOI ve Healthyish
Bir zamanlar ayaklı Foursquare gibiydim. Etrafımdaki herkes yemek veya haftasonu planını yapmadan önce bana danışırdı. Canlı müzikli bir yere gitmek istiyorum, ilk buluşma için kızı etkileyecek bir mekana ihtiyacım var, en iyi sushi'yi nerede yerim... Bu tip soruların hepsine hazırdım. Şehrin göbeğinde çalışıyor, her gün öğlen ve akşam yemeğimi dışarıda yiyor, İstanbul'da yeni açılan her … Okumaya devam et İstanbul’dan Keşifler: Smelt&Co Tadımları, Komşuköy, TOI ve Healthyish
Yine, yeniden, yeni bir 29. yaş!
On sekiz yaşıma girdiğim seneye kadar doğum günlerimi sabırsızlıkla beklerdim. On sekiz yaşında olmak, geceleri dışarı çıkabilmenin ve kendi hayatının kararlarını alabilmenin anahtarıydı çünkü! Parti organizasyonuna, davetli listesine, ne giyeceğime haftalar önceden kafa patlatmaya başlardım. Hayalini kurduğum telefon, bisiklet, bilgisayar veya kameranın da (kendi harçlığımda alamayacağım şeyler) annemle babamın bana doğum günü hediyesi olacağını bal … Okumaya devam et Yine, yeniden, yeni bir 29. yaş!
Ege’den Keşifler: Akın’ın Yeri, Ayda Bağları, Urla Sanatçılar Sokağı, Ressam Köyü ve Alaçatı Pazarı
Mevsimlerden yazsa, en çok arkadaşımla İstanbul - İzmir uçağında karşılaşıyorum. Beyaz yakalıların vazgeçilmez rutinlerinden biri cuma akşamı iş çıkışında Çeşme'ye doğru yol almak. Hafta içi dilden düşmeyen bir teklif: "Hafta sonu Çeşme'ye mi gitsek?" Yıllık izin kullanmadan, deniz ve partiyi bir arada sunması sebebiyle cazip bir seçenek kabul ediyorum. Ne zaman gitsem çok da eğleniyorum. … Okumaya devam et Ege’den Keşifler: Akın’ın Yeri, Ayda Bağları, Urla Sanatçılar Sokağı, Ressam Köyü ve Alaçatı Pazarı
2018 Yazının Z Raporu
Vazgeçemediğim elbiselerin üzerine jean ceketler geçirmeye başladım. Sabahları biraz üşüyerek uyanıp "Yorganı artık çıkarsam mı?" diye düşünmeye de... Yazın bittiğini kabullenmeyip donana kadar bronz bacaklarımı açıkta bırakan etekler ve elbiseler giymeye devam etmeyi planlasam da, eylülün de sonuna yaklaştığımız gerçeği apaçık ortada. İstemesem de bitiyor yaz. Dönüp bütün bir yazı düşündüm. Geçtiğimiz senelerdekinden biraz farklıydı … Okumaya devam et 2018 Yazının Z Raporu
Milliyetsiz Bir Ütopya: Bonjuk Bay
Bonjuk Bay’in ne zaman ne şekilde radarıma girdiğini hatırlamıyorum; ama bir süredir takip edip, gitmek için uygun bir zamanı kolluyordum. Kutlanacak bir doğum günü gibi harika bir sebep, başbaşa vakit geçirmek için boş bırakılmış bir haftasonu ile birleşince, Bonjuk Bay kendi zamanını yaratmış oldu. Dürüst olmam gerekirse, gitmeden önce neyle karşılaşacağımızdan emin değildim. Kendine bohem … Okumaya devam et Milliyetsiz Bir Ütopya: Bonjuk Bay
Hayatta kalmak için sana ihtiyaçsızlığım, birlikte gezeceğimiz okyanuslara engel olmasın*
Bu bayram tatili için planım, İtalya kıyılarına uzaktan bakarak, “Veni Vidi Amavi” gibi cümleler kurarak Hırvatistan’ı boydan boya kat etmekti. Yıllar önce Ibiza’da geçirdiğimiz günlerde keşfetmiştik Obonjan Island’ı… Bir türlü hepimize uyan bir zaman aralığı bulup yolumuzu düşürememiştik buraya. Sonunda bu bayram tatilinde Obonjon Island’a gitmeye hazırdık. Hatta Zagreb’de bir günümüzü geçirip, Pula’da bir üzüm … Okumaya devam et Hayatta kalmak için sana ihtiyaçsızlığım, birlikte gezeceğimiz okyanuslara engel olmasın*
